Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/3030 E. 2010/4780 K. 08.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3030
KARAR NO : 2010/4780
KARAR TARİHİ : 08.04.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı Yerel Mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı … hükmün; Dairemizin 27/10/2009 gün ve 2009/15960-15768 sayılı ilamıyla onama kararı verilmiş, süresi içinde davacı … vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … 01.01.2006 tarihli dilekçesiyle sınırlarını bildirdiği, Çığlık Beldesinde bulunan taşınmazı 30 yıl önce imar ihya edilerek tarım alanı olarak kullanıldığını, orman ile ilgisinin olmadığını, yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunu, adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemenin davanın REDDİNE ilişkin 17.09.2008 gün ve 2006/490-311 sayılı kararı davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiş, Dairenin 27.10.2009 gün ve 2009/15960-15768 sayılı kararıyla “Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporlarında; çekişmeli taşınmazın kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışındaki orman sayılmayan yerlerden olduğunu bildirilmişse de, taşınmazın orman sınır hattına irtibatlı krokisi çizilmeyip, orman kadastro haritasında denetime olanak tanımayacak biçimde (X) ile gösterilmesi ve eski tarihli memleket haritası ve … fotoğrafları ile amenajmanda ne şekilde nitelendirildiğinin saptanmaması, genel kadastroda niçin tapulama dışı bırakıldığının yöntemince araştırılmaması, taşınmazın ne zaman imar ihya edildiği, zilyetliği ne zaman başladığı ve kimin tarafından ne şekilde zilyet edildiği, zilyetlik şeklinin taşınmazın ekonomik amacına uygun olup olmadığı yönündeki yerel bilirkişi ve tanık beyanları soyut olması nedeniyle, yapılan inceleme, keşif ve bilirkişi raporları yetersizse de, getirtilen tapu kayıtlarına göre, 2981 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan imar ve parselasyonda, dava edilen taşınmazın, kısmen 245 ada 4, 244 ada 7 ve 9 sayılı parsellerin çap krokisi sınırları içinde kaldığı, bu parsellerin tapuda … adına kayıtlı olduğu, tapuda kayıtlı taşınmazın Medeni Yasanın 713. Maddesi gereğince tapuya tescili istenemeyeceği gibi, dava edilen taşınmazın tapudaki maliki aleyhine de dava açılması gerekirken, … aleyhine dava açılmaması nedeniyle taraf teşkilinin sağlanmadığı, davanın genişletilmesi yasağı nedeniyle davanın … yaygınlaştırılması olanağı da bulunmadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına” değinilerek onanmış, Davacı taraf, dava konusu ettikleri taşınmaz yerine 2981 sayılı yasa hükümlerine göre oluşturulan 254 ada 4 ve 9 sayılı parsellerin tapuda belediye adına kayıtlı olduğu bu nedenle bozma gerekçesinin yerinde olmadığı, tescil davasına konu yerleri için düzenlenen parseller belediye adına kayıtlı ise davalarının tapu iptale dönüşeceği, yine parseller üçüncü kişi adına kayıt edilmişse belediyesinin sorumluluğunun tazminata dönüşeceği iddiasıyla Daire kararının düzeltilerek onama kararının kaldırılması ve istemleri doğrultusunda karar verilmesi için mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
Tüm dosya kapsamı incelendikten sonra gereği düşşünüldü,
1) Karar düzeltme dilekçesinde değinilen hususlar temyiz aşamasında da ileri sürülüp, Dairemizin kararı karar düzeltme dilekçesinde değinilen hususlara cevap teşkil edecek nitelikte olduğu gibi usul ve yasaya uygun olduğundan, davacı gerçek kişinin sair karar düzeltme nedenleri yerinde görülmediğinden reddi gerekmiştir.
2) Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 2981 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan imar uygulaması ve parselasyonda, çekişmeli taşınmaz yerine 244 ada 8 ve 9 ve 245 ada 4 sayılı parsellerin oluşturulduğu, bir bölümünün ise imar yolu olarak belirlendiği, 245 ada 4 sayılı parselin paylı olarak Çığlık Belediyesi ile … adına, 244 ada 9 sayılı parselin yine paylı olarak … ve Hazine adına kayıtlı olduğu, 244 ada 8 sayılı parselin en son tedavülünü gösteren tapu kaydı getirtilmemişse de, 2003 yılında getirtilen kayıt örneğine göre Hazine adına kayıtlı olduğu, bu halde paylı mülkiyet şeklinde tapuda pay sahibi olan Hazine ve Çığlık Belediyesi aleyhine dava açılması nedeniyle davalı sıfatının bulunmadığından söz edilemeyeceği, tapuda pay sahibi olan … aleyhine dava açılmamışsa da, davanın …’ye yaygınlaştırılması olanağının bulunduğu gözetildiğinde Dairenin 27.10.2009 gün ve 2009/15960-15768 sayılı onama kararının gerekçesi yerinde olmadığından, davacı gerçek kişinin bu yönden karar düzeltme isteminin bu yönden kabulü gerekmiştir.
Ne var ki, Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporlarında; çekişmeli taşınmazın kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışındaki orman sayılmayan yerlerden olduğunu bildirilmişse de, taşınmazın orman sınır hattına irtibatlı krokisi çizilmeyip, orman kadastro haritasında denetime olanak tanımayacak biçimde X ile gösterilmesi ve eski tarihli memleket haritası ve … fotoğrafları ile amenajmanda ne şekilde nitelendirildiğinin saptanmaması, genel kadastroda niçin tapulama dışı bırakıldığının yöntemince araştırılmaması, taşınmazın ne zaman imar ihya edildiği, zilyetliği ne zaman başladığı ve kimin tarafından ne şekilde zilyet edildiği, zilyetlik şeklinin taşınmazın ekonomik amacına uygun olup olmadığı yönündeki yerel bilirkişi ve tanık beyanları soyut olması, komşu taşınmazların hükmen tesciline ilişkin mahkeme kararları ve eki krokilerde çekişmeli yer, davacı yada bayiinin yeri olarak okunmadığı halde mahkemece bu çelişkiler üzerinde durulmaması nedeniyle, yapılan inceleme, keşif ve bilirkişi raporları yetersizse de, 2981 Sayılı Yasa ile değişik 3194 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp yasal yollardan geçerek kesinleşen imar uygulaması ve parselasyon iptal edilmediği sürece, bu işlem ile oluşan tapu kayıtlarının iptali istenemez. Sözü edilen yasa hükümlerine göre tahsis yetkisi belediyelere ait olup, belediyelerin bu yönde verdikleri idari karar ve yaptıkları idari nitelikteki işlemlerin iptali için yönetsel yargı yolu açıktır. Böyle bir yerde Adliye Mahkemesinin yapacağı iş, imar uygulaması ve parselasyon tarihine kadar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemek olacaktır.
Bu nedenle; mahkemece öncelikle, ilgisi yönünden davanın … ve Orman Yönetimiyle, dosyaya en son tedavülü getirtilmeyen 244 ada 8 sayılı parselin başkaca malikinin bulunduğu belirlenirse bu kişiye yaygınlaştırılması, için davacı tarafa olanak verilmeli, yaygınlaştırıldığı taktirde, bu kişiler ile Orman yönetiminin delilleri sorulmalı ve toplanmalı, yörede yapıldığı anlaşılan orman kadastrosuna ilişkin dosyada bulunmayan tüm işe başlama, çalışma ve sonuçların askı ilan tutanakları ile çekişmeli yeri orman sınır noktaları ile birlikte gösteren üzerine tarihleri yazılmak suretiyle her çalışma sonunda düzenlenen orman kadastrosu ve 2/B haritaları, dava konusu taşınmaz ve etrafını gösterir ve ilk defa o yerde grafik ya da fotogrametri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftasının orijinal fotokopi örneği ile taşınmaza bitişik ya da yakın komşu parsellerin, kadastro tespit tutanak örnekleri ve bu parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtları ilk oluşturulduğu günden itibaren tüm gittileri ile, yine en eski tarihli memleket haritası ve … fotoğrafları ile M.Y.’nın 713. maddesine dayanılarak açılan davalarda dava tarihinden, kadastro tespitine itiraz davalarında ise tespit tutanağının düzenlendiği tarihten 15 – 20 yıl önce iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik … fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bulunduğu yerlerden istenerek, getirtilip dosyasına eklenmeli daha sonra, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi, üç ziraat mühendisi, bir jeolog bilirkişi, bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde … “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde … esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda … mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastro tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan … fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 15-20 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı,
Yapılan araştırma ve inceleme sonunda çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde bu kez taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilecek yerlerden olup olmadığı saptanmalıdır.
3402 Sayılı Kadastro Yasasının 17. maddesi gereğince orman sayılmayan, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen ve il, ilçe ve kasabaların imar planları kapsamında kalmayan araziden masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilip tarıma elverişli hale getirilen (ev ve benzeri tesisler yapmak, dışarıdan toprak getirilerek tarıma elverişli hale getirmek imar ihya olarak kabul edilemez) ve imar ihyanın tamamlandığı tarihten tescil davasının açıldığı ya da tesbit tutanağının düzenlendiği güne kadar 20 yıl süreyle zilyet edildiği ileri sürülerek tapuya tescili istenen taşınmazların, Kadastro Yasasının 14. maddesinde … diğer koşulların yanında niteliğinin, imar ihya edildiğinin ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin, başlangıç ve süresinin, kullanılıp kullanılmadığının ve tasarruf sınırlarının ne olduğunun takdiri delil olan yerel bilirkişi ve tanık sözleri yanında, gerçeğin bir resmi olan en eski tarihli … fotoğrafı ile gerçeğin modeli olan memleket haritaları ile dava tarihinden ya da kadastro tesbit tarihinden 15 – 20 yıl önce en az iki zamanda birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli … fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen memleket haritaları ve standart topografik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritalarının, özellikle ön bindirmeli çekilen ve birbirini izleyen streoskopik çift … fotoğraflarının streoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelenip taşınmazın niteliğinin, konumunun ve kullanım durumunun anlatılan bilimsel yöntemle kesin olarak belirlenmesi gerekir.
Somut olayda mahkemece, anlatılan biçimde bir araştırma ve inceleme yapılmamıştır.
O halde; dava konusu taşınmazın orman sayılmayan ve zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde, dava konusu taşınmaz ve etrafını gösterir ve ilk defa o yerde grafik ya da fotogrametri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftasının orijinal fotokopi örneği ile taşınmaza bitişik ya da yakın komşu parsellerin, kadastro tespit tutanak örnekleri ve bu parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtları ilk oluşturulduğu günden itibaren tüm gittileri ile, yine en eski tarihli memleket haritası ve … fotoğrafları ile M.Y.’nın 713. maddesine dayanılarak açılan davalarda dava tarihinden, kadastro tespitine itiraz davalarında ise tespit tutanağının düzenlendiği tarihten 15 – 20 yıl önce iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik … fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bulunduğu yerlerden istenerek, bu belgeler Ziraat Fakültelerinin toprak bölümünden mezun olan üç ziraat mühendisi, bir jeolog bilirikişi, bir Harita-Kadastro (Jeodezi ve Fotogrametri) mühendisi ile üç yüksek orman mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla, dava konusu taşınmaz ile çevresine uygulanıp bu belgelerde dava konusu yer belirlendikten sonra, … fotoğrafları ve dayanağı haritalar stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip taşınmazın niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü, imar-ihya ve zilyetliğin hangi tarihte başlanılıp tamamlandığı belirlenmeli, bu belgeler ile kadastro paftası, pafta düzenlenmemişse dava konusu taşınmazın 23/06/2005 gün ve 9070 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan BÖHHBÜY (Büyük Ölçekli Haritalar ve Harita Bilgileri Üretim Yönetmeliği) hükümlerine göre koordinatlı olarak düzenlenecek haritası hem 1/5000 ve hem de 1/25000 ölçeklerinde eşitlenerek kadastro paftası ile düzenlenen harita, komşu ve yakın komşu taşınmazları da içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmazın konumu, … fotoğrafları ile orijinal renkli memleket haritaları üzerinde gösterir biçimde bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve bilimsel verileri içerir, topografik ve memleket haritalarından yararlanılarak taşınmazın gerçek eğim durumunu gösterir rapor alınmalı, dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olması veya kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kalması ya da orman ve arazi kadastrosunun yapılıp kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 20 yıldan fazla süre geçmesi o yerin kişiler adına tescili için yeterli olamayacağından bu şekilde yapılacak inceleme sonucu dava konusu yerin;
A) Orman sayılan veya orman rejimine girmiş (15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliği madde 26) yerlerden ya da 3402 Sayılı Yasanın 16. maddesinde belirtilen özel mülkiyete tabi olmayacak, kamu mallarından olduğunun belirlenmesi (3402 Sayılı Yasanın 16. md. (A), (B), (C) ve (D) bentleri kapsamında kalan yerler),
B) Kamu hizmetine tahsis edilmiş olduğunun anlaşılması (3402 Sayılı Yasanın 17/1. maddesi gereğince orman yetiştirilmek üzere Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilen arazi ya da başka bir amaçla kamu hizmetine tahsis edilen arazi, imar-ihya ve zilyetlik yoluyla kazanılamaz. H.G.K. 03.06.1998 gün 1998/8-347-394 ve 12.12.2001 gün 2001/20-118-1156 S.K.),
C) İl, İlçe ve kasabaların … veya uygulamalı imar planlarının kapsadığı alanlarda kaldığının saptanması (3402 Sayılı Yasanın 17/2. md. H.G.K. 25.04.2001 gün 2001/20-390-396 S.K.),
D) Tescil davalarında, davanın açıldığı; kadastro tesbitine itiraz davalarında ise kadastro tespit tutanağının düzenlendiği tarihten 20 yıl önce çekilmiş … fotoğrafları ve bu fotoğraflardan üretilmiş memleket haritaları veya fotogrametri yöntemiyle düzenlenen kadastro paftalarında zilyet ve tasarruf edilmeyen yerlerden olduğunun anlaşılması,
E) Kadastro tesbit ve tescil harici bırakma işleminin kesinleştiği tarihten tescil davasının açıldığı tarihe kadar 20 yıllık zilyetlik süresinin geçmemiş olması (H.G.K.’nun 22/03/1995 gün 1994/8-873-216 ve 19/02/1997 gün 1996/8-768-100 ve 24/09/1997 gün 1997/20-372-718 ve 18/02/1998 gün 1998/8-15-129 sayılı kararları),
F) O yerde orman kadastrosu kesinleşmiş olsun olmasın, taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 17/2. ve Orman Kadastrosunun Uygulaması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a. maddeleri kapsamında orman içi açıklık konumunda bulunması (H.G.K.nun 10.12.1997 gün 1997/20-830-1034 ve 17.12.1997 gün 1997/20-808-1039 ve 22.10.2003 gün 2003/20-665-614 ve 11.10.2004 gün 2004/7-531-582 sayılı kararları ile orman içi açıklıkların zilyetlikle kazanılamayacağı kabul edilmiştir.),
G) Dava konusu taşınmazın veya yakın çevresinin arazi kadastro ekiplerince kadastro paftası üzerinde orman nitelemesi yapılarak tesbit ve tescil harici bırakılması (H.G.K.nun 21.01.2004 gün 2004/8-15-7 ve 12.05.2004 gün 2004/8-242-292 ve 12/03/2008 gün ve 2008/20-214-241 sayılı kararları),
H) Kadastro (Tapulama) Komisyonu tarafından orman sayılarak tesbit ve tescil harici bırakılması (H.G.K.nun, 24.10.2001 gün 2001/8-964-751 ve 13.02.2002 gün 2002/8-183-187 sayılı kararları),
I) 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26. maddesinin 2. fırkasında …,
a) 4785 Sayılı Yasayla Devletleştirilmiş orman,
b) 3116 Sayılı Yasanın Geçici 1. maddesine göre kamulaştırılmış orman,
c) 6831 Sayılı Yasanın 3. maddesine göre orman rejimine alınmış yer,
d) Aynı Yasanın 13. maddesinin (B) bendine göre orman olarak ağaçlandırılan veya ağaçlandırılacak yer,
e) Aynı Yasanın 24. maddesine göre kamulaştırılan ya da diğer suretle orman yetiştirmek üzere kamulaştırılan yer,
f) Devlet Ormanı olduğuna dair kesinleşmiş mahkeme kararı bulunan yer,
g) Herhangi bir nedenle orman sınırı dışında kalmış orman,
h) Maliye Bakanlığınca orman olarak tahsis edilmiş yerlerden ağaçlandırılmış ya da ağaçlandırılmak üzere planlanmış saha,
ı) Orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alan olduğunun belirlenmesi halinde bu tür yerlerin herhangi bir şekilde komisyonlarca sınırlama dışı bırakılmış veya orman sayılmamış olmasının bu yerlerin orman olma vasfını ortadan kaldırmayacağı düşünülerek başka bir araştırmaya gerek kalmadan Hazine davasının kabulü ile dava konusu taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmelidir (H.G.K.’nun 15/03/2006 gün 2006/8-106-68 sayılı kararı).
Yukarıda … koşulların somut olayda bulunmaması halinde, taşınmazın öncesinin ne olduğu, imar-ihya yapılmışsa hangi tarihte başlanılıp bitirildiği, kimden kime kaldığı, zilyetliğin ne zaman başlayıp nasıl sürdürüldüğü ve ekonomik amacına uygun olup olmadığı, maddi olaylara dayalı ve ayrıntılı olarak, taşınmaz başında dinlenecek yerel bilirkişiler ile taraf tanıklarından sorulmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu yukarıda belirtilen ve gerçeğin kendisi olan belgelere dayalı olarak düzenlenecek bilirkişi kurulu raporuyla denetlenmeli,
Somut olayın özelliği göz önünde bulundurularak ayrıca;
a) Taşınmazın eski ve … niteliği konusunda jeoloji mühendisinden de ayrıntılı rapor alınmalı,
b) çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde mera çalışması yapılıp yapılmadığı, mera tahsis kararı, mera nitelikli tapu yada vergi kaydı bulunup bulunmadığı, davacı yada bayii veya murisyeri için ecrimisil tahakkuk ettirilip ettirilmediği, ettirildi ise ödeyip ödemedikleri taşınmazın belediye imar planı, … imar planı veya uygulamalı imar planı bulunup bulunmadığı, taşınmazın bu planların içinde olup olmadığı sorularak, bu hususlara ilişkin tüm karar, belge yada haritaları getirtilip dosyasına eklenmeli,
c) Keşif sırasında taşınmazı çeşitli yönlerinden hali hazır durumunu gösterir renkli fotoğrafları çektirilip onaylanarak dava dosyası içine konulmalı,
d) Davanın açıldığı tarihten önce ya da sonra Hazine yetkilileri tarafından hazırlanan idari tahkikat ve haksız işgal (ecrimisil) tutanakları varsa bu tutanaklar da yerine uygulanıp tutanaklarda ismi … kişiler tanık sıfatıyla dinlenilmeli,
3402 Sayılı Yasanın 14/1. maddesinde … 40 ve 100 dönüm kısıtlama araştırmasının aynı maddenin 03/07/2005 gün ve 5403 Sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 2. fıkrası hükümlerine göre yapılacağı düşünülerek, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları yönünden aynı çalışma alanı içerisinde belgesizden zilyetliğe dayalı olarak tesbit ve tescil edilen taşınmaz olup olmadığı, varsa cinsi, parsel numaraları ve miktarı, Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlüklerinden ve yine, aynı kişiler tarafından açılan tescil davası olup olmadığı Hukuk Mahkemesi Yazı İşleri Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorularak gerektiğinde tesbit tutanak örnekleri ve tapu kayıtları ya da tescil dava dosyaları getirtilip incelenmeli, dava konusu taşınmazın … ya da … tarım arazisi olup olmadığı konusunda (5403 Sayılı Yasanın 3/j maddesi ile Taşınmaz Malların Sınırlandırma Tespit ve Kontrol İşleri Hakkındaki Yönetmeliğin değişik 10. maddesinin ikinci fıkrası hükümlerine göre, … tarım arazisi: tarım yapılan bitkilerin büyüme devresinde ihtiyaç duyduğu suyun, su kaynağından alınarak yeterli miktarda ve kontrollü bir şekilde karşılandığı araziler olarak açıklandığından) ziraat mühendisinden yasanın amacına uygun rapor alınmalı, bundan sonra toplanan delillerin tümü
birlikte değerlendirilerek sonucuna göre mülkiyetin kime ait olduğunun tesbitine karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçeyle … olduğu biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan yerel mahkeme kararının bu nedenlerle bozulmasına karar verilmiştir. .
SONUÇ: 1)Yukarıda birinci bendde açıklanan nedenlerle, davacı gerçek kişinin yerinde görülmeyen sair karar düzeltme istemlerinin REDDİNE,
2) Yukarıda ikinci bendde açıklanan nedenlerle davacı gerçek kişinin KARAR DÜZELTME İSTEMİNİN KABULÜ ile Dairenin 27.10.2009 gün ve 2009/15960-15768 sayılı onama kararının KALDIRILMASINA ve aynı nedenlerle yerel mahkemenin 17.09.2008 gün ve 2006/490-311 sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 08/04/2010 günü oybirliği ile karar verildi.