YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5437
KARAR NO : 2010/6398
KARAR TARİHİ : 13.05.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü, 111 ada 1 parsel sayılı 6053,67 m² yüzölçümündeki taşınmaz, davalı olduğundan söz edilerek ve beyanlar hanesinde üzerindeki 3 katlı kargir evin … oğlu …’e ait olduğu ve 3303 Sayılı Yasanın 3. maddesi şerhi de konularak malik hanesi açık bırakılarak tespit edilmiştir. Tespitten önce Asliye Hukuk Mahkemesinde … tarafından Hazine ve Köy Tüzel Kişiliği aleyhine açılan tescil davası görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Duruşma sırasında … ve … zilyetlik iddiasıyla davaya katılmışlarıdır. Mahkemece; davacı …’ın davalı Hazine ve Köy Tüzel Kişiliğine karşı açılan davasının reddine ve dava konusu 111 ada 1 nolu parselin ½ payının … adına, ½ payının … adına, beyanlardaki şerhler korunarak tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, bu kararın davalı Hazine tarafından temyizi Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2003/2737-3531 sayılı 11.12.2003 günlü kararıyla: “Çekişmeli taşınmazın Karadeniz ve Kavukkavla Deresi ile ormana sınır bulunması nedeniyle 3116 Sayılı ve 6831 Sayılı Yasalar gereği gerekli araştırma yapılması, … parsel tutanaklarına uygulanan kayıtlar getirtilerek yapılacak keşif ile yerine uygulanması, kıyı kenar şeridi belirlenmesi, orman sayılan yerlerden olmadığı ve kıyı kenar şeridi kapsamı dışına kalması halinde, dayanılan vergi kaydı niteliğindeki tasdiksiz yoklama kaydı ile dayanılan vergi kaydı yerine uygulanıp zilyetlikle birleşen bölümünün belirlenmesi, zilyetlik araştırmasının usulüne uygun yapılması, 3303 sayılı yasanın incelenmesi, daha önce açılan ve hükme bağlanan Asliye Hukuk Mahkemesinin 1965/336, 1972/478 sayılı dava dosyasındaki delilerinde göz önüne alınarak sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilerek hüküm bozulmuştur. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davacı …’ın davalı Hazine ve Köy Tüzel Kişiliğine karşı açılan davasının reddine ve dava konusu 111 ada 1 nolu parselin ½ payının … adına, ½ payının … adına, beyanlardaki şerhler korunarak tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1965 yılında kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 2001 yılında 3402 sayılı tapulama çalışmalarına esas olmak üzere 6831 Sayılı Yasanın 3302 Sayılı Yasa ile değişik hükümlerine göre 2/B madde çalışmaları yapılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına göre, mahkemenin 2001/24 – 2003/13 sayılı 28.03.2003 günlü ilk kararında da davacı …’ın davasının reddine, davaya konu taşınmazın katılanlar adına tesciline karar verildiği, bu kararın sadece davalı Hazine tarafından temyiz edildiği, mahkeme hükmünün ve Hazinenin temyiz dilekçesinin, davacı …’ın gerek bozma kararından önce gerekse bozma kararından sonra bizzat dosyaya sunduğu 26.01.2004 günlü ve diğer dilekçelerinde ikamet adresi olarak bildirdiği “… No; 10/19 …” adresine usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, buna rağmen davacı tarafından temyiz edilmeyerek hükmün davacı yönünden 27.06.2003 tarihinde kesinleşmiş olduğu anlaşılmakla, davacının aynı nitelikteki hükmü temyiz edemeyeceği usul hükmünden olduğundan temyiz dilekçesinin REDDİNE, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 13/05/2010 günü oybirliği ile karar verildi.