YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/461
KARAR NO : 2010/1158
KARAR TARİHİ : 04.02.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … Köyü, … mevkii 176 ada 233 parsel sayılı 6187,42 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 17.11.1989 tarihli 27 sıra nolu tapu kaydıyla zeytinlik niteliğiyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine vekili dava dilekçesiyle; taşınmaz sınırlarının sabit olmadığını, iskanen verilen tapu kayıtları hariç tüm bölgenin emvali metruke arazisi olduğunu, bu tür yerlerin imar, ihya ve zilyetlikle kazanılamayacağını, bu nedenle, yapılan tespitin iptaliyle tapu kayıt miktar fazlasının Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu parselin krokide (B) ile işaretli 3889,92 m²’lik kısmının parselden ifrazı ile 176 adaya ait en son parsel numarası ile aynı vasıfla Hazine adına tesciline, bu kısım üzerinde bulunan 10 – 12 yaş civarında 128 adet zeytin ağacının davalıya ait olduğunun 3402 Sayılı Yasanın 19/2 maddesi uyarınca tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesine, krokide (A) ile işaretli 2297,50 m²’lik kısmın ise yeniden tespit gibi aynı vasıfla davalı adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükümlerine göre yapılan orman kadastrosu bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve parselin tespitine esas alınan tapu kaydının açık yön bırakmadan parseli kapsamadığı, kuzeyinde bulunan Sofu oğlu …’ın mahalli bilirkişiler tarafından tanınmadığı, orman sınırının açık kaldığı gözönünde bulundurularak tapu kaydı miktar fazlası yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 04/02/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.