Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/423 E. 2010/3450 K. 18.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/423
KARAR NO : 2010/3450
KARAR TARİHİ : 18.03.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … Yönetimi, 08.12.2004 tarihli dilekçesiyle, … Köyünde 2859 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan paftaların yenilenmesi çalışması sırasında, … Köyü 261 ada 3 sayılı parselin orman ile olan sınırlarına uyulmadığı ve kesinleşmiş orman sınırları içinde kalan bir bölüm taşınmazın 261 ada 3 parsele dahil edildiğini, ormanların özel mülkiyete konu edilemeyeceğini, bu nedenle paftaların yenilenmesi suretiyle oluşan 261 ada 3 sayılı parselin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kalan bölümünün tapu kaydının iptaline ve oran niteliğiyle Hazine adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece davanın KISMEN KABULÜNE, çekişmeli … (…) Köyü 261 ada 3 sayılı parselin, 08.01.2007 tarihli müşterek bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 94,84 m2 bölümünün tapu kaydını iptaline ve Hazine adına tesciline, bunun dışında kalan (B) bölümüne ilişkin davanın ise reddine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 2859 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan paftanın yenilenmesi çalışması ile luşan tapu kaydının iptaline ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1953 yılında … Devlet ormanının sınırlaması seri usulüyle yapılıp, 31.05.1953 tarihinde ilan edilip, dava tarihinden once kesinleşmiştir.
Tapuda … adına kayıtlı olan 128,78 m2 yüzölçmündeki çekişmeli 261 ada 3 sayılı parsel; tapuda … … adına kayıtlı olan …(…) Köyü Çamlıbel mevkii 590 parsel sayılı 10680 m2 yüzölçmündeki taşınmazın bir bölümünün DSİ tarafından kamulaştırılması sırasında ifrazıyla oluşup, Devlet Su İşleri Genel Mmüdürlüğü adına kayıt edilen 122,63 m2 yüzölçümündeki 2583 sayılı parselde 2859 Sayılı Yasa hükümlerine gore yapılan çalışmayla oluşmuştur.
Orman Yönetimi tarafından çekişmeli parselin kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı iddia edilen bölümü için dava açılmış, seri usulle yapılan orman tahditie göre orman incelemesi yapılmayan yada her hangi bir neden oran sınırları dışında bırakılan ancak orman sayılan yerlerden olduğu iddia ve dava sebebi olarak ileri sürülmemiştir.

Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Bir örneği dosyada bulunan orman kadastro haritasında 1328 ila 1329 nolu orman sınır noktalarını birleştiren hat ile karara dayanak alınan bilirkişiler tarafından düzenlenen krokide, aynı noktaları birleştiren hat arasında açı, eğim, yön ve uzaklık bakımından benzerlik yoktur. Şöyle ki 1328 ila 1329 numaralı orman sınır noktalarını birleştiren doğru bir örneği dosyada yer alan orman kadastro haritasında, 1328 numaralı noktadan güneybatıya gidiş şeklindeyken, hükme dayanak yapılan krokide ise kuzey batıya gidiş şeklinde çizilmiştir. Orman kadastro haritası ve tutanakları ile hükme esas alınan bilirkişi krokisi çelişkili olup, mahkemece bu yön üzerinde durularak çelişki giderilmemiştir.
Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde … “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde … esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda … mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastro tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan … fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 15-20 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 18/03/2010 günü oybirliği ile karar verildi.