YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2985
KARAR NO : 2010/3690
KARAR TARİHİ : 23.03.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği …, …yolu kenarında bulunan bir parça taşınmazın, 1937 yılı tahririnde davacının murisi … … (…) ile kardeşi … … adına tescil edildiğini, daha sonra 18.06.1946 gün ve 50 sayı ile bu taşınmazın muris … … adına tapuya tescil edildiğini, ancak 1982 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında taşınmazın tespit dışı bırakıldığını, söz konusu tapu kaydının başka bir parsele revizyon görmediğini belirterek taşınmazın, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kabulü ile 12.3.2006 tarihli … bilirkişi rapor ve krokisinde taralı olarak gösterilen 2520 m2 yerin son parsel numarası verilerek davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde genel arazi kadastrosu 1982 yılında yapılmış, çekişmeli tespit dışı bırakılmıştır. Daha sonra 1993 yılında orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması yapılıp kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve taşınmazın davacının babası adına kayıtlı Haziran 1946 tarih 30 nolu sicilden gelen Temmuz 1955 tarih 17 sayılı tapu kaydı kapsamında kaldığı belirlenerek davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 23.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.