Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/3680 E. 2010/6999 K. 26.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3680
KARAR NO : 2010/6999
KARAR TARİHİ : 26.05.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki elatmanın önlenmesi ve kal davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … vekili, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Köyü Kovaburun mevkiinde bulunan taşınmaz hakkında davalı tarafından açılan tescil davasının 2. Asliye hukuk mahkemesinin 1998/172-2002/617 sayılı kararıyla reddedilerek kesinleştiğini, kesinleşen dosyanın yargılaması sırasında (B) ve (C) ile gösterilen (3701 m2) bölümlerin 2/B madde sahası ve (B) bölümünde iki adet … olduğunun, (A) bölümünün de Hazineye ait ollduğunun belirlendiğini, bu nedenle (B) bölümündeki yapıların kal’ine ve davalının elatmasının önlenmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulü ile 05.10.2005 tarihli … bilirkişi raporunda (A)=1296 m2, (B)=1492 m2, (C)=1523 m2 ve (D)=142 m2 ile gösterilen bölümlere davalının elatmasının önlenmesine ve bu bölümler üzerindeki yapıların kal’ine ve taşınmazların Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 2/B madde sahasında kalan taşınmaza elatmanın önlenmesi ve kal istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1987 yılında yapılarak dava tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi ise 1956 yılında kesinleşmiştir. Taşınmaz bu çalışmada deniz kumluğu olarak tespit harici bırakılmıştır.
Hazine davasını kesin hüküm nedenine dayalı olarak açmıştır. Gerçekten de … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/172 esas numarasında kayıtlı, … tarafından Hazine ve … Belediye Başkanlığı aleyhine 13.03.1998 gününde açılan ve temyize konu davanın tarafları hakkında kesin hüküm oluşturan davanın yargılaması sonunda , tescil davasına konu taşınmazın B (1629 m2) ve C (1235 m2) işaretli bölümünün 1987 yılında kesinleşen 2/B madde sahasında kaldığı, A bölümünün (836 m2) ise tarım alanı olmakla birlikte imar-ihya şartlarının gerçekleşmediği belirlenerek davanın reddine karar verilmiş, karar Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 08.07.2003 gün 3925-5127 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir.
Temyize konu dosyada hükme esas alınan 05.10.2005 tarihli … bilirkişi krokisi, kesinleşen dosyada hazırlanan 03.06.2002 tarihli krokiye şekil olarak benzemekteyse de, (A), (B) ve (C) bölümlerinin yüzölçümünün değişik hesaplandığı, (D) bölümünün ise kesinleşen dosyanın krokisinde hiç bulunmadığı, 1344 (yenileme ile 118 ada 1) parsel numaralı orman parseli içinde kaldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, kesin hüküm oluşturan dosyanın krokisi ile bağlı kalınmadan ,yeniden yapılan hesaplamaya göre karar verilmesi doğru olmadığı gibi, (B) ve (C) işaretli taşınmaz bölümlerinin içinde bulunduğu 2/B parseli ile (D) bölümünün içinde bulunduğu 118 ada 1 parsel numaralı orman parselinin tapuda kayıtlı olup olmadığı da araştırılmadan hüküm kurulmuştur.
O halde mahkemece, davanın kesinleşen dosya krokisine bağlı olarak açıldığı ve hakimin talepten fazlaya karar veremeyeceği düşünülmeli, 1998/172 sayılı dosyada hükme esas alınan 03.06.2002 tarihli kroki … bilirkişi aracılığıyla zemine uygulanmalı,sonradan çizilen 05.10.2005 tarihli krokideki miktarların değişmesinin sebebinin ne olduğu belirlenmeli, 2/B parselinin hazine adına tescil edilmiş olup olmadığı Tapu Sicil Müdürlüğünden sorulmalı ve zaten Hazine adına tescil edilmişse (B) ve (C) bölümleri hakkında yeniden tescil kararı verilmeden, yalnızca bu bölümler üzerindeki yapıların kaline ve elatmanın önlenmesine karar verilmeli, (A) bölümü ise halihazır niteliği ile Hazine adına tescil edilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 26/05/2010 günü oybirliği ile karar verildi.