Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/3796 E. 2010/10285 K. 21.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3796
KARAR NO : 2010/10285
KARAR TARİHİ : 21.07.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 104 ada 97 parsel sayılı 9202.46 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 327 nolu vergi kaydına dayanılarak davalı adına tesbit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine ve dava konusu parselin tespit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hükmün davacı … Yönetimi tarafından temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 05/06/2006 tarih, 2006/2820-7849 sayılı kararı ile bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma ilamında: “Dosyada mevcut 10.09.2003 tarihli keşif sonucu orman bilirkişi … Dönmez tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın (A) ile gösterilen kısmının memleket haritasında yeşil orman alanları içinde kaldığı ve orman sayılan yerlerden olduğu, 21.02.2005 tarihli keşif sonucu orman bilirkişiler Zekai Duysak, Hulusi Aksarı ve … Dönmez tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda da çekişmeli taşınmazın (A) ile gösterilen 5448.92 m2’lik kısmının memleket haritasında yeşil orman alanı içinde kaldığı yeşil alanın tamamının yüzölçümünün 3 hektardan … olması, orman sınırlarının dışında bulunması ve çevresinin tamamen tarım alanı olması nedeniyle 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesinin 1 fıkrasına göre taşınmazın tamamının orman sayılmayan yerlerden olduğu sonucuna varıldığı ve mahkemece bu rapor dayanak alınarak hüküm kurulduğu, 6831 Sayılı Yasanın 1/F maddesi hükmüne göre “orman sınırları içinde veya bitişiğinde tapulu, orman sınırları dışında ise her türlü tasarruf belgeleriyle özel mülkiyette bulunan ve tarım arazisi olarak kullanılan, dağınık veya yer yer küme ve sıra halindeki her nevi ağaç ve ağaççıklarla örtülü yerler” 1/G maddesi hükmüne göre ise “orman sınırları dışında olup, yüzölçümü üç hektarı aşmayan sahipli arazideki her nevi ağaç ve ağaççıklarla örtülü yerler orman sayılmaz.” Hükmünün bulunduğu, Yasanın 1/F ve (G) fıkralarında sözü edilen sahipli araziden tapulu olan taşınmazların kastedildiği, çekişmeli taşınmazın tespit tutanağı tapu kaydına dayanılarak düzenlenmediği gibi davalıların da herhangi bir tapu kaydına dayanmadıkları, bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen bölümün öncesi orman sayılan alan olması nedeniyle somut olayda Yasanın 1/F ve (G) fıkralarının uygulanma olanağı bulunmadığından, bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen bölüm hakkında davanın kabulü ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne 104 ada 97 parselin kadastro tutanağının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tupaya kayıt ve tesciline, (A) ile gösterilen 5448.92 m2’lik bölümü yönünden davanın kabulü ile Hazine adına tespit ve tesciline, (B) ile gösterilen 3753.08 m2’lik bölümünün davalı adına tespit gibi tesciline karar verilmiş, daha sonra bu karar “ bilirkişi kurulunun 15/06/2005 tarihli raporu esas alınarak raporda (A) harfi ile gösterilen 5448.92 m2’lik kısım yönünden davanın kabulü ile son parsel numarası verilmek suretiyle Hazine adına tespit ve tesciline, bilirkişi kurulunun 15/06/2005 tarihli raporunda (B) harfi ile gösterilen 375354 m2’lik kısım yönünden davanın reddine, değişen yüzölçümü ile bu miktar yönünden taşınmazın davalı … kızı … adına tespit gibi tesciline “ şeklinde düzeltilmiştir. Bu kararın da davacı … Yönetimi tarafından temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 07/05/2007 tarih, 2007/ 4214-5869 sayılı kararı ile hüküm düzeltilerek onanmış, hüküm fıkrasının 1. ve 2. bentleri tamamen kaldırılarak bunun yerine hükmün 1. bendine “ Davanın kısmen kabulü ile İzmir ili … Köyü Açöldüren mevkiinde bulunan 104 ada 97 nolu parselin kadastro tespitinin iptali ile bilirkişi kurulunun 15.6.2005 tarihli raporu esas alınarak raporda (A) harfi ile gösterilen 3753,54 m2’lik kısmın son parsel numarası verilerek orman niteliği ile Hazine adına, (B) harfi ile gösterilen 5448,92 m2’lik kısmın tespit gibi davalı … adına tapuya tesciline” cümlesinin yazılmasına karar verilmiştir. Orman Yönetiminin karar düzeltme istemi de reddedilmiştir. Orman Yönetimi bu kez kararın infazı için tapu sicil müdürlüğüne gönderildiği, çekişmeli taşınmazın kadastro sırasında 9202.46 m2 yüzölçümü ile tespitinin yapıldığı, yargılama sırasında yapılan keşifte (A) harfi ile gösterilen 3753.54 m2’lik bölümünün en eski tarihli memleket haritasında açık alan, (B) harfi ile gösterilen 5448.92 m2’lik bölümünün ise yeşil renkli orman alanında kaldığının belirlendiği halde kararda (A) ve (B) harflerinin yanlış yazıldığı, Bergama Kadastro Müdürlüğünün 26/10/2009 tarih ve 1180 sayılı yazısında bu çelişki nedeniyle mülkiyet durumu etkileneceğinden infazın yapılamayacağının bildirildiğini ileri sürerek hükmün tavzihini istemiştir. Mahkemece kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, mahkemenin kesinleşen bu kararı tavzih etme yetkisinin bulunmadığı, kaldı ki tavzih şartlarının da oluşmadığı gerekçesi ile istem reddedilmiş, bu ek karar Orman Yönetimi tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Orman Yönetimi isteminin mahkemece tavzih istemi olarak değerlendirilmesi doğru değildir. Dosyanın geçirmiş olduğu tüm aşamalar incelenip değerlendirildiğinde Yargıtay’ın düzeltilerek onama kararının maddi hatadan kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Çekişmeli taşınmazın bilirkişi rapor ve krokilerinde 5448. 92 m2’lik bölümünün yeşil renkli orman alanı, 3753.54 m2’lik bölümünün ise açık alanda tarım alanı olduğu tartışmasızdır. Hüküm yerinde bilirkişi raporlarının (A) ve (B) olarak belirlenen bölümlerinin yer değiştirdiği açıkça bellidir. Maddi hatalar süreye bağlı kalmaksızın her zaman düzeltilebilir. Bu nedenle yönetimin istemi maddi hatanın düzeltilmesi olarak değerlendirilip bu doğrultuda bir hüküm kurulması gerekirken yanlış görüşle istemin reddi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 21.07.2010 günü oybirliği ile karar verildi.