Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/4028 E. 2010/6744 K. 24.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4028
KARAR NO : 2010/6744
KARAR TARİHİ : 24.05.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVALILAR : HAZİNE-…

Taraflar arasındaki mera tahsis kararına itiraz ve tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
4342 Sayılı Yasaya göre yapılan çalışmalarda … Köyü 1227 ve 1229 parsel sayılı sırasıyla 11280.00 m2 ve 26720.00 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, mera ve çalılık olarak sınırlandırılmış, mera ve çalılık olarak 04.05.2009 tarihinde tapuya tescil edilmiştir. Davacı … Yönetimi, 18.09.2009 tarihli dilekçesinde taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçirilmesi nedeniyle reddine, … Köyü 1227 ve 1229 parsellerin tespit gibi sınırlandırılmasına karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, mera tahsis kararına itiraz ve tapu iptali-tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 16.05.1950 tarihinde Resmi Gazetede ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması bulunmaktadır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden çekişmeli taşınmazların 1987 yılında yapılan arazi kadastrosunda çalılık olarak sınırlandırıldığı, Orman Yönetimi ve gerçek kişilerin itirazı üzerine kadastro komisyonunca itirazlar reddedilerek çalılık niteliği ile tespit harici bırakıldığı ve gerçek kişinin Kadastro Mahkemesinin 1987/8 esasında açtığı dava sonucunda H.Y.U.Y.’nin 91. maddesi uyarınca davanın ferağat nedeniyle reddine ve taşınmazların 3402 sayılı Yasanın 16/B maddesi uyarınca mera olarak sınırlandırılarak özel siciline yazılmasına karar verildiği ve kararın 25.01.1992 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, tutanakların kesinleşme tarihi ile dava tarihi arasında 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, her ne kadar dava 4342 Sayılı Mera Yasası 13. maddesinde belirtilen süre içersinde açılmış isede 4342 Sayılı Mera Yasası uyarınca mera komisyonunn yaptığı işlemin hak düşürücü süreyi kesmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
29.02.1998 tarihinde yürürlüğe giren 4342 Sayılı Mera Yasası 13/5. maddesinde ”Komisyon kararlarına karşı 30 günlük askı ilan süresi ve tebligatı gerektiren hallerde tebliğden itibaren 30 günlük süre içinde asliye hukuk mahkemesine, kadastro yapılan yerlerde ise kadastro mahkemesine dava açılabilir.” hükmü bulunduğundan mera komisyonlarının tespit, tahdit ve tahsis kararlarına karşı açılacak davalara bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğudur. Diğer taraftan mahkeme, taşınmazların kadastro tespitlerinin 1992 yılında kesinleştiği gerekçesiyle davayı 3402 Sayılı Yasanın 12/3. Maddesi gereğince hak düşürücü süre yönünden reddetmiştir. Genel hükümler çerçevesinde temyize konu davaya bakıldığında da kesinleşen tespitlerin iptali yönünden açılacak davaların genel mahkemede görülmesi gerekir. Genel mahkeme, hak düşürücü sürenin varlığını saptadığı taktirde; davayı bu yönden reddedecektir. Kadastro mahkemeleri bu davalara bakmakla görevli değildir.
Görev konusu kamu düzeni ile ilgili olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözönünde bulundurulması gerekeceğinden, mahkemece görevsizlik kararı verilerek dava dosyasının görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi gerekirken, … şekilde davanın hak düşürücü süreden reddedilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 24/05/2010 günü oybirliği ile karar verildi.