YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4475
KARAR NO : 2010/5245
KARAR TARİHİ : 19.04.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz, tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, … Köyünde 5304 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan çalışmalarda, 101 ada 1 sayılı parselin orman niteliği ile sınırlandırılıp, Hazine adına tespit tutanağı düzenlenerek, 30 günlük kısmi ilana çıkartıldığını, bu orman parselinin içinde kalan ve ekli haritada gösterilen alanın kendi zilyetliğinde tarla olduğu halde, orman alanı içinde bırakıldığını ileri sürerek bu alanın tarla niteliği ile adına tescilini istemiştir.Mahkemece açılan davanın kısmen KABULÜNE, dava konusu 101 ada 1 parselin krokide (A)=9428,80 m2’lik kısmının tapu kaydının iptali ile davacı … adına tapuya tesciline, krokide (B)=5340,84 m2 kısmın tespit gibi orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman ve arazi kadastro tespitine itiraz, tapu iptali ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı içinde bırakılmış ve 101 ada 1 parsel tutanağı düzenlenerek 03.08.2006 – 01.09.2006 tarihleri arasında askı ilanına çıkarılmıştır. Temyize konu dava ise 18.09.2009 tarihinde açılmıştır.
Zaman bakımından kadastro mahkemesinin görev ve yetkisini düzenleyen 3402 sayılı Yasanın 26.maddesine göre, mahkemenin yetki ve görevi, taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar. Kadastro mahkemesinin davayı görebilmesi için dava konusu taşınmaz hakkında tespit tutanağı düzenlenmesi ve yasal süre içerisinde dava açılmış olması veya taşınmaz hakkında hukuk mahkemelerinde davanın devam ediyor olması ve kesinleşmemiş olması gerekir.
Görev kamu düzenine ilişkin olup, istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında resen gözetilmelidir.
O halde, bütün bu maddi ve hukuki olgulara göre, dava konusu taşınmaz hakkında düzenlenen tutanak kesinleştikten sonra dava açıldığından ve 3402 Sayılı Yasanın 26 ve 27. maddeleri gereğince, askı ilan süresi içinde açılan davalara bakma görevi kadastro mahkemesine ait bulunduğundan, davanın genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerekir. Davalı taşınmazın tutanağının kesinleştiği göz önüne alınmadan davanın kadastro mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması usul ve yasaya aykırıdır. Öte yandan Kadastro
Mahkemelerinin tapu iptali konusunda karar verme yetkileri olmadığı gibi, Dairede aynı gün temyiz incelemesi yapılan ve bu dosyada dava edilen taşınmazın bitişiğinde yer alan taşınmaz hakkında, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/4470-5246 sayılı kararının eksik inceleme nedeniyle bozulduğundan ve bu dosya ile aralarında hukuki ve fiili bağlantı bulunması nedeniyle birleştirilerek görülmesi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bu aşamada sair hususların incelenmesin yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 19/04/2010 günü oybirliği ile karar verildi.