YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2771
KARAR NO : 2010/5832
KARAR TARİHİ : 04.05.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava konusu 104 ada 17 sayılı parsel yönünden hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 02.04.2007 gün ve 2007/2554-4330 sayılı kararında özetle; “Dairece aynı gün temyiz incelemesi yapılan Dairenin 2007/2552- 2007/2553 sayılı dava dosyalarında aynı uzman bilirkişiler kurulu 140 ada 15 ve 16 sayılı parsellerin orman sayılan yerlerden olduğu konusunda rapor verdiği ve dava konusu 17 sayılı parselin dahi eski tarihli memleket haritasında yeşil alanda gösterildiği ve üzerinde eylemli durumda 50-60 yaş Sakallı …, böğürtlen, orman gülü ve yaşlı fındık ağaçlarının bulunduğu bildirildiği halde, ağaçların cinsi, yaşları ve sayısı, dağılımı, kapalılık teşkil … etmediği, memleket haritasında yeşil görünme nedeni ve hangi rumuzlarla haritasında işaretlendiğinin de açıklandığı, sınır komşusu 140 ada 15 ve 16 sayılı parseller orman sayılan yerlerden olmasına karşın, 17 sayılı parselin hangi nedenle orman sayılmayan yerlerden olmadığının anlaşılamadığı, bu haliyle raporun yetersiz olduğu ve yetersiz rapora dayanılarak hüküm kurulamayacağına” değinilmiştir.
Yine, dava konusu 140 ada 4 ve 5 sayılı parseller yönünden verilen ve hükmüne uyulan aynı bozma kararında ise; “140 ada 4 ve 5 parsellere bitişik olup, mahkemenin 2006/56 sayılı dosyasında dava konusu olan 140 ada 6 numaralı ve 2006/55 sayılı dosyasında dava konusu olan 140 ada 11 numaralı parselin ve mahkemenin 2006/50 sayılı dosyasında dava konusu edilen 140 ada 16 numaralı parselin orman niteliği ile Hazine adına tescile ilişkin kararların kesinleştiği anlaşıldığından 140 ada 4 ve 5 numaralı parsellerin 140 ada 6, 11 ve 16 parseller hakkında kesinleşen kararlar ve bu dosyalar içindeki bilirkişi raporları ile birlikte değerlendirilmesi, yine davaları halen devam ettiği anlaşılan komşu 140 ada 2, 3, 17 ve 20 parsellerle ilgili bilirkişi raporları da gözönünde bulundurularak, dava konusu 140 ada 4 ve 5 sayılı parsellerin birlikte incelenip değerlendirilmesi gerekeceğinden; mahkemece, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve
kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli, orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili ve hükmen orman niteliği ile Hazine adına tescile karar verilen 140 ada 6, 11 ve 16 sayılı parseller ile halen davalı oldukları anlaşılan 17 ve 20 sayılı parsellerle ilgili orman bilirkişi raporlarının da gözönünde bulundurularak bilimsel verilere dayalı yeterli rapor alınmalı, davalıların yargılama sırasında dayandıkları tapu kayıtları yerel bilirkişi aracılığı ile yerine uygulanarak teknik bilirkişiye kayıtların kapsamını ve sınır yerlerini belirten ve keşfi izlemeye imkan verecek biçimde kroki düzenlettirilmeli, kayıtlarda geçen yol sınırının eski tarihli memleket haritasında olup olmadığı belirlenmeli, kayıtlardan Nisan 1941 tarihli 16 nolu tapu kaydı güney sınırı kıran (tepe) okumakta ve bu sınıra komşu 140 ada 16 nolu parsel hükmen orman niteliği ile Hazine adına tescil edildiği ve yörede orman kadastrosu da yapılmadığından, kayıt değişebilir sınırlı olup kapsamının 3402 Sayılı Yasanın 20/c maddesi gereğince miktarı ile geçerli olacağı, kayıt miktar fazlasının zilyetlikle kazanılmasının mümkün olamayacağı düşünülmeli ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi”” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra davanın reddine ve dava konusu 140 ada 4-5 ve 17 sayılı parsellerin tespit gibi davalı kişiler adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen, gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozma kararında, davalı 140 ada 4 ve 5 parsellere uygulanan Nisan 1941 tarihli 16 nolu tapu kaydı güney sınırı kıran (tepe) okuduğu ve bu sınırda bulunan 140 ada 16 nolu parselin hükmen orman niteliği ile Hazine adına tescil edildiği ve yörede orman kadastrosu da yapılmadığından, değişebilir sınırlı kaydın kapsamının 3402 Sayılı Yasanın 20/c maddesi gereğince miktarı ile geçerli olacağı, kayıt miktar fazlasının zilyetlikle kazanılmasının mümkün olamayacağı belirtildiği halde tapu kayıt miktarına değer verilmediği, yine orman bilirkişi raporlarına ekli memleket haritalarında 4-5 nolu parseller yeşil renkli ormanlık alanda bulunduğu halde raporda hangi nedenle orman sayılmayan yer olduğunun açıklanmadığı, 17 nolu parsel kısmen yeşil renkli alanda görünmesinin sebebinin meyvelikden kaynaklandığı açıkladığı halde, memleket haritasında meyve rumuzunun görülmediği, bu haliyle rapor içeriği ile rapora ekli belgelerin örtüşmediği, mahkemece bu çelişki üzerinde durularak çelişkinin giderilmediği anlaşılmaktadır.
Bu nedenle; mahkemece, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli, orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verilere dayalı yeterli rapor alınmalı, davalıların yargılama sırasında dayandıkları tapu kayıtları yerel bilirkişi aracılığı ile yerine uygulanarak teknik bilirkişiye kayıtların kapsamını ve sınır yerlerini belirten ve keşfi izlemeye imkan verecek biçimde kroki düzenlettirilmeli, kayıtlarda geçen yol sınırının eski tarihli memleket haritasında olup olmadığı belirlenmeli, kayıtlardan Nisan 1941 tarihli 16 nolu tapu kaydı güney sınırı kıran (tepe) okumakta ve bu sınıra komşu 140 ada 16 nolu parsel hükmen orman niteliği ile Hazine adına tescil edildiği ve yörede orman kadastrosu da yapılmadığından, kayıt değişebilir sınırlı olup kapsamının 3402 Sayılı Yasanın 20/c maddesi gereğince miktarı ile geçerli olacağı, kayıt miktar fazlasının sınırda bulunan ormandan açılmış olduğu düşünülmeli ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak … biçimde hüküm kurulması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 04/05/2010 günü oybirliği ile karar verildi.