YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3310
KARAR NO : 2010/5340
KARAR TARİHİ : 20.04.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 3/6/2008 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacılar … VE ARK. vekili, davalı … vekili ,davalı …, … tarafından istenilmekle, tayin olunan 25/11/ 2008 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden davacılar … VE ARK. vekili avukat …, davalı … vekilleri avukat … ve avukat … … …, karşı taraftan ORMAN YÖNETİMİ vekili avukat … … …, HAZİNE vekili avukat … … …, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı.
K A R A R
Kadastro sırasında davaya konu … Beldesi, … Mahallesi (… Köyü ) 487 ada 1 parsel sayılı taşınmaz hakkında … ve arkadaşlarının 15/9/1987 tarih 5 sayılı tapu kaydı bulunmakta ise de 1995/28 sayılı davada mülkiyeti uyuşmazlık konusu olduğundan, 487 ada 2 parsel sayılı taşınmaz, hakkında …’nun31/05/1991 tarih 7 sayılı tapu kaydı bulunmakta ise de1994/266 sayılı davada mülkiyeti uyuşmazlık konusu olduğundan,487 Ada 3 Parsel sayılı taşınmaz, hakkında …’nun 31/05/1991 tarih 7 sayılı tapu kaydı bulunmakta ise de1994/266 sayılı davada mülkiyeti uyuşmazlık konusu olduğundan, 487 ada 5 parsel sayılı taşınmaz, hakkında …’ın 10/05/1947 tarih 74 sayılı tapu kaydı bulunmakta ise de 1995/28 sayılı davada mülkiyeti uyuşmazlık konusu olduğundan malik hanesi açık olarak tespit edilmiş, 487 ada 9 parsel sayılı taşınmaz ise kesinleşen orman kadastrosunda orman sınırı içinde kaldığından 3402 Sayılı Yasanın 22. maddesi uyarınca kadastro tespit tutanağı düzenlenmeden sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmiştir
Davacılar Abdulcabbar Kutay mirasçıları genel mahkemede 20.05.1947 tarih ve 74 nolu tapu kaydına dayanarak … Beldesi, … Mahallesi (… Köyü … mevkiindeki) taşınmazın kendi adlarına tescili ve tapu miktarının 4500 m2’den 7000 m2’ye çıkarılmasını talep ederek dava açmışlardır. Pozantı Asliye Hukuk Mahkemesinin 1991/203 – 1993/282 sayılı ilamı ile davanın kısmen kabulüne ve davacıların dayandıkları 1947 tarih ve 74 nolu tapu kaydının miktarının 7220 m2 olarak artırılmasına, (D) harfi ile gösterilen 93 m2 miktarındaki kısmın ise davalılar … ve …’e ait tapu kaydı içerisinde bulunduğundan bu kısma yönelik olarak davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 30.05.1994 tarih 1994/1414-5628 sayılı ilamı ile “yüzölçümü artırımı davaları nizasız kaza türünden davalardan olduğu, ancak bir komşu niza çıkardığına göre genel hükümler çerçevesinde dava açılarak bu ihtilaf halledildikten sonra davaya devam edilmesi gerektiği” belirtilmek sureti ile yerel mahkeme ilamının bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma üzerine yeniden yapılan yargılama sırasında dava konusu olan taşınmazlar hakkında … Mahallesinde yapılan arazi kadastro çalışmalarında 487 ada 2 ve 5 parsel numarası ile kadastro tespit tutanakları düzenlendiğinden Asliye Hukuk mahkemesinin 1994/266-1998/26 sayılı ilamı ile mahkemenin görevsizliğine karar verilerek dosya kadastro mahkemesine gönderilmiştir.
Davacılar … … ve arkadaşları Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 30.05.1994 tarih 1994/1414-5628 sayılı ilamında gösterildiği biçimde davalılar … ve ark. husumet yönelterek 20.05.1947 tarih ve 74 nolu tapu kaydına dayanarak 600 m2 yüzölçümündeki yere el atmanın önlenmesi istemiyle Asliye Hukuk Mahkemesinin1995/28 esas sayılı dosyada dava açmışlar, dava konusu yer hakkında 487 ada 1 ve 3 parsel sayılı tutanaklar düzenlendiğinden mahkemenin görevsizliğine karar verilerek dosya kadastro mahkemesine gönderilmiş kadastro mahkemesinin 1998/610 esasına kaydedilmiştir
Diğer yandan davacı … tapu kaydına dayanarak, 487 ada 5 parselin maliki olduğunu bitişiğindeki bir kısım yerin ise 9 parsel içinde tespit edildiğini ileri sürerek, davacı … ise tapu kaydına dayanarak, 487 ada 4 parselin maliki olduğunu bitişiğindeki bir kısım yerin ise 9 parsel içinde tespit edildiğini ileri sürerek kadastro mahkemesinde dava açmışlar, dava konusu 9 parselle ilgili olarak kadastro tespit tutanağı düzenlenmediğinden, 9 parsel hakkındaki dava için görevsizlik kararı verilerek dosya Asliye hukuk mahkemesine aktarılmış, ancak, Asliye Hukuk mahkemesinin 1999/272 – 341 sayılı kararı ile 10 günlük süre içerisinde görevli mahkemeye müracaat edilmediğini belirterek davanın açılmamış sayılmasına karar vermiştir
Davacı … Yönetimi ise, Kadastro mahkemesinin 1998/157 – 178 sayılı dosyasında 487 ada 5 parsel sayılı taşınmazın kesinleşen orman tahdidi içinde bulunduğunu belirterek kadastro tespitine itiraz davası açmıştır.
Mahkemece tüm davalar birleştirildikten sonra 17/07/2002 gün ve 1998/609-2002/95 sayılı karar ile davanın kısmen kabul kısmen reddine 487 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 1811 m2 ve 487 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 15/01/2001 tarihli krokide (A) ile gösterilen 86 m2 yüzölçümündeki bölümü iptal edilerek ilavesiyle, 4 adet kargır ev niteliğinde 1897 m2 yüzölçümünde … ve … … adına, 487 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 15/01/2001 tarihli krokide gösterilen 4213 m2 ve iki katlı iki ev niteliğinde … adına, 487 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 15/1/2001 tarihli krokide gösterilen 4828 m2 bahçe ve kargir ev niteliğinde … mirasçıları adına, 487 ada 5 parsel sayılı taşınmazın 1/7/2002 tarihli krokide (A) ile gösterilen 1482 m2 yüzölçümündeki bölümünün … kargır ev niteliğinde … adına, 487 ada 5 parsel sayılı taşınmazın 01/07/2002 tarihli krokide (C) ile gösterilen 27 m2 yüzölçümündeki ve (B) ile gösterilen 373 m2 yüzölçümündeki bölümünün orman niteliğinde Hazine adına tesciline, 20/9/2001 tarihli krokide (E) ile gösterilen 457 m2 yüzölçümündeki ve 01/07/2002 tarihli krokide (D) ile gösterilen 196 m2 yüzölçümündeki taşınmaz hakkında tespit tutanağı düzenlenmediğinden Kadastro Mahkemesinin görevsizliğine istek halinde Asliye Hukuk Mahkemesini gönderilmesine ilişkin verilen kararın taraflarca temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 01/07/2004 gün ve 2003/191-2004/7007 sayılı karar ile (Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli olmadığı, uzman orman ve … bilirkişilerinin müşterek olarak düzenledikleri raporda, yörede 1951 yılında kesinleşen orman tahdidine göre dava konusu olan 487 ada 1, 2, 3 parsel sayılı taşınmazların tahdit dışında kaldığını, 487 ada 5 parselin ise, (A) harfi ile gösterilen 1482 m2 miktarındaki kısmının tahdit dışında, (B) harfi ile gösterilen 373 m2 ve (C) harfi ile gösterilen 27 m2 miktarındaki bölümün tahdit içinde, (D) harfi ile gösterilen 196 m2 miktarındaki tesbit tutanağı düzenlenmeyen bölümün ise tahdit dışında kaldığı, 9 nolu orman parseli içinde yer alan (E) harfi ile gösterilen 457 m2 miktarındaki kısmın ise tahdit dışında kaldığını açıklayarak taşınmazların tahdit hattına göre konumlarını gösteren kroki düzenlemiş ise de, bir örneği dosyada yer alan tahdit haritasında (723, 719, 718, 717, 1230 ve 714 …) orman sınır noktalarını birleştiren hat ile karara dayanak alınan (bilirkişiler) tarafından düzenlenen krokide, aynı noktaları birleştiren hat arasında açı, eğim, yön ve uzaklık bakımından benzerlik yoktur. Ayrıca, dosyada bulunan tahdit haritasında 1252, 1253, 728 ve 727 nolu orman tahdit noktaları gösterilmemiş olup, harita bu nedenle yetersizdir ve uzman bilirkişilerin 1252, 1253, 727 ve 728 nolu orman tahdit noktalarına ilişkin olarak yaptığı uygulamada denetlenememiştir. Kaldı ki; dosyaya tahdit tutanakları da getirtilmeden inceleme yapılmıştır. Belirtilen nedenlere ve tahdit haritası ile çelişen (krokiye) dayanılarak hüküm kurulamayacağı bu nedenle mahkemece önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç uzman orman mühendisi ve bir harita mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden keşif yapılarak6831 Sayılı Yasaya göre orman kadastrosu ve 2/B madde uygulama yönetmeliğinin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastro Teknik İzahnamesinin 49. maddesi çerçevesinde yöntemince uygulama yapılması bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmesi, çekişmeli taşınmazların kesinleşen orman tahdidi içinde kaldıkları belirlendiğinde davacı gerçek kişilerin dayandıkları tapu kayıtlarının imar ve ihya edilerek tarla haline getirildiği belirtilmek sureti ile idari yoldan oluştuğu ve bu nitelikteki tapu kayıtlarının davalılar Orman Yönetimi ile Hazineyi bağlamayacağı göz önüne alınarak bir karar verilmesi gereğine değinilmiştir.
Hazine 26/06/2007 tarihli dilekçe ile çekişmeli taşınmazların … niteliğinde olduğu iddiasıyla davaya katılmıştır
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davacı gerçek kişilerin davasının reddine, katılan … Yönetiminin davasının kabulüne, … Beldesi … Mahallesi 487 ada 5 parsel sayılı taşınmazın 04/10/2006 tarihli krokide (B) ve (C) ile gösterilen bölümlerinin orman niteliği ile Hazine adına tesciline,487 ada 1, 2 ve 3 sayılı parsellerin aynı krokide (E) ile gösterilen bölümü dışında kalan kısmı ile 5 sayılı parselin (A) ile gösterilen bölümünün … niteliği ile özel siciline kayıt ve tesciline aynı krokide (E) ve (D) ile gösterilen taşınmazlara yönelik davaya bakmakta mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, hüküm davacılar … VE ARK. vekili, davalı … vekili, davalı …, …, davacı … YÖNETİMİ vekili, katılan … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna, ve çekişmeli taşınmazın, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada 487 ada 5 parsel sayılı taşınmazın 04/10/2006 tarihli krokide (B) ve (C) ile gösterilen bölümlerinin kesinleşen orman sınırı olduğunun saptandığına, aynı krokide (E) ve (D) ile gösterilen taşınmazların tespit tutanağı düzenlenmeyen 9 sayılı parsel içinde kaldığı ve bu taşınmazlar hakkındaki davaya bakmakta kadastro mahkemesi görevli olmayıp, genel mahkemelerin görevli olduğunun anlaşıldığına, yine bilirkişi krokisinde 487 ada 1 ve 2 parsellerin tamamı ile 3 sayılı parselin krokide (E) ile gösterilen bölümü dışında kalan kısmı ile , 487 ada 5 sayılı parselin (A) ile gösterilen bölümünün … niteliğinde olduğu, çünkü, Yargıtay H.G.K. nun 31.01.2002 tarih 2000/8-1836-13 sayılı ilamında belirtildiği gibi çekişmeli taşınmazın bulunduğu (… Beldesi, … Mahallesi) mevkii herkesçe bilinen maruf ve meşhur “tekiryaylası” olduğu, eski tarihli memleket haritasında dahi “… Yaylası” olarak harita üzerinde … olup, bu taşınmazın bulunduğu yerde yaygın yapılaşma ve yerleşme olgusundan, halkın serinlemek için yaz aylarında kullandığı, öncesi … olan yerin sakinleri tarafından amacının dışında kullanılarak … evler yapmak sureti ile yapılaşma ve yerleşmeye sebebiyet vermeleri taşınmaz ile etrafının öncesinin kadim … olduğu gerçeğini ortadan kaldırmayacağı,öncesi kadim, maruf ve meşhur bir … iken sonradan yaygın bir yapılama haline getirilen ve …’ya nazaran daha serin olduğu için halk arasında da … olarak anılmaktadır şeklindeki düşünceler ile çekişmeli taşınmazın özel mülkiyete konu hale getirilmesi doğru olmadı. Keza, aynı yerle ilgili bir çok taşınmaz hakkında dava açıldığı ve yerel
mahkemelerce verilen kararların temyiz incelemesinin bir kısmının Dairemiz, bir kısmının da 14. Hukuk Dairesince yapıldığı, gerek Dairemiz ve gerekse 14. Hukuk Dairesi (örneğin 14. Hukuk Dairesinin 03.04.2008 tarih 2008/3420-4597 sayılı) kararlarında ” … eski bir belde veya köyün yerleşim merkezi ve ona yeterli olacak etrafındaki bağ ve bahçe yerleri ile tarım alanları hakkında ileri sürülen … iddiasının yöntemince kanıtlanmadığı sürece bu yerlerin … kabul edilemeyeceği ve bu bölümlerde varlığı tesbit edilen özel mülkiyet alanlarının korunacağı … eski bir köy olan … Köyü ilk yerleşim alanı ve etrafındaki bağ, bahçe ve tarım alanlarının … Gediğinden … Deresini takiben Otobana ulaşan hattın kuzeyini oluşturan ve içerisinde … Mahallesi, …, …, Ayvabeyi, …, …, Sögütlü, … ve … gibi bölgeleri içine alan bölümlerin köyün eski yerleşkesi olarak kabul edildiği, yukarıda hattı belirtilen … Gediği ve … Deresinin güneyini teşkil eden bölgelerin ise sonradan yerleşime açılan ve kullanılmaya başlanan orman ve … yerleri olduğunun” kabul edildiği, yapılan uygulamaya ve bilirkişi tarafından düzenlenen birleşik haritaya göre, 487 ada 1 ve 2 parsellerin tamamı ile 3 sayılı parselin krokide (E) ile gösterilen bölümü dışında kalan kısmı ile 487 ada 5 sayılı parselin (A) ile gösterilen bölümünün … niteliğinde olduğunun anlaşıldığına, gerçek kişilerin dayandığı bu taşınmazları uygulanan tapu kayıtlarının imar ve ihya edilerek tarla haline getirildiği belirtilmek sureti ile idari yoldan oluştuğu ve bu nitelikteki tapu kayıtlarının davalılar Orman Yönetimi ile Hazineyi bağlamayacağı gibi 487 ada 5 parselin fiilen tüm yönlerinin orman ile çevrili olup tapu kaydında … olan sınırları zeminde mevcut olmadığından buraya uyduğu kabul edilemeyeceğine göre, bu taşınmazlar hakkındaki yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının … ve Hazine dışındaki temyiz edenlere yükletilmesine ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 550.00.-YTL. vekalet ücretinin davacılar … VE ARK., davalı …, davalı …, …’ten davalıdan alınarak davacı … YÖNETİMİ ve katılan HAZİNEYE verilmesine, aşağıda … onama harcının temyiz eden gerçek kişilere ve Orman Yönetimine ayrı ayrı yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 20/04/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.