Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/4083 E. 2010/5312 K. 20.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4083
KARAR NO : 2010/5312
KARAR TARİHİ : 20.04.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi katılan … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … Beldesi 668 ada 16 parsel sayılı 3085.67 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, çayırlık niteliğinde … Belediyesi Tüzel Kişiliği adına tespit edilmiştir. Davacı, taşınmazın kendisine murisinden kalan tarım alanı olduğunu ileri sürerek dava açmış, Hazine ise devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu ileri sürerek davaya katılmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazın bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 2000 m2’lik bölümünün tarla niteliğinde davacı … adına tesciline; (B) ve (C) harfleri ile gösterilen bölümlerinin ise bir bütün halinde mera niteliği ile özel siciline kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 5304 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre orman kadastrosu yapılmış, çekişmeli yer orman sınırları dışında bırakılmıştır.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın bir bölümünün tarım alanı olup orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davacının dayandığı tapu kaydı kapsamında kaldığı, bir bölümünün de mera niteliği taşıdığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir.
Hazine çekişmeli yerin devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ileri sürerek davaya katılmıştır. Bu tür yerlerin en başında devlet ormanları gelir. Orman bilirkişisi tarafından yöreye ait 1955 tarihli … fotoğrafı ile 1960 basım tarihli, ölçeksiz memleket haritası uygulanarak taşınmazın açık alanda kaldığı ve orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirilmiştir. Ancak bu uygulamada çekişmeli yerin geniş çevresi gösterilmediğinden denetleme yapılamamıştır. Alınan ek rapor ise hükme esas alınan rapordan farklı olduğu gibi bu uygulamaya göre taşınmazın bir bölümü yeşil renkli alanda görünmektedir. Bu durumun nedeni ek raporda açıklanmamıştır. İlk raporda taşınmaz üzerinde başta fındık olmak üzere armut, elma gibi meyve ağaçlarının varlığından söz edilmişse de yapılan uygulamaya göre memleket haritasında taşınmazın konumunun gösterildiği yer üzerinde meyvelik sembolleri görülmemektedir. Orman bilirkişiler ve tarım bilirkişisi tarafından taşınmaz üzerinde bulunduğu belirtilen meyve ağaçlarının yaşları, adedi ve cinsleri de ayrıntılı bir biçimde açıklanmadığından … fotoğrafının çekim tarihinde bu ağaçların var olup olmadığı anlaşılmamaktadır.
Mahkemece dinlenen yerel bilirkişi 1961 doğumlu olup yaşı gereğince davacı gerçek kişinin dayanmış olduğu 1289 yoklama 3 numaralı tapu kaydının sınırlarını bilebilmesi olası değildir. Nitekim yapılan uygulama da kaydın taşınmaza uygun olduğu yolunda kanı uyandırmamaktadır.
Bu nedenle mahkemece, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ile yakın tarihli belgeler ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir/üç mühendis ve bir … elemanı ile olabildiğince yaşlı, tarafsız ve taraflarla hasımlığı- hısımlığı bulunmayan yerel bilirkişiler aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli); kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, yakın tarihli fotoğraf ve haritalar da incelenerek taşınmazın eylemli durumu bu belgelerle denetlenmeli; dayanılan tapu kaydı yöntemice uygulanarak bilirkişilerden yapılan uygulamayı izlemeye elverişli kroki alınmalı; taşınmaz üzerinde bulunduğu bildirilen meyve ağaçlarının yaşları, sayısı ve cinsi belirlenmeli, uygulanan … fotoğrafının çekim tarihinde taşınmaz üzerinde var olup olmadıkları, ek rapora ekli memleket haritasında görünen ağaçların bu meyve ağaçları ya da orman ağacı olup olmadığı üzerinde durulmalı, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak … biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 20/04/2010 günü oybirliği ile karar verildi.