Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/4401 E. 2010/8069 K. 09.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4401
KARAR NO : 2010/8069
KARAR TARİHİ : 09.06.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ve davalılardan Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacılar vekili, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunarak dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği Yayla Karaçulha Kasabası Çolkayık (Asardibi) mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının müvekkilleri yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre müvekkilleri adlarına tescili istemiyle dava açmıştır. Hazine, Medeni Yasanın 713/6 maddesi uyarınca çekişmeli taşınmazın Hazine adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece, davacıların davalarının reddine, … Bilirkişi … … tarafından düzenlenen krokili raporda (A2), (A3) ve (D2) ile işaretlenen taşınmazların orman niteliği ile Hazine adına, (A1), (B), (B1), (C), (C1) ve (D1) ile işaretlenen taşınmazların Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazların tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1948 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 1991 yılında 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi uyarınca yapılıp henüz kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır..
Taşınmazların bulunduğu yerde genel arazi kadastrosu işlemi yapılmamıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada … Bilirkişi … … tarafından düzenlenen krokili raporda (A2), (A3) ve (D2) ile işaretlenen taşınmazların orman tahdidi içinde, arkeoloğ bilirkişi tarafından yapılan uygulama sonucunda (A1), (B), (B1), (C), (C1) ve (D1) ile işaretlenen taşınmazların ise 1. derece arkeolojik sit alanı içinde kaldıkları anlaşıldığına, 22.05.2007 tarihinde kabul edilip 30.05.2007 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 5663 Sayılı Yasayla, 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 11. Maddesinin 1. fıkrasının 2. Cümlesinin değiştirildiğine, “Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurullarınca birinci gurup olarak tescil ve ilan edilen kültür varlıklarının bulunduğu taşınmazlar ile birinci ve ikinci derece arkeolojik sit alanlarındaki taşınmazlar zilyetlik yoluyla iktisap edilemez” hükmüne yer verildiğine, böylelikle … düzenlemede “…birinci gurup olarak tescil ve ilan edilen kültür varlıklarının bulunduğu taşınmazlar ile birinci ve ikinci derece arkeolojik sit alanlarının”
zilyetlikle kazanılamayacağı öngörüldüğüne, 5663 Sayılı Kanunun 2.maddesiyle, 2863 Sayılı Kanuna eklenen geçici 7. maddeye göre, bu değişikliğin devam eden davalarda da uygulanacağı belirtildiğine, ormanların da zilyetlik yoluyla kazanılamayacağına, tapu ve zilyetlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş olduğu, diğer fıkraları da 3.3.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 sayılı yasa ile yürürlükten kaldırıldığından bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağına göre … biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; davacıların davalarının reddine karar verildiği ve kaldı ki; Medeni Yasanın 713. Maddesi hükmü uyarınca açılan tescil davalarının kabulü halinde dahi davacılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi, yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılması ve kendisini vekil ile temsil ettiren Hazine yararına vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiği halde mahkemece maddi yanılgı ile davacılar yararına vekalet ücreti takdir edilmesi, Hazine için vekalet ücreti takdir edilmemesi ve yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmaması doğru değil ise de, bu hususlar hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hükmün “2, 3 ve 4.” bentlerinin hükümden çıkarılarak; bunların yerine, “Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gerekli olan 15,60.- TL. red harcının davacılardan alınarak Hazineye gelir yazılmasına,
Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
Davalılardan Hazine kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 550,00.- TL. vekalet ücretinin davacılardan alınarak Hazineye verilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda … onama harcının gerçek kişilere yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 09/06/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.