Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/3832 E. 2010/6775 K. 24.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3832
KARAR NO : 2010/6775
KARAR TARİHİ : 24.05.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi, … ve davalılardan Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … İlçesi … Köyü 161 ada 37 parsel sayılı 5764,21 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 25.08.1998 tarih 46 nolu tapu kaydına dayanılarak 2/B madde uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarıldığından bağ vasfı ile Hazine adına tespit edilmiş ve beyanlar hanesine … …’in kullanımında olduğu şerh verilmiştir. 161 ada 70 parsel sayılı 2915,07 m2 yüzölçümündeki taşınmaz çalılık niteliği ile … …’in kullanımında olmasına rağmen tahdit haritasında orman alanı içinde kaldığı anlaşıldığından Hazine adına tespit edilmiştir.145 ada 39 parsel sayılı 10493,37m2 yüzölçümündeki ve 145 ada 41 parsel sayılı 4105,85 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar 25.8.1998 tarih 25 nolu tapı kaydına dayanılarak 2/B madde uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarıldığından tarla vasfı ile Hazine adına tespit edilmiş ve beyanlar hanesine … …’in kullanımında olduğu şerh verilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazların orman tahdit sınırları içinde orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla, davacı …, çekişmeli 161 ada 37 ve 70 numaralı parsellerin 05.04.1968 tarih 12 nolu tapu kaydı kapsamında kaldığı, 145 ada 39 ve 41 numaralı parsellerinde … yıllardır zilyetliğinde olduğu, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile mülk edinme şartlarının ile yararına gerçekleştiği iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece davacı …’in davasının reddine, Orman Yönetiminin davasının kısmen kabulüyle 161 ada 37 parselin (A) ile gösterilen 137,38 m2’lik kısmının Orman vasfı ile Hazine adına, (B) ile gösterilen 5626,83 m2’lik kısmının tespit gibi Hazine adına, 161 ada 70 parselin (A) ile gösterilen 1078,35 m2’lik kısmının orman vasfı ile Hazine adına, (B) ile gösterilen 1836,62 m2’lik kısmının tespit gibi Hazine adına, 145 ada 39 parselin (B) ile gösterilen 7350,74 m2’lik kısmının orman vasfı ile Hazine adına, (A) ile gösterilen 2914,13 m2 ve (C) ile gösterilen 228,50 m2’lik kısımlarının tespit gibi Hazine adına, 145 ada 41 parselin (E) ile gösterilen 2538,41 m2’lik kısmının orman vasfı ile Hazine adına, (D) ile gösterilen 1564,47 m2’lik kısmının tespit gibi Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davacı … Yönetimi, … ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1947 tarihinde 3116 Sayılı Yasa gereğince yapılan orman kadastrosu ile 23.03.1979 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması ve 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamından, çekişmeli taşınmazların yörede 1947 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman tahdidinde tahdit sınırları içinde olman alanı olduğu, 1979 yılında yapılan aplikasyon ve 2. madde uygulaması ile 161 ada 37 parselin (B) ile gösterilen 5626,83 m2, 161 ada 70 parselin (B) ile gösterilen 1836,62 m2, 145 ada 39 parselin (A) ile gösterilen 2914,13 m2 ve (C) ile gösterilen 228,50 m2; 145 ada 41 parselin (D) ile gösterilen 1564,47 m2’lik kısımlarının 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması ile Hazine lehine orman sınırları dışına çıkarıldığı ve Danıştay 8. Dairesinin aplikasyon ve 2. madde uygulamasına ilişkin iptal kararının dava konusu taşınmazların bulunduğu bölmeyi kapsamadığı uygulamanın çekişmeli taşınmazlar yönünden 23.03.1979 tarihinde ilan edilerek kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Davacı gerçek kişi ise, 145 ada 39 ve 41 parseller yönelik olarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiası ile 161 ada 37 ve 70 parseller yönelik olara ise 05.04.1968 tarih 12 nolu tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Çekişmeli taşınmazların 161 ada 37 parselin (B) ile gösterilen 5626,83 m2, 161 ada 70 parselin (B) ile gösterilen 1836,62 m2, 145 ada 39 parselin (A) ile gösterilen 2914,13 m2 ve (C) ile gösterilen 228,50 m2; 145 ada 41 parselin (D) ile gösterilen 1564,47 m2’lik kısımlarının 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdit haritası içinde bulunduğu, daha sonra XXXVII poligon numarası verilerek 23.03.1979 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması sonucu nitelik kaybı nedeniyle orman rejimi dışına çıkarıldığı, 161 ada 37 parselin (A) ile gösterilen 137,38, 161 ada 70 parselin (A) ile gösterilen 1078,45 m2, 145 ada 39 parselin (B) ile gösterilen 7350,74 m2 ve 145 ada 41 parselin (E) ile gösterilen 2538,41 m2’lik kısımlarının ise orman tahdit sınırları içinde orman alanı olduğu anlaşıldığı gibi bu konular mahkemenin de kabulündedir. Dava konusu taşınmazlar, 1947 yılında kesinleşen orman tahdidi içinde kalmakla, dayanak tapu kaydı yasal değerini yitirmiştir. Kamu malı olan orman niteliğindeki taşınmazlar hakkında, özel mülklerin bağlı olduğu yasa hükümleri uygulanamaz. Bu nedenle, tapu kaydı geçerli bir hukuki sebebe dayanılarak oluşturulmadığından yasanın koruyuculuğu altında bir kayıt olarak değerlendirilmesi olanaksızdır.
Kaldı ki; dayanak tapu kaydı miktarı ve sınırları itibariyle çekişmeli yere uymamaktadır. Aksi düşünüldüğünde de 1744 Sayılı Yasanın 2/1. maddesi gereğince nitelik kaybı nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılan yer, orman tahdidinin kesinleştiği tarihten daha önceki zamanlarda tapuya kayıtlı olsa dahi, mülkiyeti tapu sahibine intikal etmez. Çünkü, 1744 Sayılı Yasanın 2/2. maddesinde … “ Evvelce sınırlaması yapılmış ve fakat yukarıdaki fıkra hükümlerine (aynı maddenin birinci fıkrası) uymadığı anlaşılan ….sınırlamaların düzeltilmesi sonucu orman sınırları dışına çıkartılacak yer, sınırlaması itirazsız kesinleşmiş tapulu arazi ise, mülkiyeti tekrar tapu sahiplerine intikal eder” hükmü, sadece ilk orman kadastrosunun yapıldığı tarihinden daha önceki zamanlarda ve öncesi de orman olmayan yerler için oluşturulan taşınmazların öncesinin orman sayılan yer olması ve 1744 Sayılı Yasanın 2/1. maddesi gereğince 15.10.1961 tarihinden önce nitelik kaybetmesi nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılması halinde, o yer orman sınırı içine alınmadan önce tapuda kayıtlı olsa dahi, tapu
kaydı özel mülkiyete konu olmayan orman sayılan yerde oluşturulduğu için yolsuz tescil niteliğinde olacağından, yine bu tapu kaydına değer verilemez ve o yerin mülkiyeti tapu sahiplerine intikal etmez. 1744 Sayılı Yasanın 2/6 maddesi gereğince çıkartılan ve 22 Temmuz 1974 tarihli Resmi Gazete Yayınlanarak yürürlüğe giren “Orman Sınırları Dışına Çıkartılacak Yerler Hakkında Tüzük”ün 34. maddesi “Orman Kadastro ekipleri; düzenleyecekleri tutanaklarda orman sayılmaması gerektiği ve tapulu bulunduğu halde, orman sınırları içine alınmış ve sahibi tarafından itiraz edilmediği için orman sayılan yer haline dönüşmüş ve fakat 6831 Sayılı Orman Yasasının değişik 2. maddesine göre orman sınırı dışına çıkarılması gerekli olan yerleri, tapu sahibi kimliğini, tapunun tarih ve numarasını yazmak suretiyle ayrı bir madde halinde belirler. Bu gibi yerler … fotoğraflarına ve haritalarına işlenir veya yersel ölçüleri yapılır”. Yine aynı Tüzüğün 41/2. maddesi “inceleme kurulları … esasen orman sayılmayan yerlerden olduğu neticesine vardıkları yerler hakkında 6831 Sayılı Yasanın değişik 2. maddesine göre inceleme yapamazlar”. Yasanın ve yukarıda … tüzük hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi sonucu; 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2/2 maddesi gereğince orman rejimi dışına çıkartılan yerlerin mülkiyetinin tekrar tapu sahiplerine intikal edebilmesi için;
1- Taşınmazın öncesi orman olup da bilim ve … bakımından nitelik kaybetmesi nedeniyle 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesinin birinci fıkrası gereğince orman reijmi dışına çıkartılan yer olmamalıdır (Bu tür yerler ister itiraz sonucu, isterse itiraz edilmeden kesinleşen orman sınırı içinde kalmışsa o yer tapulu olsa dahi mülkiyeti tapu sahibine intikal etmez.). Çünkü, tapu kaydı yolsuz tescil niteliğinde olduğundan sahibine hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmamıştır.
2- 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesinin birinci fıkra hükümlerine uymadığı, yani aslında orman olmadığı ve tapulu bulunduğu halde, yanlışlıkla orman sınırı içine alınmış ve sahibi tarafından itiraz edilmediği için hukuken orman sayılan yer haline dönüştüğü anlaşılarak, nitelik kaybetme ya da etmeme konusunda inceleme kurulları tarafından hiçbir araştırma yapılmadan, orman sınırlarının düzeltilmesi sonucu 2. maddenin ikinci fıkrası gereğince orman sınırları dışında bırakılmalıdır.
3- Çekişmeli taşınmazı içine alan ilk orman kadastrosu itirazsız kesinleşmiş olmalıdır (Çünkü, taşınmazı içine alan orman kadastrosu itiraz sonucu kesinleşirse, bu durum o yerin öncesinin orman olduğunu, dolayısıyla taşınmazın orman sınırı içine alınmasından önce oluşturulan tapu kaydının aslı orman olan yerde yolsuz olarak oluşturulduğu itiraz sonucu belirlenmiş olduğundan, malikine mülkiyet hakkı kazandırmaz).
4- Dayanılan tapu kaydı, taşınmaz orman sınırları içine alınmadan önce oluşturulmuş olmalı ve yüzölçümü ile geçerli olarak çekişmeli taşınmazı kapsamalıdır.
5- Dayanılan tapu kaydı,13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasa gereği devletleştirilmemiş olmalıdır ya da devletleştirilmiş sayılmamalıdır.
6- Dayanılan tapu kaydı, 3116 Sayılı Yasanın Muvakkat 1. maddesi ya da başka bir kamulaştırma Yasası gereğince kamulaştırılmış olmamalıdır.
7- Orman sınırlamasının düzeltilmesi sonucu orman sınırı dışında bırakma işlemi 1744 Sayılı Yasanın yürürlükten kalktığı 1 Ocak 1984 tarihine kadar tamamlanmış olmalıdır.
1744 Sayılı Yasanın 2/2 maddesinde, açıkça orman sayılmaması gerektiği ve tapulu bulunduğu halde, orman sınırı içine alınan yerlerden söz edilmiştir.
O halde; somut uyuşmazlıkta, davacının tutunduğu tapu kaydı orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten önce oluşturulmuş ise de, dava konusu taşınmazın öncesi orman olmaması nedeniyle 1744 Sayılı Yasanın 2/2 maddesi hükmü gereğince orman sınırının düzeltilmesi sonucu orman sınırı dışına çıkarılmayıp aynı yasanın 2/1 maddesi hükmüne göre öncesi orman olduğu; ancak, orman niteliğini kaybettiğinden orman rejimi dışına çıkartıldığından yine bu taşınmazın orman sınırları içine alınmasından önce oluşturulan bir tapu kaydı bulunsa dahi, özel mülkiyete konu olmayan ve asıl niteliği orman olan taşınmaz için oluşturulan tapu kaydı yolsuz tescil niteliğinde bulunduğu ve sahibine hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağından bu tür kayıtlara 1744 Sayılı Yasa uygulamasında yine değer verilemeyeceği ve 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. maddesinin 01 Ocak 1984 tarihinde yürürlüğe giren 2896 Sayılı Yasa ile değiştirildiği, 3402 Sayılı Yasanın ilgili fıkralarının yukarıda … Anayasa Mahkemesi kararları ile 1988 ve 1989 yıllarında iptal edildiğinden kadastro tesbitinin yapıldığı 1998 yılında davacı kişilerin yararlanacağı bir yasa hükmü bulunmadığı belirlenerek … biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının Orman Yönetimi ve gerçek kişiye ayrı ayrı yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 24/05/2010 günü oybirliği ile karar verildi.