Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/451 E. 2010/4559 K. 06.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/451
KARAR NO : 2010/4559
KARAR TARİHİ : 06.04.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, Zeytinliova Kasabası … Hazine adına oluşturulan 4339 sayılı parselden ifrazen ayrılan 152 ada 3 parsel sayılı 299.99 m2 yüzölçümündeki davalı adına tapuda kayıtlı olan taşınmazın bir bölümünün orman olduğunu, daha önce hakemde açılan davada çekişmeli taşınmazın bir bölümünün orman niteliğinde olduğunun tesbitine karar verildiğini ileri sürerek, tapu kaydının iptalini ve orman olarak Hazine adına tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın (a) ile gösterilen 176.63 m2’lik bölümünün tapu kaydının iptaline ve orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, rapor ve krokinin karara eklenmesine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ve davalı … tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 20.Hukuk Dairesinin 28.02.2007 gün ve 2007/1313-2462 sayılı karar ile (Davacı … Yönetiminin, önce davalı kuruma karşı açtığı davada çekişmeli taşınmazın resmi belgelerde orman niteliğinde olduğundan mülkiyetinin orman niteliği ile Hazine’ye ait olduğunun tesbitini istediği, uzman orman ve fenni bilirkişi marifeti ile yapılan incelemede çekişmeli taşınmazın kısmen ormanlık alanda kaldığı saptanarak Akhisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 3553 Sayılı Yasaya göre hakem sıfatıyla yapılan yargılama sonucu orman niteliğinde olduğu belirlenen bölümle ilgili olarak taşınmazın orman olarak Hazineye ait olduğunun tesbitine karar verildiği, tarafların itirazları red edilerek kararın kesinleştiği,çekişmeli taşınmazın içinde bulunduğu yerin, yörede 1972 yılında yapılan arazi kadastro çalışmasında tescil harici olarak bırakıldığı, daha sonra … 36.037.27 m2 yüzölçümünde 4339 parsel numarası ile Hazine adına tapu kaydı oluşturulduğu, 2001 yılında yapılan ifraz işlemi sonucu 4339 sayılı parselin sayfası kapatılarak ifraz parselleri oluşturulduğu, aynı yıl davalı … adına tapuya tescil edildiği,
3533 Sayılı Mecburi Tahkim Yasasının 4. maddesinde katma bütçe ile idare edilen daireler, belediyeler, özel bütçe ile idare olunan ve sermayesinin tamamı devlet, belediye veya özel idarelere ait olan daire ve müesseselerden biriyle, genel bütçeye dahil dairelerden biri arasında çıkan uyuşmazlıkların o yerdeki yüksek dereceli hukuk mahkemesi başkanı veya hakimi tarafından çözümleneceğinin hükme bağlandığı, somut olayda, taraf olan kurumlar yasada sözü edilen kurumlardan ise de, 19.07.2003 tarihinde yürürlüğe giren ve bu davada da uygulanması gereken 4916 Sayılı Yasanın 24. maddesi ile değiştirilen 3533 Sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince “…taşınmazların aynına yönelik olan…” uyuşmazlıkların hakemde görülemeyeceği hükümleri getirilmiş olduğundan, bu davanın hakemde görülme olanağı bulunmadığı,hakem sıfatı ile 14.10.2003 tarihinde karar verildiğinden karar tarihi itibarı ile bu nitelikteki bir uyuşmazlığın hakemde görülemeyeceği,hakemin yetki aşımı yolu ile verdiği kararlar temyize tabi ise de taraflar hakemde verilen kararı temyiz edilmediği, o halde; mahkemece çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1970-1972 yıllarında arazi kadastro çalışmalarının yapıldığı, ancak bu güne kadar orman kadastro çalışmalarının yapılmamış olduğu anlaşıldığından öncelikle çekişmeli taşınmazın bulunduğu yere ilişkin orijinal kadastro pafta örneği dosyaya getirtilmesi, çekişmeli taşınmazın hangi nedenle tescil harici bırakıldığı araştırıması, 1972 yılında yapılan arazi kadastro çalışmasında Çamlık ve Devlet Ormanı olarak tescil harici bırakıldığının belirlenmesi halinde yörede yapılan bir orman kadastro çalışması bulunmadığı da gözönüne alınarak, dava konusu olan taşınmazın öncesinin orman olduğu ve kadastro paftasında devlet ormanı olarak tescil harici bırakıldığı, yörede orman kadastro çalışması yapılmadığı, orman niteliğini koruduğu, bu hususun Yargıtay’ın yerleşik uygulamaları ve HGK’nun 12.05.2004 tarih ve 8, 242, 292 sayılı kararı ile kabul edildiği gözönüne alınarak davacı … Yönetiminin tapu iptali ve tescil davasının kabulü yolunda hüküm kurulması, şayet, kadastro paftasında çekişmeli taşınmazın bulunduğu yer çamlık veya orman niteliği ile tescil harici bırakılmamış ise, bu defa çekişmeli taşınmazın orman niteliğinde olup olmadığı hususunda resmi belgelere dayalı inceleme ve araştırma yapılması gerekeceğinden mahkemece, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman yüksek mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmesi; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmesi; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınması) gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak davaya konu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu nedeniyle davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı … YÖNETİMİ vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, orman olduğu iddia edilen taşınmazın tapu kaydının iptali ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılmamış, 1972 yılında yapılan arazi kadastro çalışması sırasında dava konusu yer taşlık olarak tescil harici bırakılmıştır.
Yapılan incelemede, daha önce hakem sıfatıyla asliye hukuk mahkemesinde görülen davanın kararına dayanak alınan uzman orman bilirkişi raporu ile temyize konu davada mahkemece bozmadan sonra yapılan birinci keşifte uzmanlığına başvurulan orman bilirkişi tarafından yöntemine uygun biçimde yapıldığı anlaşılan inceleme ve araştırma sonucu dosyaya sunulan raporun uyumlu olduğu ve biribirini doğruladığı, rapora ekli eski tarihli memleket haritası örneğinde, zeytin ağacı rumuzlu alanların davaya konu taşınmazın konumuna göre batısında ve dereden sonra kesik noktalı çizgilerle ayrıldığı, noktalı çizgilerle ayrılan alan ile davaya konu parselin, her iki raporda da yeşil renkli alanda gösterilen (a) ile işaretli bölümünün de dahil olduğu alanın ve bu alanın batısındaki derenin arasındaki bölümün ise, ibreli orman ağacı sembolleri ile gösterildiği gibi, ayrıca, davaya konu taşınmaza komşu 157 ada 1, 156 ada 1, 156 ada 3, 156 ada 4, 156 ada 5 ve 156 ada 6 parsel sayılı taşınmazların karara dayanak krokilerinde (a) ile işaretli bölümlerinin orman niteliği ile Hazine adına tesciline ilişkin AKHİSAR 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’nin kararlarının Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin sırasıyla 2009/6935, 19859, 19861,19862, 19863 ve 19860 Esas sayılı kararı ile onandığı, anılan kararlara dayanak alınan uzman orman bilirkişi raporuna ekli kroki ile temyize konu dava dosyasında birinci keşifte uzmanlığına başvurulan orman ve … bilirkişi krokilerinin uyumlu ve benzer olduğu, buna göre davaya konu parselin (a) ile işaretli bölümünün orman sayılan yerlerden olduğunun anlaşıldığı, kaldı ki; çekişmeli taşınmazın bulunduğu Zeytinliova Kasabasında 1972 yılında yapılan arazi kadastrosuna ilişkin paftada da çamlık olarak tespit harici bırakılmış olmasının dahi bu arazinin öncesi itibarıyla orman sayılan yerlerden olduğunu gösterdiği anlaşılmış olup, mahkemece, davaya konu taşınmazın krokide (a) ile gösterilen bölümünün tapu kaydının iptali ile orman niteliğinde hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde hataya düşülerek ve hiç gereği yokken davaya konu taşınmaz hakkında ikinci ve üçünü kez keşif yapılıp, somut duruma uygun düşmeyen bilirkişi raporlarına dayanılarak … biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 06/04/2010 günü oybirliği ile karar verildi.