YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/280
KARAR NO : 2010/5120
KARAR TARİHİ : 15.04.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali, tescil ve tapu kaydının beyanlar hanesine 2/B madde şerhi verilmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, … Köyü 377 sayılı parselin 1949 yılında kesinleşen orman kadastrosunda orman sınırları içinde iken 1986 yılında kesinleşen 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığını ileri sürerek davalı adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini ve tapunun beyanlar hanesine 2/B madde şerhinin konulmasını istemiştir. Mahkemece kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı Hazine vekili tarafından temyizi üzerine Dairenin 10.11.2008 gün 2008/14886-14754 sayılı kararıyla; “kesin hüküm olduğu kabul edilen asliye hukuk mahkemesinin 19.02.1982 gün 1982/18-18 sayılı dosyanın Seka’ya gönderilmesi nedeniyle dosya içine konulan mahkeme kararı örneği incelendiğinde, davalının bayii … ve … Bozar tarafından Hazine, köy tüzelkişiliği ve miras payları bulunduğunu iddia ederek davaya müdahale eden kişiler arasında görülen tescil davasının gerekçeli kararında dava tarihinden çok önce 1949 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro haritasının uygulandığı ya da orman araştırması yapıldığı konusunda hiç bir bilginin bulunmadığı, bu konuda bilirkişilerden rapor alınmadığı, dinlenen tanıkların dava konusu taşınmazın Hazine ile ve müdahil davacı kişilerle ilgisinin olmadığı, paylaşım sonucu davacılara düştüğü ve davacıların kullanımında olduğu konusundaki beyanlarının esas alınarak, hüküm kurulduğu, taşınmazın bir kısmı o tarihte 1949 yılında kesinleşen orman sınırları içinde olduğu ve Medeni Yasanın 713. (639) maddesi gereğince Orman Yönetimi yasal hasım olduğu halde, Orman Genel Müdürlüğüne husumet yöneltilmeden hüküm verildiğinden tescil kararının Orman Yönetimini bağlamayacağı, tescil kararı ile 1949 yılında kesinleşen orman kadastrosunun iptal edilmemesi nedeniyle geçerliliğini sürdürdüğü, işte dava konusu taşınmazın kesinleşen orman sınırı içinde iken 31.12.1981 tarihinden önce orman niteliğini kayıp etmesi nedeniyle 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman rejimi dışına çıkartıldığı ve işlemin kesinleştiği, taşınmazın Hazineye intikal etme nedeninin taşınmazın orman kadastro sınırı içinde kalması olduğu ve temyize konu davada Hazine dava konusu taşınmazın 1949 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları içinde iken yine 1986 yılında kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasıyla orman sınırları dışına çıkarılan bölümünün Hazine adına tescilini istediğine göre, kesin hüküm olduğu kabul edilen dava ile bu davanın hukuki sebeplerinin farklı olması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.02.1982 tarih ve 1982/18-18 sayılı kararının H.Y.U.Y.’nın 237. maddesi gereğince kesin hüküm olarak kabul edilemeyeceği gözetilerek, davanın esası hakkında bir karar verilmesi” gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece, 3402 Sayılı Yasanın 45/3.maddesinin yürürlüğü sırasında 04.11.1987 tarihinde dava konusu parselin tespitinin yapıldığını, ve 31.12.1987 – 29.01.1988 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleştiğini, yasanın bu maddesinin daha sonra Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün 1987/37-13 sayılı kararı ile iptal edilmesinin Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümeyeceği ilkesi karşısında sonuca etkili olamayacağı belirterek ve önceki karar gerekçesini değiştirerek bozma kararına uyulmayarak kararda direnilmiştir. Hükmün Hazine tarafından temyizi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 11.11.2009 gün 2009/20-424 – 505 sayılı ilamıyla; “yerel mahkemece 3402 Sayılı Yasanın 45/3.maddesinin irdelenerek önceki hükümden farklı, yeni bir hüküm tesis edildiği, bu nedenle ortada direnme kararı bulunmadığından temyiz inceleme görevinin Özel Daireye ait olduğu” gerekçesiyle dosya Dairemize gönderilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1949 yılında ve seri bazda yapılarak kesinleşen orman kadastrosu ile daha sonra 1986 yılında yapılarak 27.05.1987 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 15/04/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.