Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/3171 E. 2010/7179 K. 27.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3171
KARAR NO : 2010/7179
KARAR TARİHİ : 27.05.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescili davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, … Mahallesi 3032 ada 5 parsel sayılı 306,00 m² yüzölçümündeki taşınmazın tapuda davalı adına kayıtlı olduğunu, yörede 1987 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığını belirterek davalı adına olan tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu parselin tapu kaydının iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, davalının dava konusu taşınmaza yönelik el atmasının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kısmen kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1987 yılında 6831 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi raporuna göre, dava konusu taşınmazın içinde bulunduğu alanın l980 yılında 9 numaralı orman kadastro komisyonu tarafından 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 7. maddesine göre ilk defa yapılan orman kadastrosu ile orman sınırları içine alındığı, itiraz üzerine, davaya konu taşınmazın bulunduğu yerin de içinde yer aldığı alandaki orman sınır noktaları iptal edilerek orman sınırları dışında bırakıldığı, ancak 9 numaralı orman kadastro komisyon üyeleri hakkında yasaya aykırı ve kasıtlı olarak orman sınırları dışına çıkarma eylemleri nedeniyle, … Asliye Ceza Mahkemesinde ceza davası açıldığı ve bu mahkemenin 1987/531 sayılı dosyasında işin esası incelenmeden zamanaşamı süresinin geçmiş olması nedeniyle davanın ortadan kaldırılmasına karar verildiği, daha sonra l7.06.1986 gününde yürürlüğe giren 6831 Sayılı Yasanın 3302 Sayılı Kanun ile değişik 7/1. maddesinde “Devlet Ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir şekilde Orman Sınırları dışında kalmış ormanların orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit (bu kavram, önceki yıllarda arazi kadastrosu yapılmış yerleri de kapsar, taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırlarının tayin ve tespiti Orman Kadastro Komisyonları tarafından yapılır” hükmü uyarınca ve herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların sınırlandırılmasını yapmak üzere görevlendirilen “36 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından “her hangi bir şekilde orman sınırları dışında kalmış orman” olması nedeniyle orman sınırları içine alındığı ve işlemlerin tümünün 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. Maddesinin yürürlüğü sırasında yapılıp 09.10.1986 tarihinde tamamlandığı, ancak; yapılan işlemlerin sonucunun kamuya duyurulması olan askı ilanının 6831 sayılı yasanın 7.maddesini değiştire n 3373 Sayılı Yasanın 28.05.1987 tarihinde yürürlüğe girmesinden sonra,
tarihinde yapıldığı, ilanın sadece yapılan işlemlerin sonucunun duyurulmasından ibaret olması nedeniyle, 3302 Sayılı Yasanın yürürlüğü sırasında yapılıp tamamlanan 36 numaralı orman kadastro komisyonun çalışmalarına başladığı ve çalışmaları yaptığı tarihte yürürlükte bulunan yasa hükümlerine göre komisyona verilen hak ve yetkiyi, çalışmalar tamamlandıktan sonra yasanın değişmiş olmasının sonucu etkilemeyeceği,işlemin yapıldığı tarihte var olan yasal dayanağın, işleme geçerlilik kazandırdığı, bu nedenle; 36 numaralı orman kadastro komisyonun yaptığı orman kadastro işleminde yasaya aykırı bir durum bulunmadığı, çekişmeli taşınmaza komşu ve çekişmeli parselle hukuki durumu aynı olan 101 ada 14 sayılı parsele ilişkin direnme kararının Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 11.03.1992 gün 1991/14-253-170 sayılı kararı ile ve özetle; “3302 Sayılı Yasa ile değiştirilen 6831 Sayılı Yasanın 7/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanarak 36 nolu komisyonun yaptığı sınırlama işleminde yasaya aykırı bir durumun olmadığı, askı ilanının 3302 Sayılı Yasanın yürürlüğünden sonra yapılmış olmasının 3302 Sayılı Yasanın yürürlüğü sırasında yapılıp tamamlanan 36 numaralı Orman Kadastro Komisyonu tarafından yapılan orman kadastro işlemine etkisinin olamayacağı ve 36 numaralı komisyonun yaptığı orman kadastro işlemlerinin yasal ve geçerli olduğuna değinilerek bozulduğu, 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesinde öngörülen tüm hak düşürücü süreler geçerek işlemin kesinleştiği, davacı … Yönetimi, genel arazi kadastrosundan önceki hukuki sebeplere değil, kadastrodan sonraki hukuki nedene (arazi kadastrosundan sonra kesinleşen orman kadastrosuna) dayanarak iptal ve tescil istediğinden, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanama olanağının bulunmadığı, orman kadastrosunun kesinleşmesiyle taşınmaz kamu malı niteliğini kazandığı ve mülkiyet hakkının Hazineye geçtiği, bu nedenle mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari) bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y.931 – … M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı, çekişmeli taşınmazın … fotoğrafları ve memleket haritasında öncesi orman olduğu gibi mahkemece yapılan keşif sırasında alınan bilirkişi raporlarında dahi çevresiyle birlikte orman bütünlüğü içinde orman örtüsüyle kapalı olduğu, davalının dava konusu taşınmazın fiilen orman olma durumu görmeden ve bilmeden satın almasının yaşam kurallarına ve hayatın olağan akışına uygun olmadığından davalının iyi niyetli olduğunun dahi kabul edilemeyeceği, davalı taşınmazı satın alırken ödediği bedeli sebepsiz zenginleşme kurallarına göre bu yeri kendisine satanlardan geri alabileceği, davalının dayandığı … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1985/25- 1987/81 sayılı davanın tarafları ve hukuki sebebinin farklı olduğundan kesin hüküm kabul edilemeyeceği, … Kadastro Mahkemesinin 1989/213-1998/36 sayılı Hazine, Orman Yönetimi ve gerçek kişiler arasında görülüp kesinleşen orman sınırlamasına itiraz davası sonucunda da davalı taşınmazın orman niteliğinde olduğu belirlenerek davacı kişilerin davasının reddine karar verilmesi nedeniyle bu kararın taraflar arasında kesin hüküm niteliğinde olup tarafları bağlayacağı gözönünde bulundurularak Orman Yönetiminin davasının kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 27/05/2010 günü oybirliği ile karar verildi.