Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/5966 E. 2010/9422 K. 01.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5966
KARAR NO : 2010/9422
KARAR TARİHİ : 01.07.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve müdahil Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında, … Köyü 102 ada 9 parsel sayılı 6248 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazın kaçak ve yitik kişi rumlardan kalan ve çalılık niteliğindeki yerlerden olduğu iddiası ile dava açmış, Orman Yönetimi ise, orman sayılan yer olduğu iddiası ile davaya 13.10.2004 tarihinde davaya katılmıştır. Mahkeme ilk kararıyla; Hazinenin davasının reddine, Orman Yönetiminin davasının kısmen kabulüne, 04.10.2004 tarihli raporda (A)=21 m2, (b)=1,62 m2 bölümlerin parselden çıkarılıp orman parseline ilavesine, kalan 6225 m2 bölümün tespit gibi davalı adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ve katılan … Yönetimi tarafından temyiz edilmekle dairece onanmıştır. Bu kez; Hazine vekilinin karar düzeltilme istemi üzerine; Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2006/6511-8473 sayılı 16.06.2006 günlü bozma kararında özetle: “Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli olmadığı, karara dayanak alınan orman bilirkişi raporunda, çekişmeli taşınmazın, memleket haritası ile kadastro paftası çakıştırılmak suretiyle çevresindeki taşınmazlarla birlikteki konumu gösterilmediğinden, bu hali ile çekişmeli taşınmazın orman olup olmadığını ve hukuki durumunu belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmadığı gibi, Yargıtay denetimine olanak vermediği, ayrıca, dava konusu taşınmazın içinde yer aldığı bölgede, Hazine tarafından iskan-tevzi edilmek suretiyle kişiler adına tapu kayıtları oluşturulduğu, daha sonra yapılan arazi kadastrosu sırasında bir kısım parsellerin bu tapu kayıtları revizyon gösterilerek kişiler adına tespit edildikleri halde mahkemece, çevredeki taşınmazların tevzi tapusuna ilişkin tevzi paftaları ile belirtme tutanaklarının getirtilip uygulanmadığı, tevzi paftasında yer alan parseller dışındaki taşınmazların, tevzi öncesinde kimleri ait olduğu, zilyetlerinin bu taşınmazları hangi biçimde sahiplendikleri, kaçak ve yitik kişilerden ya da yöreden göç eden Rumlardan kalma yerlerden olup olmadıkları yolunda araştırma yapılmadığı, yeniden yapılacak keşifle çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınması, keşifte, iskan ve tevzi yoluyla taşınmaz dağıtımına ilişkin tevzi haritası belirtme tutanakları yerel bilirkişi ve … elemanı aracılığı ile çekişmeli taşınmazın bulunduğu alana uygulanarak, tevziye tabi tutulan alanda kalıyorsa ne gibi işleme tabi tutulduğu hususunun belirlenmesi, çekişmeli taşınmaz hakkında tevzi tapusu oluşturulmuşsa tapu kaydı komşu parsel dayanak kayıtlarından yararlanmak ve değişmez sınırdan başlamak üzere 3402 Sayılı Yasanın 20/c ve 32/3 maddeleri gereğince uygulanması, … bilirkişisine keşfi izlemeye elverişli kroki tanzim ettirilmeli, yerel bilirkişilerden tevziye tabi tutulan alanın öncesinde Rumlar tarafından kullanılan yerlerden olup olmadığı sorulmalı, bu hususun tapu kayıtlarının evveliyat belgeleri ile denetlenmesi,taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden kalan taşınmazlardan olduğu saptandığı taktirde, yasa gereği bu nitelikteki yerlerin zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanılamayacağının gözetilmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi” gereğine değinilerek bozulmuştur.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra Hazinenin ve katılan … Yönetiminin davasının reddine ve dava konusu … Köyü 102 ada 9 nolu parselin yeniden tespit gibi aynı vasıfla davalı adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ve müdahil Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava kadastro tespitine itiraz davasıdır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı yasanın 5304 sayılı yasa ile değişik 4. maddesi hükümlerine göre yapılmıştır.
1- Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, davacı Hazinenin tüm ve katılan … Yönetiminin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Mahkemece bozmaya uyulmuş olmakla taraflar yönünden usuli kazanılmış hak oluşur. Mahkeme ilk kararıyla; Hazinenin davasının reddine, Orman Yönetiminin davasının kısmen kabulüne, 04.10.2004 tarihli raporda (A)=21 m2, (b)=1,62 m2 bölümlerin parselden çıkarılıp orman parseline ilavesine, kalan 6225 m2 bölümün tespit gibi davalı adına tesciline karar …, hüküm davacı Hazine ve katılan … Yönetimi tarafından temyiz edilmiş, daha sonra Hazine vekili karar düzeltilme isteminde bulunmuştur, ilk karar davalı tarafından temyiz edilmediğinden taşınmazın 04.10.2004 tarihli raporda (A)=21 m2, (b)=1,62 m2 bölümleri yönünden Orman Yönetimi lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Yukarıda açıklanan nedenlerle, önceki rapor esas alınarak dava konusu … Köyü 102 ada 9 nolu parselin (A)=21 m2, (b)=1,62 m2’lik bölümlerinin orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, Yönetimin davasının tümüyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle; davacı Hazinenin tüm, müdahil Orman Yönetiminin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. bentte açıklanan nedenlerle katılan … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 01.07.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.