YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2997
KARAR NO : 2010/5970
KARAR TARİHİ : 06.05.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki zilyetlik şerhinin silinmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi katılan … ile davalı … ile davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, 15.01.2007 tarihli dilekçesiyle, tapuda 6831 Sayılı Yasanın 2/B Maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmış yer niteliğiyle Hazine adına tapuda kayıtlı olan … köyü Türbealan mevkiinde bulunan 4706,69 m2 yüzölçümündeki 178 ada 251 sayılı parselin beyanlar hanesinde davalı … ile birlikte zilyet olduklarının yazıldığını, oysa bu yerde … … zilyetliğinin ve kullanımının bulunmadığını, taşınmazın tamamının kendi kullanımında olduğunu, davalı … kullanımında olduğuna ilişkin şerhin silinmesini ve tamamının kendi kullanımında olduğunun beyanlara yazılmasını istemiştir. Katılan … … köyü 178 ada 251 sayılı parsel üzerinde aynı zamanda köy muhtarı olan davalı Celalin hiç zilyetliğinin bulunmamasını fırsat bilen davacı gerçek kişinin, aslında taşınmazın yarısında evleri bulunduğu, aradaki dereden sonra kalan diğer yarısının kendi zilyetliğinin olduğunu, davacı gerçek kişinin taşınmazın bir bölümünün kendi kullanımında olduğuna ilişkin Hak Sahiplerini Tesbit Komisyonuna verdiği dilekçe bulunduğu halde, davalı gerçek kişinin hak sahibi olamamasından yararlanarak, tamamının kendi kullanımında olduğu iddia ettiği, 2924 Sayılı Yasa hükümlerine göre hak sahiplerini tesbit komisyonunca hak sahipleri listesi hazırlanırken, kendisinin yanı sıra davalı gerçek kişinin de hak sahibi olarak yazıldığını, öncelikle davacı gerçek kişinin davasının reddini ve taşınmazın beyanlar hanesinde davalı … kullanımında olduğu yönündeki şerhin silinerek, kendi adının yazılmasını istemiştir. Mahkemece …’ın davasının REDDİNE, … …’ın davasının kabulü ile … köyü Türbealanı mevkii 178 ada 251 sayılı parselin tapu kaydını beyanlar hanesinde şagil olarak gösterilen … oğlu … Üler kaydının iptali ile beyanlar hanesine gayrimenkulün tamamına … oğlu … …’ın şagil olduğunun yazılmasına karar verilmiş, hüküm Katılan … ile davalı … ile davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava tapu kaydının beyanlar hanesinde bulunan zilyetlik şerhinin silinmesine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1943 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1979 ila 1981 yıllarında yapılıp, 11.05.1982 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 1744 sayılı yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1988 ve 1989 yıllarında 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükümlerine 12.05.1992 tarihinde arazi kadastrosu ile birlikte ilan edilen ve dava tarihinde kesinleşmiş olan aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanlarda orman kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
… Köyü 301 sayılı orman parselinden kesinleşen 2/B uygulamasına göre ifrazen bu nitelikle Hazine adına 17.07.1991 tarihinde tescil edilen 178 ada 1 sayılı parselin 2924 Sayılı Yasa hükümlerine göre kullanım durumuna göre ifrazıyla, çekişmeli … Köyü 178 ada 251 parsel sayılı 4706 m2 yüzölçümündeki parsel, beyanlar hanesinde 6831 Sayıl Yasanın 2. Maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan sahada kalmaktadır. … oğlu … … ve … oğlu … işgalindedir şeklinde şerh yazılarak 01.10.1996 tarihinde Hazine adına kayıt edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye ve kesinleşmiş orman kadastrosu ve 2/B tutanaklarının ve haritasının uygulamasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli parselin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken yine kesinleşmiş 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı belirlenmiştir. Bu durum taraflarında kabulündedir. Davacı taşınmazın tamamının kendisinin kullanımında olduğun, katılan ise taşınmazın yarısının kendisinin kullanımında olduğu halde tapu kaydının beyanlar hanesinde davacı … … ile davalı … kullanımında yazılmasının doğru olmadığını iddia etmektedir.
Çekişmeli taşınmaz 2924 Sayılı Yasa hükümlerine göre ifraz edilerek 01.10.1996 tarihinde tapuya tescil edilmiştir. 2924 Sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkındaki Yasanın 30.10.1995 gün 4127 Sayılı Yasa ile değişik 11/3 maddesi gereğince orman rejimi dışına çıkartılacak yerler “Kadastro çalışmaları sırasında fiili kullanım durumuna göre sınırlandırılması ve Hazine adına tesbit yapılacak bu gibi yerler üzerindeki muhdesat ile tasarruf edenlerin isimleri, kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilir. 3402 Sayılı Yasanın 11. maddesinde belirtilen askı ilanı hariç, diğer ilanlar yapılmaz. Kadastro çaışmaları sonucunda belirlenen kişilerin, bu maddenin dördüncü fıkrasına göre hak sahibi olup olmadıkları hususu, ayrıca Orman Bakanlığınca tesbit edilir. Hak sahiplerinin bu madde hükümlerinden yararlandırılmasında, … toprakta 40, … toprakta 100 dönümlük sınırlamaya uyulur”.
Yine aynı yasanın döndüncü fıkrası “Yararlanacak kişilerin hak sahibi olabilmeleri için orman köyü nüfusuna kayıtlı olmaları ve bu yasanın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren geriye yönelik en az 5 yıl müddetle o yerde ikamet etmiş bulunmaları gerekir.”
2924 Sayılı Yasanın 11/3. maddesi gereğince kadastro sırasında, muhdesat ile tasarruf edenlerin isimlerinin kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilenlerin hak sahibi olup olmadıkları, yani 2924 Sayılı Yasa hükümlerinden yararlanıp yararlanmayacakları, Orman Bakanlığınca kurulan Hak Sahipleri Tesbit Komisyonlarınca aynı yasanın 11/4 madde hükümleri gözönünde bulundurularak ayrıca tesbit edilmesi gerekir. Yine, 2924 Sayılı Yasanın 21. maddesi gereğince çıkartılan Yönetmeliğin 45. maddesi gereğince “Hak Sahipleri Tespit Komisyonu, beyanlar hanesinde ismi … kişilerin, hak sahipliği tanımı çerçevesinde, hak sahibi olup olmadıklarını tespit eder ve hak sahibi olarak tespit edilenleri, hak sahibi sicil defterine işler.”. Aynı yönetmeliğin 46. maddesinde, Hak Sahipleri Tesbit Komisyonun hak sahibi olarak belirlediği kişilere karşı itiraz ve dava hakları ile hak sahibi listelerinin nasıl kesinleşeceği gösterilmiştir.
Dosyadaki belgelerden yörede 2924 Sayılı Yasa hükümlerine göre Hak Sahipleri tesbit komisyonun çalıştığı ve çalışmalarının OrKöy Genel müdürlüğü tarafından onaylandığı, onaylanan bu listeye göre 178 ada 251 sayılı parselin ½ şer … … ve … kullanımında olduğu yazılıdır.
Kütüğün beyanlar hanesinde … zilyedlik veya muhdesat şerhi, ayni hak olmayıp, kişisel hak niteliğinde olduğundan tapu sicilinden ayrı olarak alınıp, satılması mümkün değildir. Böyle bir talep, tarafların isteğiyle dahi Tapu Sicil Müdürlüğünce yerine getirilemez ve dava yoluyla genel mahkemeden istenemez. Orman Bakanlığı Hak Sahipliği Tespit Komisyonunun vereceği karara göre, davacının itiraz ve dava haklarını o aşamada kullanması mümkündür. Aksi halde, kadastro tespitinin kesinleşmesinden sonra yapılacak her devir işlemi ayrı bir dava konusu olacaktır. Bu durum yasanın amacına aykırıdır.
Diğer taraftan; 27.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5831 Sayılı Yasa ile 3402 Sayılı Kadastro Yasasına 4. madde eklenmiştir. Sözü edilen yasa hükmü şöyledir:
EK MADDE 4- “6831 sayılı Orman Kanununun 20.06.1973 tarihli ve 1744 sayılı Kanunla değişik 2 nci maddesi ile 23.09.1983 tarihli ve 2896 sayılı 05.06.1986 tarihli ve 3302 Sayılı Kanunlarla değişik 2 nci maddesinin (B) bendine göre orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle, bu Kanunun 11 inci maddesinde belirtilen askı ilanı hariç diğer ilanlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil edilir.
Bu maddeye göre yapılacak kadastro çalışmaları ikinci kadastro sayılmaz.” Bu madde hükmüne göre yapılacak kadastro sırasında da davacının itiraz ve dava hakkını kullanması mümkündür.
Ayrıca 02.12.2003 gün 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 11/5. maddesi yürürlüğe konulan “…orman sınırı dışına çıkartılan, ancak fiilen orman olduğu Orman Genel Müdürlüğünce tesbit edilen yerler, talep üzerine Maliye Bakanlığınca Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilir. Tahsis yapılan bu yerler Hazine adına tapuya orman vasfıyla tescil edilir.” hükmü gereğince şerhin kaldırılması ve değiştirilmesi davalı Hazineyi doğrudan ilgilendirdiğinden Hazinenin bu hükmü temyiz etmesinde hukuki yararı vardır.
Açıklanan nedenlerle, davacı gerçek kişi ve katılan gerçek kişinin davalarının reddine karar verilmesi gerekirken, … …’ın davasının kabul edilerek, tamamının … … kullanımında olduğunun tapunun beyanlar hanesine yazılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; katılan …, davalı … Güngör ve davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran gerçek kişilere iadesine 06.05.2010 günü oybirliği ile karar verildi.