Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/4855 E. 2010/7995 K. 08.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4855
KARAR NO : 2010/7995
KARAR TARİHİ : 08.06.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
MÜDAHİL : …

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 01.07.2008 gün …sayılı bozma kararında: “Hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi tarafından düzenlenen raporun içeriğinde taşınmazın bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından orman sınırlandırmasının yapıldığı anlaşılmaktadır. Nevar ki; anılan yönetimsel işlemlerle ilgili harita ve eki belgeler getirtilerek yerine yöntemine uygun biçimde belirlenmemiştir. Somut olaya bu olgular eşliğinde bakıldığında kanıtlama yükümlülüğünün davalı tarafa ait olduğu kuşkusuzdur. Az yukarıda saptanan hukuksal olgular ile dava dosyasına yansıyan bilgi ve belgeler özellikle hükmün dayanağı uzman bilirkişi raporu eşliğinde somut olaya bakıldığında dava ve temyize konu 118 ada 7 parsel sayılı taşınmazın sınırında eylemli biçimde 187 ada 34 parsel sayısı altında tespit gören devlet ormanı bulunmaktadır. Nevar ki; mahkemece orman yönünden yöntemine uygun bir araştırma ve soruşturma yapılmadığı gibi zilyetlik yönünden yapılan araştırma ve soruşturma da yetersizdir. Kaldıki, tutanak bilirkişilerinden biri dinlenmemiş varsa yasal nedenleri gerekçeleri ile karar yerinde gösterilmemiştir. Böylesine yetersiz araştırma ve uygulama ile hüküm verilemez.
Mahkemece, usulüne uygun şekilde orman ve zilyetlik araştırması yapılarak sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra davanın kısmen kabulü ile dava konusu 118 ada 7 sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile … bilirkişi rapor ve krokisine (A) işaretli 147,43 m2 bölümünün 2/B maddesi gereğince Hazine adına tapuya tesciline, kalan bölümün tespit gibi tesciline, müdahil …’in davasının feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3116 Sayılı Yasa uyarınca 1941 yılında yapılmıştır. 1977 yılında aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. Madde uygulaması yapılmıştır. Daha sonra 1985 yılında 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde ve aplikasyon uygulaması ile daha önce sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu yapılmış, 11.08.1987 yılında ilan edilerek kesinleşmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen bozmanın gerekleri yerine getirilmemiştir. Hazine, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla dava açtığına göre, taşınmazın eski tarihli belgelerde orman olup olmadığı ve zilyetlikle kazanılacak yerlerden olup olmadığının araştırılması gerekir. Hükme esas alınan orman bilirkişi raporunda orman yönünden sadece kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulaması ile yetinilmiş, eski tarihli …
fotoğrafları ve memleket haritasındaki niteliği üzerinde durulmamıştır. Bu nedenle orman bilirkişi raporu yetersizdir. Ayrıca, keşifte beyanlarına başvurulan yerel bilirkişi ve tanıklar, davalı köyün zilyetliğinin bulunmadığını, taşınmazın müdahil …’e ait olduğunu bildirdikleri ve müdahilde davadan feragat ettiği halde davalı köy tüzel kişiliği yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı üzerinde durulmamıştır. Bu nedenle;
Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinlemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, bu şekilde yapılacak araştırma ve inceleme sonucu taşınmazın orman olduğu belirlendiği takdirde Hazine adına orman niteliği ile tesciline karar verilmeli, orman sayılmayan yerlerden olduğunun anlaşılması durumunda da davalı köy tüzel kişiliği yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilmeli ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak … biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 08.06.2010 günü oybirliği ile karar verildi.