Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/2996 E. 2010/5968 K. 06.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2996
KARAR NO : 2010/5968
KARAR TARİHİ : 06.05.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine, … ve akradaşları tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, 25.04.2008 tarihli dilekçeyle, tapuda davalılar adına kayıtlı … Köyü 176 sayılı parselin tapu kaydının 3573 Sayılı Yasa hükümlerin göre oluştuğu ve beyanlar hanesinde “3573 sayılı Yasa kapsamında olup, veriliş amacı dışında kullanılamaz, miras dahil bölünemez, veriliş tarihindeki yüzölçümü küçültülemez, aksi taktirde Hazinece geri alınır” şerhi yazıldığını, Tarım Bakanlığınca ortak yaptıkları çalışma sonunda parsel üzerine ev ve ahır yapıldığı ve bu şekilde 3573 Sayılı Yasaya göre veriliş amacına aykırı olarak kullanıldığının tesbit edildiğini, bu nedenle … Köy 176 sayılı parselin tapu kaydının iptali ve Hazine adına tapuya tescilini istemiştir. … dışındaki davalıların hepsi cevap dilekçeleriyle; çekişmeli … Köyü 176 sayılı parselin kendilerine ait olduğunu, tapu kaydının 3573 sayılı yasa hükümlerine göre oluştuğunu, tapu kaydının oluştuğu tarihteki tapu kaydının beyanlar hanesinde mülkiyet haklarını kısıtlayıcı bir şer bulunmadığı halde, 4086 Sayılı Yasa ile değişik 3573 Sayılı Yasanın 3. Maddesi hükmüne göre tapu kaydının beyanlar hanesine “3573 sayılı Yasa kapsamında olup, veriliş amacı dışında kullanılamaz, miras dahil bölünemez, veriliş tarihindeki yüzölçümü küçültülemez, aksi taktirde Hazinece geri alınır” şeklinde şerh konulduğunu, 3573 sayılı yasada, 4086 Sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önce böyle bir şerh konulması için yasal düzenleme bulunmadığı, bu nedenle tapu oluştuğu tarihde mevcut olmayan yasal düzenleme gereği konulan şerhin yasal dayanağı bulunmadığından silinmesini istemiştir. Mahkemece Hazinenin davasının REDDİNE, davalı gerçek kişilerin karşı davalarının KABULÜYLE, çekişmeli … köyü 176 sayılı parselin tapu kaydının beyanlar hanesine 4086 Sayılı Yasa ile değişik 3573 Sayılı Yasanın 3. Maddesi gereğince konulan şerhin silinmesine karar verilmiş, hüküm davacı ve karşı davalı Hazine ile davalı ve karşı davacı gerçek kişiler tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre karşılıklı dava, veriliş amacına aykırı kullanıldığının belirlendiğinden, 3573 Sayılı Yasa hükümlerine göre oluşan tapu kaydının iptali ve karşı dava olarak ta, 4086 Sayılı Yasa ile değişik 3573 Sayılı Yasa hükümlerine göre tapuya yazılan şerhin silinmesine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1943 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1981 yılında yapılıp, 11.05.1982 tarihinde ilan edilen, Orman Yönetiminin açtığı 2. Madde uygulamasının iptali davasının kısmen kabulüne ilişkin … İdare Mahkemesinin 18.06.1993 gün ve 1991/320-577 sayılı kararı ile birlikte 21.11.1997 tarihinde kesinleşeni, aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik
6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1992 yılında yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
1- İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye ve dosya kapsamına göre aynı tarafta yer alan el birliği ortakları ve paylı mülkiyetteki pay sahiplerinin hepsini birden ortak bir nedenle temsil eden avukat için, karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari hizmet tarifelerine göre ücret taktir edilmesinde yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, davalı ve karşı davacı gerçek kişilerin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Hazinenin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece çekişmeli parselin 3573 Sayılı Yasa hükümlerine tahsis, imar ihya ve tescil koşulları yerine getirilmiş zeytinlik olduğu ve tapu kaydının oluştuğu tarihte mevcut olmayan yasa hükmüne göre konulan şerhin yasal dayanağı bulunmadığı gerekçesiyle, Hazinenin davasının reddine, davacı gerçek kişinin davasının ise kabulüne karar verilmişse de, Hazinenin açtığı davaya göre taşınmazın orman sayılan yerlerden yada 6831 Sayılı Yasanın 2/B hükümlerine göre orman sınrıları dışına çıkarılan yerlerden olup olmadığı, yöntemince araştırılmamıştır.
Bir yerde orman kadastrosu yapılmışsa, kural olarak: bir yerin orman olup olmadığı, kesinleşmiş tahdit harita ve tutanaklarının uygulanmasıyla çözümlenir ise de, o yerde köy ya da belde sınırlarının tümünü kapsayan ve 4785 Sayılı Yasa hükümleri uygulanarak orman kadastrosunun yapılması halinde sağlıklı çözüme ulaştırır. Çünkü, 3116 Sayılı Yasa sadece devlet ormanlarının kadastrosunun yapılması öngörülmüştür. Bu nedenle; 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 13.07.1945 tarihinden önce yapılan sınırlandırmalar sonucu kesinleşen tahdit harita ve tutanakları sınır dışında kalan taşınmazların orman niteliğini ve hukuki durumu saptanamayacağından, çekişmeli taşınmazların orman olup olmadığının 4785, 5658 Sayılı Yasalar ile 05.11.2003 gün 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar hiçbir işleme lüzum olmaksızın devletleştirilmiştir. Devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuş ve iade koşulları yasada gösterilmiştir.
Bu nedenle; mahkemece, öncelikle çekişmeli parselin kadastro tesbitine esas alınan tapu kaydının ilk tesisinden itibaren miktar ve cins değişikliklerini ve el değiştirmeleri evrakı müsbitesi ile birlikte içeren tedavül ve revizyonları ile birlikte getirtilmeli, bu tapu 3573 sayılı yasa hükümlerine göre oluşturulmuşsa , tahsis, imar ihya ve tescile ilişkin zeytincilik dosyası ve haritası getirtilmeli, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde yapıldığı anlaşılan orman kadastrosuna ilişkin tüm işe başlama, çalışma e sonuçların askı ilan tutanakları ile çekişmeli yeri orman sınır noktaları ile birlikte gösteren her çalışma sonucu düzenlenmiş olan orman kadastrosu ve 2/B haritalarının renklendirlimiş onaylı suretleri getirtilerek dosya keşfe hazırlanmalı, daha sonra önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde … “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde … esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda … mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve
mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan … fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 15-20 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda … Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde … tutanakların düzenlenmesine esas alınan … fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: 1- Yukarıda birinci bendde açıklanan nedenlerle; davalı ve karşı davacı gerçek kişilerin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Yukarıda ikinci bendde açıklanan nedenlerle; davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 06.05.2010 günü oybirliği ile karar verildi.