Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/5495 E. 2010/8289 K. 14.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5495
KARAR NO : 2010/8289
KARAR TARİHİ : 14.06.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 16.06.2009 6493-10002 sayılı bozma kararında özetle: ” Orman rejimi dışına çıkartılan yerler Anayasanın 170. maddesi ve 2924 Sayılı Yasada belirlenen amaçların gerçekleşmesi için Orman Bakanlığının emrine geçer (2924 S.Y. md. 3). Hazine bu yerleri diğer özel taşınmazlarında olduğu gibi serbestçe tasarruf edemez ve satamaz. İşte bu nedenlerle 05.11.2003 gün 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 11/5 maddesi ile, 1744, 2896, 3302 Sayılı Yasa uygulaması sonucu orman rejimi dışına çıkartılan, ancak fiilen orman olduğu Orman Genel Müdürlüğünce tespit edilen yerler talep üzerine Maliye Bakanlığınca Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilir. Tahsisi yapılan bu yerler Hazine adına tapuya orman vasfı ile tescil edilir” hükümleri yürürlüğe konulmuştur.
Ormanlar ve orman rejimi dışına çıkartılan yerler 2981 Sayılı Yasa hükümlerine göre ıslah-imar planlarına ve 3194 sayılı Yasa gereğine imar uygulamasına konu edilemeyeceğinden, idari mercilerin yasadan kaynaklanan herhangi bir yetkileri bulunmayan konularda aldıkları kararların yok hükmünde olduğu sonucuna ulaşılır.
O halde, öncesi orman olan ve 6831 Sayılı Yasanın değişik 2. Ve 2/B madde uygulaması sonucu orman niteliğini kaybetmesi nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların, Anayasanın 170. maddesinde belirtilen kamu hizmetinin yerine getirilmesi için 2924 Sayılı Yasa gereği Orman Bakanlığının emrine geçeceği, başka bir anlatımla, Orman Bakanlığına tahsis edilmiş sayılacağından, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine konu olamayacağı, kaldı ki; 27 Ocak 2009 gününde yürürlüğe giren 5831 Sayılı Tapu Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanunun 5. maddesi ile 6831 sayılı kanuna eklenen, EK MADDE’ 10’da aynen (Bu kanunun; 20/6/1973 tarihli ve 1744 sayılı Kanunla değişik 2’nci maddesi ile 23/9/1983 tarihli ve 2896 sayılı Kanun ve 5/6/1986 tarihli ve 3302 Sayılı Kanunla değişik 2’nci maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi uygulamaları ile orman sınırları dışına çıkarılan yerler, çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren kazandırıcı zamanaşımı yolu ile iktisap edilemez.” hükmü getirilmiş olduğundan, mahkemece davaya konu taşınmazın bu hali ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanmaya elverişli taşınmaz niteliğinde olmadığı gözetilerek davacı gerçek kişinin davasının reddine karar verilmesi ” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 3116 Sayılı Yasaya göre 1940 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1744 Sayılı Yasaya göre 30.03.1981 tarihinde ilanı yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2. Madde uygulaması ile 3302 Sayılı Yasaya göre 07.03.1988 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 2/B madde uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 14.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.