YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2980
KARAR NO : 2010/5571
KARAR TARİHİ : 22.04.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve davalı … … … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin bozma kararında özetle: ”Mahkemece davanın reddine dair verilen 07.11.2001 tarihli karar davacı Hazine vekilinin temyizi üzerine 20. Hukuk Dairesinin 20.03.2003 tarihli ilamı ile yöntemine uygun olarak yapılacak inceleme ve araştırma sonunda çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman tahdit sınırları dışında kaldığının belirlenmesi halinde (A) ve (C) harfleri ile gösterilen kısımlarının üzerinde halen 80-100 yaşlarında karaçam ağaçları ile 120-150 yaşlarında … ağaçları bulunduğu, orman ağaçlarından oluşan bu kısımların özel mülkiyete konu olamayacağı, bu nitelikteki taşınmazda zilyetliğe itibar edilemeyeceği (ki zilyetlikte mevcut değildir) ve devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu göz önüne alınarak bu kısımlara yönelik olarak Hazinenin açtığı davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği bildirilerek bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde gereği yerine getirilmemiş, (A1) ve (A2) ile gösterilen toplam 6732.93 m2’lik kısmın orman niteliği ile Hazine adına tesciline (B) ve (C) kısımlarına yönelik davanın reddine karar verilmiştir
Ayrıca bozma kararı öncesi mahallinde yapılan keşif sonucu fenni bilirkişi Azmi Saka tarafından düzenlenen 23.10.2001 tarihli kroki ve raporda (A) kısmının yüzölçümü 7363.16 m2, (B) kısmının yüzölçümü 4057.24 m2 ve (C) kısmının yüzölçümü 1394.27 m2 olarak hesaplandığı halde bozma sonrası yapılan keşif sonucu düzenlenen fenni bilirkişi raporlarında (A) kısmının yüzölçümü 6732.93 m2, (B) kısmının yüzölçümü 4135.67 m2 ve (C) kısmının yüzölçümü 1967.10 m2 olarak hesaplanmış ve taşınmazın gerçek yüzölçümünün 12835.70 m2 olduğu ve farkın kadastro sırasında alan hesaplamasının yanlış yapılmasından kaynaklandığı, taşınmazın yüzölçümünün 12835.70 m2 olarak düzeltilmesi gerektiği bildirilmiştir. Mahkemece bu husus üzerinde durulmamış, bilirkişi raporları arasındaki mübayenet giderilmemiş ve farkın neden kaynaklandığı açıklattırılmamıştır.
Mahkemece mahallinde önceki bilirkişiler dışında seçilecek bir harita mühendisi olmadığı taktirde bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazın gerçek yüzölçümü belirlenerek, bilirkişi raporları arasındaki mübayenet giderilmeli, farkın neden kaynaklandığı açıklattırılmalı ve taşınmazın (A) (B) ve (C) kısımlarının gerçek miktarları tespit edildikten sonra (A) ve (C) ile gösterilen kısımlara yönelik olarak Hazinenin açtığı davanın kabulü ile bu kısımların orman vasfı ile Hazine adına tescili” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın KISMEN KABULÜNE ve dava konusu Gölcük Köyü 120 ada 5 parsel sayılı taşınmazın içerisinde teknik bilirkişi … … ile orman bilirkişisi Nadir … tarafından düzenlenen 30.09.2009 tarihli bilirkişi rapor ve haritasında dava konusu taşınmaz içerisinde 5-A (5-A1 harfi dahil) gösterilen
6732,93 m2’lik kısım ile aynı taşınmaz içerisinde (5-C) harfi ile gösterilen 1967,10 m2lik kısmın tapu kayıtlarının iptali ile orman vasfı ile maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline, (5-B) harfi ile gösterilen 4135,67 m2’lik kısma yönelik davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ve davalı … … … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1944 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 1977 yılında yapılan aplikasyon ve 2. madde uygulaması ile 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılan aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye ve uyulan bozma kararı gereğince davanın kısmen kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, hükme dayanak yapılan 30.09.2009 tarihli bilirkişi rapor ve haritasında (5-A) ile gösterilen bölümün yüzölçümü 6732,83 m2 ve (5-C) harfi ile gösterilen bölümün yüzölçümü 1946.25 m2 olduğu halde hüküm yerinde 5-A bölümünün 6732.93 m2, ve (5-C) bölümünün ise 1967,10 m2 olarak yazılması doğru değil ise de bu husus maddi hatadan kaynaklanmakta olup hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan “5-A (5-A1 harfi dahil) harfi ile gösterilen 6732,93 m2’lik kısım” cümlesinin çıkarılarak yerine “5-A (5-A1 harfi dahil) harfi ile gösterilen 6732,83 m2’lik kısım” cümlesinin yine “(5-C) harfi ile gösterilen 1967,10 m2’lik kısım” cümlesinin çıkarılarak yerine “(5-C) harfi ile gösterilen 1946.25 m2’lik kısım” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda … onama harcının gerçek kişiye yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 22/04/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.