YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/337
KARAR NO : 2010/3142
KARAR TARİHİ : 15.03.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve davalı Hazine vekili ile müdahiller …, … ve … … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 27.01.2007 gün ve 2007/509-1041 sayılı bozma kararında özetle: “1) Davacı …’in temyiz itirazları bakımından;
Mahkeme hükmü …’e 04/08/2005 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi ise, H.Y.U.Y.nın 432. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra … tarafından 12/09/2005 tarihinde verilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 Sayılı İnançları Birleştirme Kararı uyarınca, Yargıtayca da bu yolda karar verilebileceğinden, süresinden sonra yapılan temyiz isteminin REDDİNE, …’den alınan peşin harcın istek halinde iadesine,
2) Davacı … ve arkadaşlarının temyiz itirazları bakımından;
İncelenen dosya kapsamına göre, davacı Havva Keskin ve mirasçılarının dava konusu taşınmazlarda zilyet olmadıkları gibi dayandıkları tapu kaydı ile gitti kayıtları icelendiğinde …’nın hissesini sattığı anlaşıldığı gibi, zilyetlikle birleşmeyen tapu kaydının bir hüküm ifade etmeyeceğinden, davacı Havva Keskin mirasçılarının açtığı davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından temyiz istemlerinin REDDİNE,
3) Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarına gelince,
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; dosyada bulunan ve hükme esas alınan 07.06.2004 tarihli kroki ile Dairenin 19.06.2006 tarihli iade kararı üzerine aynı bilirkişilerce düzenlenen 24.12.2006 tarihli ek rapor ve kroki birbirleri ile çelişkili olup, ek rapora göre taşınmazların daha fazla bölümü orman tahdidi içinde kalmaktadır. Hükme dayanak alınan bilirkişi raporu tahdit haritası ile çelişkili olup, bu krokiye dayanılarak hüküm kurulamaz.
Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra;
A- Davacı … (…) ve mirasçılarının davasının reddine,
B- Davacı … ve müdahil davacılar …, …… ve …’nun davasının kısmen kabulü, kısmen reddi ile,
1-a) … İli, … İlçesi (… …Mahallesi) 122 ada 1 parsel nolu taşınmazın orman bilirkişi heyetinin 02.02.2009 tarih ve 11.05.2009 havale tarihli ek raporunda (A1) harfi ile gösterilen 2378,45 m2, (A2) harfi ile gösterilen 11238,68 m2 ve (B1) harfi ile gösterilen 1273,63 m2’lik kısımlar yönünden Orman İdaresinin davasının kabulü ile bu yerlerin orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline,
b) Bilirkişi heyetinin ek raporunda (B2) harfi ile gösterdiği 7965,05 m2’lik kısım müdahil davacı … murisi … mirasçıları adlarına payları oranında tapuya tesciline,
2-a) … İli, … İçesi (… …Mahallesi) 122 ada 4 parsel nolu taşınmazın (B1) harfi ile gösterdiği 205,71 m2’lik kısım orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline,
b) Bilirkişi heyetinin ek raporunda (B2) ile gösterdiği 103,83 m2’lik kısım müdahil … adına tapuya tesciline,
3-a) … İli, … İlçesi (… …Mahallesi) 122 ada 3 nolu parselin bilirkişi heyetinin ek raporunda (B1) harfi ile gösterdiği 209,04 m2’lik kısmının orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline,
b) Bilirkişi heyetinin ek raporunda (B2) harfi ile gösterilen 248,30 m2’lik kısmının ise müdahiller…ve … adına 1/2 hisse oranında tapuya tesciline,
4- … İli, … İlçesi (… …Mahallesi) 122 ada 8 parsel nolu taşınmazın üzerinde yer alan okul ile birlikte … İl Özel İdaresi adına tapuya tesciline,
5-a) … İli, … İlçesi (… …Mahallesi) 122 ada 2 parsel nolu taşınmazın bilirkişi heyetinin ek raporunda (B1) harfi ile gösterilen 76,87 m2 kısmının orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline,
b) Bilirkişi heyetinin ek raporunda (B2) harfi ile gösterilen 239,46 m2’lik kısmının ise müdahil davacı … murisi olan … mirasçıları adlarına payları oranında tapuya tesciline,
6- … İli, … İlçesi (… …Mahallesi) 121 ada 9 parsel nolu taşınmazın müdahil davacı … murisi olan … mirasçıları adlarına payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ve davalı Hazine vekili ile müdahiller …, … ve … … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 22.10.1979 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılmasına ve uzman orman bilirkişi raporuna göre, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; çekişmeli taşınmazlardan 121 ada 8 parselin hüküm yerinde bir maddi hata sonucunda ada numarasının 122 olarak yazılması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hükmün 4 nolu bendinde yer alan “122 ada 8 parsel nolu taşınmazın … ” cümlesi kaldırılarak, bunun yerine, “ 121 ada 8 parsel nolu taşınmazın …” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimi ve gerçek kişilere ayrı ayrı yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 15/03/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.