Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/2945 E. 2010/6397 K. 13.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2945
KARAR NO : 2010/6397
KARAR TARİHİ : 13.05.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve davalılardan … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2007/6631-6959 sayılı 28.05.2007 günlü bozma kararında özetle: “Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli olmadığı, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması 3402 Sayılı Yasanın 4. madde uygulamasına esas olmak üzere 102 Nolu Orman Kadastro Komisyonunca yapıldığı ve kesinleşmediği, bilirkişilerin orman kadastro sınırları içinde kalan, ancak nitelik yitirmesi nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılan bölümün yüksek eğimli olması, arazisinin erozyona duyarlı bulunması ve sürekli doğal bitki örtüsü altında tutulması gerektiğini bildirerek taşınmazın 2/B madde koşullarını taşımadığı konusundaki tespiti doğrudur. Ne var ki; mahkemece kesinleşen orman kadastro haritasının ve kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B madde haritasının uygulaması yetersiz olduğu gibi, taşınmazın kısmen orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olması nedeniyle Hazine bu davada yasal hasım olduğu gibi mahkemeye sunduğu dilekçede davalı yararına zilyetlik koşullarının oluşmadığı ve tamamının 2/B madde sahası olduğunu bildirildiğine göre, Hazinenin 3402 Sayılı Yasanın 26/D maddesi gereğince davaya katıldığının kabulü ile Hazineye karşı davalının taşınmazı 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde … koşullar çerçevesinde kazanıp kazanmadığının kanıtlanması gerektiği, bu nedenle; mahkemece, yeniden keşif yapılarak 2/B haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın aynı adadaki … parsellerle birlikte orman tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli, taşınmazın orman sınrıları ve 2/B madde sahası dışında ve 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi gereğince orman içi açıklık niteliğinde olmadığının belirlenmesi halinde davalı gerçek kişi yararına zilyetlik koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davacı … Yönetimi ve katılan Hazinenin davalarının kısmen kabulüne ve dava konusu … Köyü 130 ada 181 parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 09.06.1969 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 2003 yılında yapılıp dava tarihinde kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
1- Dava konusu … Köyü 130 ada 181 sayılı parselin tamamının orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verildiğine göre bu kararı temyiz etmede Orman Yönetiminin hukuki yararı bulunmadığından temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
2- Davalı …’ın temyiz itirazlarına gelince; dava konusu parsel 353 tahrir nolu çalılık nitelikli vergi kaydı paylaşım ve zilyetliğe dayanılarak davalı adına tespit edilmiş, Orman Yönetiminin orman olduğu iddiası ile açtığı davaya Hazine taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında zilyetliğe konu olmayan yer savı ile davaya katılmıştır. Kesinleşen orman kadastro haritası ve eski tarihli memleket haritası ve … fotoğraflarının uygulanması sonucu taşınmazın (B) işaretli 1159,51 ve (C) işaretli 1728,24 m2 bölümünün 1969 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırı içinde (A) işaretli 2824,14 m2’lik bölümünün de orman sınırı dışında olmakla birlikte memleket haritası ve … fotoğraflarında orman olarak göründüğü, eğiminin %20-60 arasında üzerinde halen kestane ağaçları ile filizlenmiş karaçam fidanlarının bulunduğu, toprağının orman toprağı olduğu, orman ve toprak muhafaza karakteri taşıdığı bildirilmiştir. 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23 ve 26/2. Maddeleri hükmüne göre orman toprak muhafaza karakteri taşıyan yerler orman rejimine girmiş sahalar olduğundan herhangi bir şekilde komisyonlarca sınırlama dışı bırakılmış olması bu yerlerin orman olma niteliğini ortadan kaldırmaz. Şu hale göre, taşınmaza uygulanan bu yere ait olduğu davalı tarafından da kabul edilen 1937 tarihli vergi kaydının çamlık cinsli olması ve eski tarihli belgelerdeki belirlenen durumu ile halen eğim ve eylemli durumu göz önünde bulundurulduğunda dava konusu taşınmazın 3402 Sayılı Yasanın 18/2. ve Anayasanın 169. maddeleri gereğince zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmadığı anlaşılmakla mahkemenin verdiği karar doğrudur.
SONUÇ: 1) Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin hukuki yarar yokluğundan temyiz dilekçesinin REDDİNE, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,
2) Yukarıda 2 nolu bentte belirtilen nedenlerle davalı …’ın temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının …’a yükletilmesine 19/06/2006 günü oybirliği ile karar verildi.