Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/6360 E. 2010/9418 K. 01.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6360
KARAR NO : 2010/9418
KARAR TARİHİ : 01.07.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı … Yönetimi, 18.11.2008 günlü dilekçesiyle tapuda davalı adına kayıtlı olan … İlçesi, … Köyü, … mevkii 176 ada 448 sayılı parselin yörede 1976 yılında yapılıp kesinleşen orman tahditi içinde kalan devlet ormanı olduğu, tapu kaydının iptali ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 13 Numaralı Orman Kadastro Komisyonuna bağlı 2 nolu Ekip tarafından 1975 yılında yapılıp ekip çalışmaları 17.09.1976 tarihinde ilan edilmiş, bu çalışmalara itirazlar nedeniyle orman kadastrosunun kesinleşmediği yerlerde orman kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B uygulaması 17 Numaralı Orman Kadastro Komisyonu tarafından 1987 ila 1989 yıllarında yapılmış, sonuçları 13.04.1989 tarihinde ilan edilmiştir.
… Köyünde 1991 yılında yapılıp, 28.12.1992 ila 27.01.1993 tarihlerinde ilan edilerek kesinleşen kadastroda, çekişmeli 176 ada 448 parsel sayılı 6693,50 m2 yüzölçümündeki taşınmaz … adına tesbiti itirazsız kesinleşerek tapuya kayıt edilmiş, 24.02.2004 tarihinde taksim nedeniyle davalı … adına tapuya kayıt edilmiştir.
1) İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye ve kesinleşmiş orman kadastrosunun uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli parselin … bilirkişi krokisinde (B) ile gösterilen 699,50 m2 bölümün kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı belirlenerek, bu bölüme ilişkin davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, bu bölüme ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Orman Yönetiminin çekişmeli parselin bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 5994 m2 yüzölçmündeki bölümüne ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1976 yılında 6831 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve kesinleşen orman kadastrosunda dava konusu taşınmazın bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 5994 m2 bölümü orman sınırları içinde bırakılmış, 1989 yılında yapılan ve 13.10.1989 tarihinde kesinleşen aplikasyon işlemi sırasında da yine orman sınırları içinde gösterilmiş, 1991 yılında yapılan arazi kadastrosunda ise taşınmazın (A) bölümünün, daha önce yapılan orman kadastrosu sınırları içinde olduğu gözönünde bulundurulmadan, hatalı işlem sonucu ikinci kere kadastrosu yapılarak kişiler adlarına özel mülk olarak tesbit ve yolsuz olarak tescil edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, uzman orman ve … bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu dava konusu taşınmazın (A) bölümünün 1976 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, taşınmazın bu bölümü daha önce yapılan orman kadastrosunun sınırları içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hatalı işlem sonucu ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y’nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve T.M.Y.’nın 1026. (E.M.Y. 934 – İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihten itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y.931 – İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı, davalı dava konusu taşınmazı satın almışsa, taşınmazı kendisine devir eden kişi ya da kişilerden satış bedelini sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri alabileceği göz önünde bulundurularak kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın (B) ile gösterilen bölümüne ilişkin tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, … olduğu gibi hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : 1) Yukarıda birinci bendde açıklanan nedenlerle, davacı … Yönetiminin çekişmeli … Köyü 176 ada 448 sayılı parselin … bilirkişiler … ve … tarafından düzenlenen 16.06.2009 günlü krokide (A) ile gösterilen 699,50 m2 yüzölçümündeki bölüme ilişkin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) Yukarıda ikinci bendde açıklanan nedenlerle, davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile çekişmeli … Köyü 176 ada 448 sayılı parselin … bilirkişiler … ve … tarafından düzenlenen 16.06.2009 günlü krokide (A) ile gösterilen 5994 m2 yüzölçümündeki bölüme ilişkin hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran yönetime iadesine 01/07/2010 günü oybirliği ile karar verildi.