Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/31 E. 2010/1563 K. 10.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/31
KARAR NO : 2010/1563
KARAR TARİHİ : 10.02.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine, davalı … ve ihbar edilen Vakıflar Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Davacı Hazine, 22.02.2008 tarihli dava dilekçesiyle … Mahallesi 7576 ada 12, 13, 14, 15 ve 16 parsel ile 7580 ada 1, 2, 3, 4 ve 5 sayılı parsellerin 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içerisinde bırakıldığını, 1952 yılında koruma makisi olarak belirlendiğini, 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu kesinleşen işlemle Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığını, hukuki dayanaktan yoksun ve yolsuz tescil niteliğindeki, davalı adına olan tapu kayıtlarının yada tapudaki payların iptalini ve Hazine adına tescilini istemiş, davalı … davayı Vakıflar Yönetimine ihbar etmiş, Vakıflar Yönetimi davanın reddini istemiştir. Mahkemece davanın KISMEN KABULÜNE, çekişmeli … Mahallesi 7576 ada 16 sayılı parselin … bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 472 m2 bölümün orman sayılmayan alanda kaldığından bu bölüme ilişkin davanın REDDİNE, 7576 ada 16 sayılı parselin (B) ile gösterilen 271 m2 bölüm ile 7576 ada 12, 13, 14 ve 15, 7580 ada 1, 2, 3, 4 v 5 sayılı parsellerin davalı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine, davalı … ve ihbar edilen Vakıflar Yönetimince temyiz edilmiştir.
Dava, 1947 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan parsellerin tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1946 yılında yapılıp 1947 yılında kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 7 numaralı orman kadastro komisyonuna bağlı 4 numaralı ekipçe yapılıp 24.03.1976 tarihinde, itirazlar incelenerek sonuçları 7 numaralı komisyonca 06.04.1983 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1988 yılında yapılıp, 15.06.1989 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Çekişmeli 7576 ada 12, 13, 14,16, sayılı parsellerin tamamı … Belediyesi, 7576 ada 15, 7580 ada 1, 2, 3, 4 ve 5 sayılı parseller ise paylı olarak Hazine ile … Belediyesi adına kayıtlı olup, 7576 ada 12 ve 13 sayılı parseller tamamen 322 sayılı parselin, 7576 ada 15 ve 16 sayılı parseller tamamen 376 sayılı parselden müfrez 398 sayılı parsel, 7576 ada 14 sayılı parsel ise kısmen 398 kısmen 322 sayılı parsellerin, 7580 ada 1, 2, 3, 4 ve 5 sayılı parseller ise … köyü 240 sayılı parselden müfrez 389 sayılı parsel içinde kalmaktadır.
2010/31 – 1563
… Köyü 376 sayılı parselin Hazine adına tesbit edildiği, Vakıflar Yönetiminin itirazı üzerine Tapulama Komisyonunca taşınmazın … Vakfı adına tesciline karar verildiği, … Köyünden Süleyan Berik tarafından zileytlik ve vergi kaydına tutunularak açılan dava sonunda Tapulama Mahkemesinin 21.01.1976 gün ve 1970/22 E. – 1976/11 K. sayılı kararının kesinleşmesiyle, 376 sayılı parselden ifrazen, 398 sayılı parsel, orman niteliğiyle Hazine adına tescil edilmiştir. Tapulama Mahkemesinin sözü edilen kararında Hazinenin davası hakkında görevsizlik kararı verildiği anlaşılmaktadır. … Köyü 322 sayılı parsel, genel kadastroda 1947 yılı orman kadastrosu sınırları içinde olduğu için tapulama dışı bırakılan alanların, ihdasen Antalya Belediyesi adına tesciliyle oluşmuştur. Adına tapuya tescil edilen … Köyü 322 sayılı parselin 2981 Sayılı Yasa hükümlerine göre tevhit ve ifrazıyla oluşmuştur. … Köyü 240 parsel sayılı 187300 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Mayıs 1960 tarih 3 sıra numaralı tapu kaydı ve 185 yazım numaralı vergi kaydıyla … … adına tesbitine karşı Orman Yönetimi ve Vakıflar Yönetiminin açtığı davanın 19.08.1966 tarihli dilekçesiyle itiraz etmiş, Tapulama Mahkemesinin 19.11.1974 gün ve 1970/303-211 sayılı, Vakıflar Yönetimi ve Orman Yönetiminin davasının kısmen kabulüne, 240 sayılı parselin bilirkişi raporunda kırmızı ile taranarak gösterilen 71900 m2 bölümünün Vakıf tapusu kapsamında kaldığı, davacı … Cengizin tutunduğu Mayıs 1960 tarih ve 3 numaralı kaydın ve bu kaydın evveli 1960 tarih 3 nolu tapu kaydının çekişmeli parseli kapsamadığı, taşınmazın krokisinde yeşil ile taranarak gösterilen 115400 m2 bölümün ise orman sayılan yerlerden olduğunun belirlendiği gerekçesiyle 71900 m2 bölümün … Vakfı adına tapuya tesciline, 115400 m2 bölümün ise 46/1 madde gereğince orman olarak kayıt ve haritalarının tapu siciline aktarılmasına ilişkin kararının, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 24.03.1976 gün ve 1975/1251-4505 sayılı kararı ile onanarak, karar düzeltme istemi de 10.12.1976 gün ve 1976/4372-14489 sayılı kararı ile red edilerek kesinleşmesinden sonra, 115400 m2 yüzölçümündeki bölümün orman niteliğiyle ve 389 parsel sayısı ile Hazine adına, 71900 m2 bölüm ise 388 parsel sayısı ile … Vakfı adına tapuya tescil edilmiştir.
1- Kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman orman bilirkişi raporuyla, dava konusu … Mahallesi 7576 ada 16 sayıl parselin … bilirkişi kroksinde (A) ile gösterilen 472 m2 yüzölçümündeki bölümünün ise kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı belirlenerek bu bölüme ilişkin davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, Hazinenin bu bölüme ilişkin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Davalı … Belediyesi ve ihbar edilen Vakıflar Yönetiminin temyiz itirazlarına gelince; Kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman orman bilirkişi raporuyla, dava konusu … Mahallesi 7576 ada 16 sayıl parselin krokide (B) ile gösterilen 271 m2 bölümü ile çekişmeli 7576 ada 12, 13, 14, 15, 7580 ada 1, 2, 3, 4 ve 5 sayılı parsellerin tamamının … Köyünde1947 yılı orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığı, 1952 yılında 5653 Sayılı Yasaya ve ilgili yönetmeliğe aykırı olarak kurulan ve yine yasa ve yönetmelik hükümlerine uymadan çalışma yapan maki tefrik komisyonunca makiye ayrıldığı, 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince nitelik kaybı nedeniyle … Köyünde P.I poligon numarasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı belirlenip,
Ağustos 2007 tarih ve 8 sayılı YARGITAY KARARLAR DERGİSİNDE yayınlanan, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 20.12.2006 gün ve 2006/14641-17945 sayılı kararında da açıklandığı gibi, makiye ayırma çalışması yapan komisyon yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun kurulmadığı gibi, yasa ve yönetmelik hükümlerine de aykırı çalıştığı, bu nedenle yaptığı makiye ayırma işlemine değer verilemeyeceği, yasa ve yönetmelik hükümlerine uyulmadan yapılan çalışma sonunda makiye ayrılan yerlerin tevzii işlemlerinin de yapılmadığı, makiye ayrılan yerlerde özel yasaları gereği oluşturulan tapu kayıtları dışındaki kayıtlar ile zilyetliğe değer verilmeyeceği,
2010/31 – 1563
… Belediye meclisinin Masadağı etekleri … ve … bölgesinde 1/5000 ölçekli 23J, 22J, 21J, 22K, 21K, paftalarında yapılan revizyon plan çalışmalarına ilişkin 20.5.1996 tarih ve 31 sayılı kararının, Antalya 2. İdare Mahkemesinin 1998/74-1999/1274 sayılı kararı ile iptal edilmiş ve bu iptal kararı ile çekişmeli taşınmazın ifraz edildiği, çekişmeli parsellerin bulunduğu yer imarsız duruma düşmüşse de, bu parsellerin ifraz edildiği parsellerin, 2981 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan imar uygulaması ve parselasyonda ifraz edilerek tapudaki sayfaları kapatıldığı gibi, çekişmeli parsellerin tapudaki kaydının da henüz silinmediği, bu nedenle imar ve parselasyonun iptaline ilişkin kararın sonuca etkili olmadığı, sayfaları kapatılan parsellerin ihya edilmesi halinde, dava konusu parseller hangi kadastro parselinden ifraz edilmişse, mahkemenin bu kararı ifraz parselinin geldisi olan kadastro parseli için de geçerli olacağından, kadastro parselindeki davalılar payının iptalen Hazine adına tescil edilerek, Mahkemenin kesinleşen kararının infazının yapılacağı,
Çekişmeli parsellerin ifraz edildiği … Köyü 376 parselden müfrez 398 ve 240 sayılı parselden müfrez 389 sayılı parsellerin hükmen orman olarak Hazine adına tescil edildiği, … Köyü 322 parselin ise ihdaen Antalya Belediyesi adına tescil edildiği, dava konusu taşınmazların 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, taşınmaz daha önce yapılan orman kadastrosunun sınırları içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve T.M.Y.’nın 1026. (E.M.Y. 934 – İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, 1976 yılında yapılan ve 24.03.1976 tarihinde ilan edilerek, 24.03.1977 tarihinde kesinleşen 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanama olanağının bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihden itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023 (E.M.Y.931 İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı,
6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince orman rejimi dışına çıkartılan yerlerde 2981 ve 3194 Sayılı Yasa uygulaması yapılacağı konusunda hiç bir yasa hükmü bulunmadığı aksine, 3194 Sayılı İmar Yasasının 4. Maddesindeki “… diğer özel yasalar ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu (imar) yasanın özel yasalara aykırı olmayan hükümleri uygulanır” hükmü ile 2981 Sayılı Yasanın 3290 Sayılı Yasa ile değişik Geçici 2. maddesinin (e) bendi hükmünü iptal eden Anayasa Mahkemesinin 27.09.1995 gün ve 1995/13-51 Sayılı kararı ve H.G.K.’nun 07.12.1997 gün ve 1997/1-655-1003 Sayılı kararı ile kabul edilen “… kamu malı niteliğini kazanan bir taşınmazın imar uygulamasına tabi tutularak özel mülkiyete dönüştürmeye idari mercilerin yetkileri olmadığı, başka bir anlatımla, idari mercilerin yasadan kaynaklanan bir yetkileri bulunmayan konularda aldıkları kararların yok hükmünde, buna dayanan tescilinde, M.Y.’nın 1024.(932.) maddesi gereğince yolsuz tescil niteliğinde olduğu, Anayasanın 169 ve 170. maddelerindeki 2924 Sayılı Yasada ve 3402 Sayılı Yasanın 16/D maddesinde özel olarak düzenlenen Devlet Ormanları ve nitelik kaybı nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılan yerlerin özel yasalarına tabii olduğu, H.G.K’nun 24.03.1999 gün 1999/1-170-167 ve 21.02.1990 gün 1989/1-700-101 kararlarında belirtildiği gibi, aslında özel mülkiyete konu olmayan taşınmazlar her nasılsa tapuya tescil edilmiş olsa bile, bu durum taşınmazın niteliğini değiştirmeyeceğinden tescil işlemi yok hükmünde olup, bu tür taşınmazlar hakkında M.Y.’nın 1023. (931.) maddesinde belirtilen iyi niyetle iktisap iddiasında bulunulamayacağı, yasalarımızın, nasıl oluşursa oluşsun, yanlış ve yolsuz tescillere dayalı olarak
2010/31 – 1563
tapu sicilinde yapılacak değişiklikleri öngören iptal davaları görevini Adliye Mahkemelerine verdiği (M.Y.- Md. 1025.(933)”, davalı dava konusu taşınmazı satın almışsa, taşınmazı kendisine devir eden kişi ya da kişilerden satış bedelini sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri alabileceği hususları gözetilerek, Hazinenin … Mahallesi 7576 ada 16 sayıl parselin krokide (B) ile gösterilen 271 m2 bölümü ile çekişmeli 7576 ada 12, 13, 14, 15, 7580 ada 1, 2, 3, 4 ve 5 sayılı parsellerin tamamına ilişkin davasının kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına,
Karar tarihinden sonra, 27.01.2009 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5831 Sayılı Yasanın 5. maddesiyle, 6831 Sayılı Yasaya eklenen Ek.10. maddesi uyarınca, Orman Yasasının; 20.06.1973 tarih ve 1744 sayılı Yasayla değişik 2. maddesi, 23.09.1983 tarihli 2896 ve 05.06.1986 tarihli 3302 Sayılı Yasalarla değişik 2. Madde 1. Fıkra (B) bendi uygulamaları ile orman sınırları dışına çıkarılan yerler, çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren kazandırıcı zamanaşımı yolu ile iktisap edilemeyeceğine, yasa hükmü“orman sınırları dışına çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren” denmek suretiyle, orman dışına çıkarma tarihine kadar geriye yürütüldüğüne göre davalı tarafın sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, çekişmeli parsellerin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken yine kesinleşmiş 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığından, 6831 Sayılı Yasanın 2/2 Maddesinin “Orman sınırları dışına çıkartılan bu yerler Devlete ait ise Hazine adına, hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ise bu müesseseler adına, hususi orman ise sahipleri adına orman sınırları dışına çıkartılır. Uygulama kesinleştikten sonra tapuda kesin tashih ve tescil işlemi yapılır.” hükmü gözetilerek, Hazine adına tapuya tesciline karar verilen çekişmeli … Mahallesi 7576 ada 16 sayıl parselin krokide (B) ile gösterilen 271 m2 bölümü ile çekişmeli 7576 ada 12, 13, 14, 15, 7580 ada 1, 2, 3, 4 ve 5 sayılı parsellerin tamamının tapu kayıtlarının beyanlar hanesine 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığına ilişkin şerh yazılmasına karar verilmesi gerekirken, bu niteliği belirtilmeden Hazine adına tapuya tescil edilmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasında birinci bendde ikinci paragrafın üçüncü satırında yer alan “İPTALİ ile Hazine adına tesciline” cümlesinden sonra gelmek üzere “tapu kayıtlarının beyanlar hanesine, 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığının yazılmasına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda … onama harcının Belediye Başkanlığına yükletilmesine, Hazine ve Vakıflar Yönetiminden harç alınmasına yer olmadığına 10/02/2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.