YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4373
KARAR NO : 2010/4890
KARAR TARİHİ : 13.04.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği Sahil Köyü … mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre taşınmazın adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 1310,33 m2 yüzölçümündeki taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1939 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve kesinleşen orman tahdidi ile daha sonra 1988 tarihide yapılarak kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede genel arazi kadastrosu 1972 yılında yapılmış ve 25.11.1972 – 25.12.1972 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile dava tarihi arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
Davaya konu taşınmaz, her ne kadar yörede 1940 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosu sırasında orman tahdit sınırları dışında kalmakta ise de, 1972 yılında yapılan genel kadastro sırasında orman sayılan yerlerden olması nedeniyle ORMAN niteliğiyle tespit dışı bırakılmış ve bu işlem kesinleşmiştir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1940 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümleri gereğince yapılan orman tahdidi sırasında 4785 Sayılı Yasa yürürlükte değildir. 3116 Sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiştir. Bu nedenle, dava konusu taşınmazın tespit tarihinde yürürlükte bulunan yasa hükümlerine göre orman sayılan yerlerden olması nedeniyle tespit dışı bırakılarak orman olduğunun belirlenmesi olgusu karşısında taşınmazın orman olmadığı, ancak; yörede 4785 Sayılı Yasa hükümleri dikkate alınarak yapılıp kesinleşecek orman tahdidi dışında kalması halinde kabul edilecek ve tahdidin kesinleşmesi tarihi zilyetliğin başlangıcına esas olacaktır. Başka bir anlatımla, yörede 4785 Sayılı Yasa hükümleri dikkate alınarak yapılacak orman kadastrosunun kesinleştiği güne kadar taşınmaz orman sayılan yerlerden olma özelliğini sürdüreceğinden o tarihe kadar süren zilyetliğe değer verilemeyecektir (Yüksek H.G.K.’nun 24.10.2001 gün 2001/8 – 464/751 sayılı kararı da bu yöndedir). Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosu 1940 yılında 4785 Sayılı Yasa hükümleri dikkate alınmaksızın yapılmış olup, 4785 Sayılı Yasa hükümleri dikkate alınarak yapılıp kesinleşen orman tahdidi bulunmadığından, taşınmazın orman olma özelliği devam etmektedir. Tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeksizin orman sayılan yerlerden olma özelliğini sürdüren taşınmazın zilyetlikle kazanma koşullarının davacı yararına gerçekleştiği kabul edilerek davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 13/04/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.