YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4794
KARAR NO : 2010/7720
KARAR TARİHİ : 03.06.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … 25.02.2009 tarihli dilekçesiyle, … Köyü 1987 sayılı parselin, Kadastro Mahkemesinin 1991/1212-1992/1148 sayılı kararı ile Hazine adına tesciline ve 484/2096 payının … kullanımında olduğuna ilişkin şerh yazıldığını, 1992 yılında yapılan imar uygulamasının İdare Mahkemesi kararı ile iptal edildiği, 1999 yılında 2981 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan parselasyonda, 1987 sayılı parselin 1106 m2 bölümünün işleme tabi tutulduğu, 383 m2 bölümünün DOP olarak ayrıldığı, kalan 723 m2 bölümün ise 484 m2 sinin 20030 ada 3 sayılı parsele şuyulandırıldığı, daha sonra yapılan parselasyonda ise 20030 ada 6 sayılı parselin oluştuğu, bu parselin 484 m2 bölümünün 1987 sayılı parselden, 1612 m2 bölümünün ise 1989 sayılı parselden şuyulandırıldığı, Kadastro Mahkemesinin sözü edilen kararı gereğince 484/2096 payının kendisinin kullanımında olduğu hususu kesinleştiği halde, davalı …’e bu parselin 2924 Sayılı Yasa hükümlerine göre değil, ihale yasası hükümlerine göre usulsüz olarak satıldığı iddiasıyla tapu kaydının iptali ve adına tescilini istemiştir. Mahkemece, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu savıyla açıldığı, bu davada davacı gerçek kişinin hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, yolsuz olarak davalı gerçek kişi adına oluşan tapu kaydının iptaline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra ilk tahditin aplikasyonu ve sınırlandırması Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanın hakem sıfatıyla verdiği karar ile iptal edilen ormanların kadastrosu 1976 yılında yapılıp ekip çalışmaları 15.09.1976 tarihinde, itirazları inceleyen 7 numaralı Orman Kadastro Komisyonu işlemleri ise 09.12.1976 tarihinde ilan edilmiştir. 36 numaralı orman kadastro komisyonunca 1988 yılında aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması yapılıp 15.06.1989 tarihinde ilan edilmiştir.
Yörede 2914 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp 1991 yılında kesinleşen kadastroda … köyü…mevkii 1987 parsel sayılı 10651 m2 yüzölçümündeki parsel tarla niteliğiyle … oğlu …’un 1960 yılından beri kullanımında olduğundan söz edilerek Hazine adına tesbit edilmiş, Vakıflar Yönetiminin davasının feragat nedeniyle reddine ilişkin Kadastro Mahkemesinin 20.101992 gün ve 1991/1212-1148 sayılı kararının kesinleşmesiyle, tapunun beyanlar hanesine taşınmazın … kullanımında olduğunun yazılarak tapuya kayıt edilmiştir.
İmar uygulaması ve parselasyonda 1987 sayıl parselin 1106 m2 bölümü imar uygulamasına dahil edilmiş, bunun 383 m2 bölümü DOP olarak ayrılmış, 723 m2 bölümü, 11204, 11229 ve … 11502 sayfalarda, 239 m2 bölümü kamu tesis alanı olarak belirlenen 20027 ada 1 parsele, kalan 434 m2 bölümü ise 1989 parselden gelen pay ile birleştirilip 20030 ada 3 parsele şuyulandırıldığı, daha sonra yapılan parselasyonda 2098 m2 arsa olarak Hazine adına 20030 ada 20030 ada 6 parsel sayısı ile tescil edilmiştir. Orman Yönetimi 05.11.2003 gün ve 5243 sayılı yazı ile … Milli emlak Müdürlüğüne yazdığı yazıda 20030 ada 6 sayılı parselin orman ile ilgisi olmadığını ve 2/B işlemine konu edilmediğini bildirmiş, Milli Emlak Müdürlüğü İçinde 20030 ada 6 parselinde bulunduğu bir çok yerin 2886 Sayılı Yasanın 45. maddesi gereğince ihale ile satılacağına ilişkin ilan verilmiştir. İhale Komisyonunun 10.05.2004 gün ve taşınmaz 07000100012 nolu karar ile 20030 ada 6 sayılı 2096 m2 yüzölçmündeki parsel 157.200.000.000.TL ye açık teklif usulü ile yapılan artırmada 401.000.000.000.TL bedelle … …’e ihale edilmiş, 10.02.2005 tarihinde adına … … adına tescil edilmiş, 06.03.2009 tarihinde kat irtifakı tesis edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye ve kesinleşmiş orman kadastrosu ve 2/B tutanaklarının ve haritasının uygulamasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla, yörede 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman tahditinde hem … Köyü 1987 parsel hem de şuyulandırıldığı 20030 ada 3 sayılı parselin orman sınırları dışında bırakıldığı, yörede 1976 yılında yapılan işlemde 1987 sayılı parselin Mezarlık Devlet ormanı olarak sınırlandırılan alanda kaldığı, 20030 ada 3 sayılı parselin ise orman sınırları dışında bırakıldığı, 1987 sayılı parselin yörede 1988 yılında yapılan 2/B uygulamasında Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı belirlenmiştir.
… Köyü 1987 parselin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken yine kesinleşmiş 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, şuyulandırıldığı dava konusu 20030 ada 6 sayılı parselin ise tüm işlemlerde devlet ormanı sınırları dışında bırakıldığı belirlenmiştir. Bu durum taraflarında kabulündedir. Davacı tapuda Hazine adına kayıtlı 1987 sayılı parselin kendi kullanımında olduğu yazıldığı halde şuyulandırıldığı 20030 ada 6 sayılı parselin 2886 sayılı yasa hükümlerine göre satıldığı, bu taşınmazın yolsuz oluşan tapu kaydının iptali ve adına tescilini istemiştir.
Orman sayılan yerler ile 6831 sayılı yasanın 2/B maddesi gereğince orman rejimi dışına çıkartılan yerlerde 2981 ve 3194 Sayılı Yasa uygulaması yapılacağı konusunda hiç bir yasa hükmü bulunmadığı gibi, 3194 Sayılı İmar Yasasının 4. Maddesindeki “… diğer özel yasalar ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu (imar) yasanın özel yasalara aykırı olmayan hükümleri uygulanır” hükmü ile 2981 Sayılı Yasanın 3290 sayılı Yasa ile değişik Geçici 2. Maddesinin (e) bendi hükmünü iptal eden Anayasa Mahkemesinin 27.09.1995 gün ve 1995/13-51 Sayılı kararı ve H.G.K.’nun 07.12.1997 gün ve 1997/1-655-1003 Sayılı kararı ile kabul edilen “… kamu malı niteliğini kazanan bir taşınmazın imar uygulamasına tabi tutularak özel mülkiyete dönüştürmeye idari mercilerin yetkileri yoktur. Başka bir anlatımla, idari mercilerin yasadan kaynaklanan bir yetkileri bulunmayan konularda aldıkları kararların yok hükmünde, buna dayanan tescil de, M.Y.’nın 1024.(932.) maddesi gereğince yolsuz tescil niteliğindedir. Anayasanın 169 ve 170. maddelerindeki 2924 Sayılı Yasada ve 3402 Sayılı Yasanın 16/D maddesinde özel olarak düzenlenen Devlet Ormanları ve nitelik kaybı nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılan yerler özel yasalarına tabiidir. H.G.K’nun 24.03.1999 gün 1999/1-170-167 ve 21.02.1990 gün 1989/1-700-101 kararlarında belirtildiği gibi, aslında özel mülkiyete konu olmayan taşınmazlar her nasılsa tapuya tescil edilmiş olsa bile, bu durum taşınmazın niteliğini değiştirmeyeceğinden tescil işlemi yok hükmünde olup, bu tür taşınmazlar hakkında M.Y.’nın 1023. (931.) maddesinde belirtilen iyi niyetle iktisap iddiasında bulunulamaz. Yasalarımızın, nasıl oluşursa oluşsun, yanlış ve yolsuz tescillere dayalı olarak tapu sicilinde yapılacak değişiklikleri öngören iptal davaları görevini Adliye Mahkemelerine vermiştir (M.Y.- Md. 1025.(933).
İmar uygulaması ve parselasyon işlemlerinin iptali istemiyle, davacı gerçek kişi tarafından her hangi bir dava açılmadığı,davacı gerçek kişi yönünden işlemlerin kesinleştiği, … Defterdarlığı Milli Emlak Dairesi Başkanlığı tarafından, tapuda adlarına kayıtlı 1987 sayılı parselin kısmen imar uygulaması ve parselasyona tabi tutulmasına ilişkin …Belediye Encümeninin 04.11.1998 gün ve 539 numaralı kararının, kendilerine ait parselin bulunduğu yerin çok uzağından kendilerine pay verildiği, yapılan uygulamanın yasal olmadığı, imar uygulaması ve parselasyonun iptali istemiyle açtığı davanın reddine ilişkin … 1. İdare Mahkemesinin 14.09.2000 gün ve 1999/510-1006 sayılı kararının, davacı yönetimin temyizi üzerine Danıştay 6. Dairesinin 17.04.2002 gün ve 2001/1365-2405 sayılı kararı ile onandıktan sonra kesinleştiği, … Büyük Şehir Belediye Encümeninin 28.09.1993 gün ve 5036 sayılı kararı ile 10651 m2 yüzölçümündeki 1987 parsel ile 1530 m2 yüzölçümündeki 1988 sayılı parselin imar planındaki amacı doğrultusunda mezarlık olarak kullanılmak üzere 3194 Sayılı Yasanın 11. Maddesi gereğince … Büyükşehir Belediyesine devredilmesinin uygun görüldüğü, durumun Belediye Emlak Müdürlüğü tarafından 07.10.1993 … yazı ile Vilayette bildirildiği, Milli Emlak Genel Müdürlüğününe 29.09.1994 gün ve 40927 sayılı yazı ile 1987 ve 1988 sayılı parsellerin mezarlık olarak kullanılmak üzere … Büyükşehir Belediyesine tahsis edildiğinin bildirildiği anlaşılmaktadır.
2924 Sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkındaki Yasanın 30.10.1995 gün 4127 Sayılı Yasa ile değişik 11/3 maddesi gereğince orman rejimi dışına çıkartılacak yerler “Kadastro çalışmaları sırasında fiili kullanım durumuna göre sınırlandırılması ve Hazine adına tesbit yapılacak bu gibi yerler üzerindeki muhdesat ile tasarruf edenlerin isimleri, kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilir. 3402 Sayılı Yasanın 11. Maddesinde belirtilen askı ilanı hariç, diğer ilanlar yapılmaz. Kadastro çaışmaları sonucunda belirlenen kişilerin, bu maddenin dördüncü fıkrasına göre hak sahibi olup olmadıkları hususu, ayrıca Orman Bakanlığınca tesbit edilir. Hak sahiplerinin bu madde hükümlerinden yararlandırılmasında, … toprakta 40, kuru toprakta 100 dönümlük sınırlamaya uyulur”.
Yine aynı yasanın döndüncü fıkrası “Yararlanacak kişilerin hak sahibi olabilmeleri için orman köyü nüfusuna kayıtlı olmaları ve bu yasanın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren geriye yönelik en az 5 yıl müddetle o yerde ikamet etmiş bulunmaları gerekir.”
2924 Sayılı Yasanın 11/3. maddesi gereğince kadastro sırasında, muhdesat ile tasarruf edenlerin isimlerinin kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilenlerin hak sahibi olup olmadıkları, yani 2924 Sayılı Yasa hükümlerinden yararlanıp yararlanmayacakları, Orman Bakanlığınca kurulan Hak Sahipleri Tesbit Komisyonlarınca aynı yasanın 11/4 madde hükümleri gözönünde bulundurularak ayrıca tesbit edilmesi gerekir. Yine, 2924 Sayılı Yasanın 21. maddesi gereğince çıkartılan Yönetmeliğin 45. maddesi gereğince “Hak Sahipleri Tespit Komisyonu, beyanlar hanesinde ismi … kişilerin, hak sahipliği tanımı çerçevesinde, hak sahibi olup olmadıklarını tespit eder ve hak sahibi olarak tespit edilenleri, hak sahibi sicil defterine işler.”. Aynı yönetmeliğin 46. maddesinde, Hak Sahipleri Tesbit Komisyonun hak sahibi olarak belirlediği kişilere karşı itiraz ve dava hakları ile hak sahibi listelerinin nasıl kesinleşeceği gösterilmiştir.
Kütüğün beyanlar hanesinde … zilyedlik veya muhdesat şerhi, ayni hak olmayıp, kişisel hak niteliğinde olduğundan tapu sicilinden ayrı olarak alınıp, satılması mümkün değildir. Böyle bir talep, tarafların isteğiyle dahi Tapu Sicil Müdürlüğünce yerine getirilemez ve dava yoluyla genel mahkemeden istenemez. Orman Bakanlığı Hak Sahipliği Tespit Komisyonunun vereceği karara göre, davacının itiraz ve dava haklarını o aşamada kullanması mümkündür. Aksi halde, kadastro tespitinin kesinleşmesinden sonra yapılacak her devir işlemi ayrı bir dava konusu olacaktır. Bu durum yasanın amacına aykırıdır.
Çekişmeli parselin yada imar gittilerinin beyanlar hanesinde gerçek kişiler yararına konulan kullanıma ilişkin şerhler, bu taşınmazın 2924 Sayılı Yasa hükümlerine yada 2886 Sayılı Yasa hükümlerine göre kendilerine satılmasını sağlamaya yönelik zorlayıcı bir hak vermezler, bu konudaki taktir hakık tamamen yönetime ait olup, yönetimi zorlamak için açılacak davalar dinlenemez. Ancak yasal şartlar var ise Hak Sahipleri Tesbit Komisyonu, Rayiç Bedeli Tesbit Komisyonu ve Satış Komisyonu kararlarına karşı gerçek kişi yönetsel yargı yolunu kullanabilir. Aslında orman rejimi dışına çıkartılan yer olduğu halde Anayasanın 170 ve 2924 Sayılı Yasa hükümlerine göre değerlendirilmesi gereken yer, bu hükümlere uyulmadan devir ve temlik edilmesi halinde dava hakkı Hazineye aittir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı gerçek kişinin davasını reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 03.06.2010 günü oybirliği ile karar verildi.