YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/462
KARAR NO : 2010/4946
KARAR TARİHİ : 13.04.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, Meydancık Beldesinde … (…) Mahallesi, 105 ada 43 sayılı parsel 16.10.1998 tarih 2 numaralı tapuya dayanılarak çalılık niteliğinde 06.11.2000 tarihinde tespit edilmiş, ancak Asliye Hukuk Mahkemesinde mülkiyeti davalı olduğundan Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Daha sonra 2003 yılında orman sınır hattının uygulanması sırasında hataya düşüldüğü ve 16.10.1998 tarih 2 numaralı tapu kapsamında kaldığı anlaşıldığından 105 ada 24 sayılı parsel 6737 m2 yüzölçümlü çalılık niteliğiyle devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer olduğundan, 180 sayılı parsel 86 m2 yüzölçümlü hali arazi niteliğiyle, 176 sayılı parsel ise orman niteliği ve 123.422 m2 yüzölçümünde olmak üzere, Asliye Hukuk Mahkemesinden devredilen dava nedeniyle malik haneleri açık bırakılarak tespit tutanakları düzenlenmiştir.
Davacı … ve … …, Meydancık Beldesinde … (…) mahallesi … mevkiinde bulunan maliki oldukları taşınmazı ve miras bırakanları … …’ ün 10.02.1970 tarihinde … … ile … …’ten satın aldığını, eklemeli zilyetliklerinin 70 yılın üzerinde oldruğunu ancak taşınmaz üzerinde yatılı bölge okulu inşaatına başlanması nedeniyle Hazine adına idari yoldan Ekim 1998 tarih 2 numaralı tapu oluşturulduğundan haberdar olduklarını ileri sürerek, Hazine adına olan tapu kaydının iptali ve adlarına tescili istemiyle 02/11/2000 tarihinde … Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmışlardır.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 27/02/2001 gün ve 2000/100-2001/29 sayılı kararı ile davaya konu yerde kadastro çalışması yapılılığı ve çekişmeli taşınmaz hakkına 105 ada 43 numara ile tutanak düzenlendiğinden görevsizlik ile dava dosyası kadastro mahkemesine aktarılmıştır.
Kadastro Mahkemesinin 30/04/2002 gün ve 2001/2 – 2002/1 sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, 105 ada 43 sayılı parselin (I) ile gösterilen 1574 m2, (H) ile gösterilen 24 m2 yüzölçümündeki bölümleri ile 175 sayılı parselin (G) ile gösterilen 2097 m2 toplam 3876 m2 yüzölçümündeki bölümün davalılar adlarına tesciline, 43 sayılı parselin (K) ile gösterilen 8031 m2 yüzölçümündeki bölümü ile 105 ada 175 sayılı parselin (M) ile gösterilen 790 m2 ve (C) ile gösterilen 2942 m2 yüzölçümündeki bölümlerinin Hazine adına tesciline, (C) ve (F) ile gösterilen bölümler yönünden kadastro tutanağı düzenlenmediğinden mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, hükmün Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 24.09.2002 gün ve 2002/5155-7085 sayılı kararı ile onanmıştır
Davaya konu krokide (C) ve (F) ile gösterilen bölümler yönünden verilen görevsizlik kararı gereğince ve davacıların başvurusu üzerine dosya Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.12.2004 gün ve 2003/1-238 sayılı kararı ile (davanın kabulüne, 105 ada 16.10.1998 tarih 2 numarada Hazine adına tapuda kayıtlı ve … bilirkişinin 22.10.2004 tarihli rapor ve krokisinde 24/B ile gösterilen 4303 m2, 24/C ile gösterilen 810,34 m2 toplam 5113,72 m2 yüzölçümündeki bölümün Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacılar adına tesciline) karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 14.06.2005 gün ve 2005/5935-7789 sayılı karar ile (Dava konusu taşınmaz hakkında 03.10.2003 tarihli 105 ada 24, 176 ve 180 parsel sayısıyla kadastro tutanaklarının düzenlenerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle mahkemeye gönderildiği, 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 26/son maddesine göre, kadastro mahkemesinin yetkisi, taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günden itibaren başlayacağından ve davanın kadastro tespitine itiraza dönüştüğü anlaşıldığından davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gereğine) değinilmiştir
Mahkemece bozmaya uyularak 20.10.2005 tarih ve 2005/80 – 82 sayılı görevsizlik kararı ile dosya Kadastro Mahkemesine aktarıldıktan sonra 31.03.2006 tarih ve 2005/2- 2006/1 sayılı karar ile davanın kabulüne karar verilmiş,hüküm davalı hazine edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 21/02/2007 gün ve 2007/1147- 2100 karar sayılı bozma kararında özetle; “Mahkemece yeniden yapılacak keşifte 1971 tarihli memleket haritasına esas alınan … fotoğrafları ile 1980’li yıllara ait memleket haritası ve … fotoğrafları getirtilerek, dava konusu 105 ada 24 sayılı parselin o yıllardaki kullanım durumunun araştırılması, taşınmazların hangi tarihte imar planı içine alındığı araştırılarak, imar planı kapsamına alındığı tarihe kadar 20 yıllık zilyetlik süresinin dolup dolmadığı, Hazinenin dayandığı Ekim 1998 tarih 2 nolu tapu kaydının dayanağı evraklarda tanık olarak imzası bulunan kişilerin bilgisine başvurulması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne, Meydancık Mahallesi, 105 ada 24 sayılı parselin krokide 24/B ve 24/C harfleri ile gösterilen 5113,72 m2’lik kısmının … … adına tapuya tesciline, 24/A ile gösterilen 1624.20 m2’lik kısmının arsa niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından 24/B ve 24/C bölümlere yönelik olarak temyiz edilmekle Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 22/06/2009 gün ve 2009/7803-10465sayılı kararı ile (Mahkemece hükme esas alınan orman bilirkişi raporunda, çekişmeli 105 ada 24 parsel sayılı taşınmazın krokide (B ve C) harfleri ile gösterilen bölümlerinin, 1969 tarihli … fotoğraflarında açık alanda kaldığı, bu … fotoğrafları esas alınarak yapılan 1971 tarihli memleket haritasının ise, yanlış boyanması sonucu, taşınmazın orman olmadığı bildirildiğinden, davacı kişiler adına tesciline karar verildiği,incelenen dosya kapsamından ve özellikle keşif sonucu bilirkişi tarafından resmi belgelere dayalı olarak düzenlenen bilirkişi raporunun ekindeki 1969 tarihli … fotoğraflarının incelenmesinde, krokide 24/C olarak gösterilen kısmın tamamın, 24/B olarak gösterilen kısmın ise kısmen orman alanında kaldığı ve üzerinde, bitişik ormanlarla aynı orman ağaçlarının olduğunun görüldüğü, (B) kısmın açık alanda kalan bölümünün ise, … fotoğraflarındaki konumuna göre 6831 Sayılı Yasanın 17/2 maddesi kapsamında orman içi açıklığı niteliğinde olduğu anlaşıldığı, 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesinde açıklanan orman içi açıklık niteliğinde olduğu, gerek 26.05.1958 tarihli Orman Tahdit ve Tescil Talimatnamesinde gerekse 25.06.1970 günlü Resmi Gazetede yayınlanan 31.05.1970 gün ve 531 sıra no’lu Orman Tahdit ve Tescil Yönetmeliğinin 33/3 ve 19.08.1974 günlü Resmi Gazetede yayınlanan 25.07.1974 tarihli Orman Kadastro Yönetmeliğinin 40/A ve 30.05.1984 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 30/1 ve 02.09.1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/1 ve 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26/a maddesinde “… 6831 Sayılı Yasanın 17. maddesinde yer alan orman içinde bulunan doğal olarak ağaç ve ağaçcık içermeyen, genel olarak otsu bitki veya bazı durumlarda yer yer odunsu bitkiler içeren açıklıkların orman olarak sınırlandırılacağının” öngörüldüğü yine.
6831 Sayılı Yasanın 17. maddesinin, orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermeyeceği,ayrıca; orman içi açıklık ve boşluklar ile orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanlar, yasa gereği orman sayıldığı için, 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesinin (a) ve (j) bentleri gereğince Devlet Ormanı olarak sınırlandırılması öngörüldüğünden bu tür yerlerin zilyetlik yolu ile kazanılamayacağı ve özel mülk olarak tescil edilemeyeceği gözetilerek, davacıların davasının tümden reddi gerekirken, dava konusu taşınmazın (24/B ve 24/C) bölümlerinin özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu) nedeniyle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak davanın REDDİNE, Meydancık Beldesi … Mevkii’ndeki 105 ada 24 parsel sayılı taşınmazın teknik bilirkişi … Sinkotli’nin 15/07/2007 tarihli raporunda ve ekindeki krokisinde (24B) ve (24C) ile gösterilen 5113.72 m² yüzölçümündeki bölümünün orman niteliği ile Hazine adına TESCİLİNE, Mahkemenin 23.03.2009 tarih ve 2007/13- 2009/23 sayılı ilamının 2-b bendinde belirtilen “Artvin İli … İlçesi Meydancık Beldesi … Mevkii’ndeki 105 ada 24 parsel sayılı taşınmazın teknik bilirkişi … Sinkotli’nin 15/07/2007 tarihli raporunda ve ekindeki krokisinde 24A harfi ile gösterilen 1624.20m²’lik kısmın arsa vasfı ile en son ada ve parsel sayısını takip eden ada ve parsel numarası altında Maliye Hazinesi adına tapuya tesciline” dair karar ile; Mahkemenin 31/03/2006 tarih ve 2005/1- 2006/1 sayılı ilamının; 1-c bendinde belirtilen; “105 ada 176 parsel sayılı taşınmazın 123422.94m² yüzölçümü ile orman vasfı ile aynı ada ve parsel numarası altında Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline”, ve 3. bendinde belirtilen; “105 ada 180 parsel sayılı taşınmazın 86.74m² yüzölçümü ile arsa vasfı ile aynı ada ve parsel numarası altında Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline”, dair kararlar temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmiş olduğundan ayrıca bu parseller hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 15/03/1996 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 13/04/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.