YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6278
KARAR NO : 2010/7319
KARAR TARİHİ : 28.05.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı Yerel Mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı … hükmün; Dairemizin 25/01/2010 gün ve 2009/17835-2010/509 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiş, süresi içinde davacı … … tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 140 ada 2 ve 145 ada 4 parsel sayılı sırasıyla 45092,38 m2 ve 204233,19 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, belgesizden ham toprak nitelği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı taşınmazların zilyetliğinde bulunduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, çekişmeli parsellerin tespit gibi ham toprak niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … … tarafından temyiz edilmekle dairece onanmıştır. Bu kez, davacı … … tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre, dava kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesine göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Yapılan incelemede davacıya dava dilekçesi ve duruşma günün tebliğ edilmemesi nedeniyle,davalının davadan haberdar olmadığı, davaya karşı cevap,savunma ve delillerini bildiremediği, mahkemece davalının yokluğunda yargılama yapılıp nihai karar verildiği gözlenmiştir.
H.Y.U.Y.nın 73. maddesi uyarınca mahkeme davalıyı kanuni şekillere uygun olarak duruşmaya davet edip, savunma hakkını kullanma olanağı vermedikçe, hükmünü veremez.
Mahkeme hakimi tarafından dava dilekçesi ve duruşma gününün taraflara Tebligat Kanunu hükümlerine göre resen tebliğ ettirilmesi ve tüm tarafların katılımlarının sağlanmak suretiyle taraf oluşturulduktan sonra yargılamanın sürdürülmesi zorunludur.
Bu nedenle, davacının tebligata elverişli adresinin saptanarak, saptanan adresine tebligat kanunu hükümlerine uygun olarak, dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ ettirilip, bu davada da yer alma olanağı verilmeden, savunma ve delillerini bildirmesine olanak tanınmadan, davacının savunma hakkı kısıtlanacak biçimde işin esasına girilerek, … biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı, ayrıca davanın 3402 Sayılı Yasanın 28/2. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, davanın reddine şeklinde karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Mahkemece anılan yönler gözetilmeksizin … biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Dairece hükmün onanması maddi yanılgı niteliğindedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacının karar düzeltme isteminin kabulüne, 25/01/2010 gün ve 2010/17835-509 sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA, hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 28/05/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.