Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/4804 E. 2010/5224 K. 19.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4804
KARAR NO : 2010/5224
KARAR TARİHİ : 19.04.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … Yönetimi, kadastro mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde … İli, … İlçesi, … Köyünde 2859 Sayılı Yasaya göre yapılan yenileme çalışmalarında dava konusu (Eski 2185 parsel) … 107 ada 12 parsel sayılı 60830.78 m2 yüzölçümündeki taşınmazın bölgede daha önce yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda orman sınırları içerisinde kalmasına rağmen orman sınırları dışında bırakılarak orman sınırlarının daraltıldığı gerekçesiyle yapılan tespitin iptaliyle orman niteliğiyle Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece, yenileme tespitine ilişkin itiraz davasının reddine, mülkiyete yönelik tapu iptali tescili davası yönünden ise, mahkemenin görevsizliğine dosyanın görevli Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş Sulh Hukuk Mahkemesince de görevsizlik kararı verilerek dava dosyası Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin … bilirkişinin 05/09/2006 tarihli raporlu krokisinde (A) harfiyle gösterilen 30165.99 m2’lik bölümün tapu kaydının iptaliyle orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, (B) harfiyle gösterilen 30664.79 m2’lik bölüme ilişkin davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ve davalı … … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 31/05/1953 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Arazi kadastrosu 1954 yılında yapılmış ve kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman ve … bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu dava konusu taşınmazın kısmen 1953 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, taşınmaz daha önce yapılan orman kadastrosunun sınırları içinde ve tapu sicilinde orman niteliğiyle Hazine adına kayıtlı ve mülkiyet … Hazineye ait kamu malı orman olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet … kazandırmayacağı ve T.M.Y.’nın 1026. (E.M.Y. 934 – İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet … kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihten itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y.931 – İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı bir yana, davalının taşınmazın niteliğini görmeden satın almasının hayatın olağan akışına ve yaşam kurallarına uygun olmayacağından, tapuya … ve iyi niyet kurallarından faydalanamayacağı, davalı taşınmazı satın almışsa, ödediği bedeli, sebepsiz zenginleşme kurallarına göre bu yeri kendisine satanlardan geri alabileceği gözönünde bulundurularak kaydın kısmen iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacının ve davalının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 19/04/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.