YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/495
KARAR NO : 2010/1610
KARAR TARİHİ : 11.02.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 101 ada 176 parsel sayılı 1670,28 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden çalılık niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazın orman olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin (A)=553,51 m2 bölümünün orman niteli ile Hazine adına, kalan 1116,77 m2 bölümün ise tespit gibi Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. Maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı içinde bırakılmıştır.
Mahkemece dava konusu taşınmazın (A) bölümü dışında kalan bölümünün eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarında orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de; dosyada bulunan 20.05.2008 tarihli ziraat bilirkişi raporunda, taşınmazın; %15-25 eğimli, üzerinde meşe ağaç ve çalılarının bulunduğu, toprağının esmer renkli olduğu belirtilmiştir.
Yüksek eğimli funda ve makilerle kaplı alanlar orman ve toprak muhafaza karakteri taşıması nedeniyle 6831 Sayılı Yasanın 1/J maddesi kapsamı dışında aynı yasanın 1/1. maddesi gereğince orman sayılan yerdir. 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/p maddesinde “orman ve orman toprak muhafaza karakteri, üzerindeki bitki formasyonu ile taşkınları, şiddetli yağış sonrası oluşan zararlı akışları, toprak erozyonu, toprağın strüktür ve tekstürünün, bozulmasını önleyici, su verimini artırıcı etkisi bulunan ve eğimi yüzde on ikiden fazla olan yerlerdir.” şeklinde tanımlanmış ve yine aynı yönetmeliğin “Devlet Ormanı Olarak Sınırlandırılacak Yerler” başlığını taşıyan 26/j maddesi “orman ve toprak toprak muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanların Devlet Ormanı olarak sınırlandırılacağını” aynı maddenin 2. Fıkrasında “orman rejimine girmiş olan bu gibi yerlerin komisyonlarca herhangi bir nedenle sınırlama dışı bırakılmış veya orman sayılmamış olmasının bu yerlerin orman olma vasfını ortadan kaldırmayacağı” konularında hükümler bulunmaktadır. Diğer taraftan Hukuk Genel Kurulunun 15/03/2006 gün 2006/8-106-68 sayılı kararına göre de, orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alan olduğunun belirlenmesi halinde bu tür yerlerin herhangi bir şekilde komisyonlarca sınırlama dışı bırakılmış veya orman sayılmamış olmasının bu yerlerin orman olma vasfını ortadan kaldırmayacağı düşünülerek başka bir araştırmaya gerek kalmadan orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekir.
Belirtilen nedenlerle, davacı … Yönetiminin davasının tamamen kabulü gerekirken, kısmen kabul edilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 11.02.2010 günü oybirliği ile karar verildi.