Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/2277 E. 2010/2735 K. 04.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2277
KARAR NO : 2010/2735
KARAR TARİHİ : 04.03.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil ile tapunun beyanlar hanesindeki şerhin silinmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve karşı davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı …, 18.04.2007 tarihli dilekçesiyle … köyü 1524 sayılı parselin tapuda kendi adına kayıtlı olduğu, taşınmazın orman ile ilgisi olmadığı halde, beyanlar hanesine 631 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğuna ilişkin şerh yazıldığını, yasal dayanağı olmayan bu şerhin silinmesini istemiştir. Hazine karşı davasında … köyü 1524 Sayılı Parselin 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içerisindeyken, 1980 yılında kesinleşen 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığını, davalı adına olan tapu kaydının iptalini ve Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece … …n davasının REDDİNE, Hazinenin karşı davasının kabulüne, çekişmeli parselin tapu kaydının iptaline ve Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ve karşı davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, karşılıklı tapu iptal tescile ve tapunun beyanlar hanesinde yazılan şerhin silinmesine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 Sayılı Yasaya göre 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidi bulunmaktadır. Daha sonra 1980 yılında 7 Numaralı Orman Kadastro Komisyonuna bağlı 3 Numaralı Ekip tarafından yapılıp 31.03.1981 tarihinde ilan edilen, itirazların incelenmesiyle komisyon çalışmaları da 14.06.1982 tarihinde ilan edilip, itirazsız yerlerde 31.03.1982, itirazlı yerlerde ise 14.06.1983 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 58 Numaralı Orman Kadastro Komisyonunca 1986 yılında yapılıp 22.05.1986 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve her hangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılmış olan ormanların kadastrosu ile 2896 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması, yine 58 Numaralı Orman Kadastro Komisyonunca 1987 yılında yapılıp 23.12.1988 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve her hangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılmış olan ormanların kadastrosu ile 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
… Köyünde 1963 yılında yapılıp 20.12.1978 ila 19.01.1979 tarihleri arasında ilan edilen genel kadastroda … alanı mevkii 166 parsel sayılı 73550 senetsiz 11 yazım numaralı vergi kaydıyla 30 seneyi aşkın süredir … oğlu … Müdüroğlunun zilyetliğindeyken … oğlu … Müdüroğluna sattığı, 1955 yılında bu yerin 133000 m2 eski tarla olarak bırakıldığından söz edilerek, parsele ait 11 numaralı vergi kaydı 73550 olduğundan vergi kaydı miktarı kadar bölümün … Müdüroğlu payı, kalan bölümünde Hazine payı olarak tesbit edilmiş, tesbite … Müdüroğlu itiraz etmiş, itirazların kısmen kabulü ile 166 parselin tesbitinin iptaline ve … müdüroğlu adına tesciline, öncesi bu parsel ile bir bütün olan 281 sayılı parselin ise Hazine adına tesciline ilişkin Tapulama Komisyonunun 15.03.1984 gün ve 1984/71 sayılı kararı kesinleşmekle … Müdüroğlu adına tapuya tescil edilmiş, … Müdüroğlu mirasçıları … Müdüroğlu ve arkadaşlarının açtığı tapu iptal tescil davasının reddine ilişkin … Asliye 3 Hukuk Mahkemesinin 25.11.1996 gün ve 1994/842-1048 sayılı kararı kesinleşmiştir. 8034 m2 bölümü 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince ifrazen 1026 ve 1027 sayfalara gitmiş, 1027 sayfada 5267 m2m yüzölçümündeki taşınmaz 1239 parsel sayısı ile ve tarla niteliğiyle resen ifraz edilip … Müdüroğlu adına kayıt edilmiş, yine bu parselde ifraz edilerek 2185 ve 2186 sayılı sayfalara gitmiş,2185. sayfada 4761 m2 yüzölçümündeki tarla nitelikli taşınmaz 1524 parsel sayısı ile … Müdüroğlu adına 20.12.2004 tarihinde tescil edilmiş, 25.12.2006 tarihinde mirasçıların intikal etmiş, taksim ile … Müdüroğlu adına kayıt edilmiş, 02.04.2007 tarihinde … adına kayıt edilmiştir. Tapu kaydının beyanlar hanesine taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığına ilişkin şerh yazılmıştır.
Kesinleşmiş orman kadastrosu ve 2/B madde tutanak ve haritalarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli parselin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı belirlenip,
Türk Medeni Kanununun 1012 maddesinin “Bir taşınmazın eklentileri, malikin istemi üzerine kütükteki beyanlar sütununa yazılır. Bu kaydın terkini, kütükte hak sahibi görünen bütün ilgililerin rızasına bağlıdır. Taşınmaz mülkiyetine ilişkin kamu hukuku kısıtlamalarının beyanlar sütununa yazılması ve bu sütuna yazılabilecek diğer hususlar tüzükle belirlenir. Özel kanun hükümleri saklıdır” hükmü gereğince, tapu kütüğünün beyanlar hanesine şerh yazılabilesi için, Medeni Kanunda bir hüküm olması veya özel kanunlarda bu konuda bir hükme yer verilmesi yahut Tapu Sicil Tüzüğünde bir düzenleme yapılmış olması gerekeceği, Tapu Sicil Tüzüğünün 60. maddesi gereğince de, kütüğün beyanlar sütununa ancak mevzuatın yazılmasını öngördüğü hususların yazılabilmesine olanak sağlanmışsa da, yasal düzenlemelerdeki belirsizlikler nedeniyle Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü genelgeleriyle açıklayıcı olmak koşuluyla örneğin; bina yapılamaz beyanı, yıkım kararları, uygulanamayan mahkeme ilamları, orman içi binalar gibi belirtmelerde tapunun beyanlar sütununa işaretlenebileceği, çekişmeli parsel(ler)in tapu kaydının beyanlar hanesine işlenen belirtmenin Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün yazısı üzerine işaretlendiği, belirtmenin yasal olmayan bir yolla kayda işlendiğini söylenemeyeceği,
Ağustos 2007 tarih ve 8 sayılı YARGITAY KARARLAR DERGİSİNDE yayınlanan, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 20.12.2006 gün ve 2006/14641-17945 sayılı kararında da açıklandığı gibi, makiye ayırma çalışması yapan komisyon yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun kurulmadığı gibi, yasa ve yönetmelik hükümlerine de aykırı çalıştığı, bu nedenle yaptığı makiye ayırma işlemine değer verilemeyeceği, yasa ve yönetmelik hükümlerine uyulmadan yapılan çalışma sonunda makiye ayrılan yerlerin tevzii işlemlerinin de yapılmadığı, makiye ayrılan yerlerde özel yasaları gereği oluşturulan tapu kayıtları dışındaki kayıtlar ile zilyetliğe değer verilmeyeceği,
Dava konusu parselin 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, taşınmaz daha önce yapılan orman kadastrosunun sınırları içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu göz önünde bulundurmadan, kısmen hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve T.M.Y.nın 1026 (E.M.Y.nın 934. İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanama olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve
başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihden itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023 (E.M.Y.931 İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı,
Anayasanın 169 ve 170. maddelerindeki 2924 Sayılı Yasada ve 3402 Sayılı Yasanın 16/D maddesinde özel olarak düzenlenen Devlet Ormanları ve nitelik kaybı nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılan yerlerin özel yasalarına tabii olduğu, H.G.K’nun 24.03.1999 gün 1999/1-170-167 ve 21.02.1990 gün 1989/1-700-101 kararlarında belirtildiği gibi, aslında özel mülkiyete konu olmayan taşınmazlar her nasılsa tapuya tescil edilmiş olsa bile, bu durum taşınmazın niteliğini değiştirmeyeceğinden tescil işlemi yok hükmünde olup, bu tür taşınmazlar hakkında M.Y.’nın 1023. (931.) maddesinde belirtilen iyi niyetle iktisap iddiasında bulunulamayacağı, yasalarımızın, nasıl oluşursa oluşsun, yanlış ve yolsuz tescillere dayalı olarak tapu sicilinde yapılacak değişiklikleri öngören iptal davaları görevini Adliye Mahkemelerine verdiği(M.Y.- Md. 1025.(933)”, 6831 Sayılı Yasanın değişik 2 ve 2/B madde uygulaması sonucu nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların, Anayasanın 170. maddesinde belirtilen kamu hizmetinin yerine getirilmesi için 2924 Sayılı Yasa gereği Orman Bakanlığının emrine geçeceği, başka bir anlatımla, Orman Bakanlığına tahsis edilmiş sayılacağından 3402 Sayılı Yasanın 17. maddesi ve yine yasalar gereği Hazineye kalan yerler olması nedeniyle, aynı yasanın 18. maddesi hükmü karşısında, orman rejimi dışına çıkarma işlemi Hazine adına yapılacağından, 2896 ve 3302 sayılı yasa ile değişik 6831 sayılı yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların Kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilmesine olanak bulunmadığı, davalı ve karşı davacı … taşınmazı satın almışsa, satım bedelini haksız iktisap hükümlerine göre geri almak için dava açabileceği hususları gözetilerek, Hazinenin davasını kabulüne, gerçek kişinin davasının ise reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına,
Karar tarihinden sonra, 27.01.2009 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5831 Sayılı Yasanın 5. Maddesiyle, 6831 Sayılı Yasaya eklenen Ek.10. Maddesi uyarınca, Orman Yasasının; 20.06.1973 tarih ve 1744 sayılı Yasayla değişik 2. Maddesi, 23.09.1983 tarihli 2896 ve 05.06.1986 tarihli 3302 Sayılı Yasalarla değişik 2. Madde 1. Fıkra (B) bendi uygulamaları ile orman sınırları dışına çıkarılan yerler, çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren kazandırıcı zamanaşımı yolu ile iktisap edilemeyeceğine, yasa hükmü“orman sınırları dışına çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren” denmek suretiyle, orman dışına çıkarma tarihine kadar geriye yürütüldüğüne göre tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıdaki … onama harcının temyiz eden gerçek kişiye yükletilmesine 04/03/2010 günü oybirliği ile karar verildi.