YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3925
KARAR NO : 2010/5355
KARAR TARİHİ : 20.04.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan İsmigül Sofular tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … YÖNETİMİ, … KÖYÜ 256 parsel sayılı taşınmazın orman kadastro sınırları içinde kaldığını ve özel mülkiyete konu olamayacağını ileri sürerek, orman sınırı içinde kala kısmının tapu kaydının iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır
Mahkemece davanın KABULÜNE, davaya konu 256 parsel sayılı taşınmazın teknik bilirkişinin krokisinde (A) ile gösterilen 1035 m2 yüzölçümündeki bölümünün orman niteliği ile HAZİNE ADINA TESCİLİNE, (B) ile gösterilen 9278 m2 yüzölçümündeki bölümünün DAVALILAR ADINA TESCİLİNE karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastrosuna dayalı tapu iptali ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 06/01/2006 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu vardır. Genel arazi kadastrosu ise 07/08/1985 tarihinde kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve 6831 Sayılı Orman Yasasının 7. maddesi “Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırının tayini ve tesbiti orman kadastro komisyonları tarafından yapılır” hükmü gereğince yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uzman orman ve … bilirkişisi tarafından uygulanması sonucu kesinleşen orman kadastrosuna dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın teknik bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen 1035 m2 yüzölçümündeki bölümünün orman sınırları içinde, (B) ile gösterilen 9278 m2 yüzölçümündeki bölümünün orman sınırı içinde iken 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan yerlerden olduğunun anlaşıldığı, 6831 Sayılı Yasanın 11/1. Maddesinde öngörülen orman kadastrosunun iptali için öngörülen hak düşürücü sürelerin geçtiği, davacı; genel arazi kadastrosundan önceki hukuki sebeplere değil, kadastrodan sonraki hukuki nedene dayanarak iptal ve tescil istediğinden, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanama olanağının bulunmadığı, orman kadastrosunun kesinleşmesiyle taşınmaz kamu malı niteliğini kazandığı ve mülkiyet hakkının Hazineye geçtiği, bu nedenle mahkeme kararının yenilik doğuran mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran açıklayıcı bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y. 931- İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı belirlenerek davanın kabulü ile yargılama giderlerinin tamamından davalı tarafın sorumlu tutulması yolunda hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ne varki; çekişmeli taşınmazın tapu sicilinde zaten davalılar adına kayıtlı olduğu gözetilmeksizin dava konusu parselin orman olmadığı saptanan teknik bilirkişi raporunda (B) ile gösterilen bölümünün mükerrer tescile yol açacak biçimde davalılar adına tesciline karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Ancak, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeple; hüküm fıkrasının ikinci paragrafında yer alan (Bilecik İli merkez Ahmetpınar Köyünde bulunan 256 numaralı parselin tapu kaydının iptali ile … elemanının raporunda (B) harfi ile gösterilen 9278,00 m2 kısmının davalılar adına tapuya kayıt ve tesciline) cümlesinin hükümden çıkarılarak yerine, “krokide (B) ile gösterilen 9278 m2 yüzölçümündeki bölümünün DAVALILAR ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 20/04/2010 günü oybirliğiyle karar verildi.