YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6592
KARAR NO : 2010/9423
KARAR TARİHİ : 01.07.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı gerçek kişi 27.10.2006 tarihli dilekçesiyle, … Beldesi … Mahallesi … üstü mevkii 257 ada 4 sayılı parselin tapuda Hazine adına kayıtlı olduğu, ancak bu parselin Hazine ile ilgisi olmadığı, 1970 yılından beri murisinin zilyetliğindeyken ölümü ile kendisine kaldığı, Hazine adına oluşan tapu kaydının iptali ve adına tapuya tescili iddiasıyla Asliye Hukuk Mahkemesine dava açmış, mahkemenin görevsizliğe ilişkin 25.12.2006 gün ve 2006/2583-4876 sayılı kararı ile “çekişmeli taşınmazın başında yapılacak keşifte çekişmeli parseli değeri bilirkişiler vasıtasıyla saptanmadan davacı vekilinin beyanına göre görevsizlik kararı verilemeyeceğine” değinilerek bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda taşınmazın yayla niteliğindeki devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunun belirlendiği gerekçesiyle davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya ve dosya kapsamına göre dava, kesinleşmiş 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazın, kazındırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tapu kaydını iptal ve tesciline ilişkindir.
… Beldesinde 1951 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosunun bulunduğu, 1990 yılında 80 nolu orman kadastro komisyonunun 3402 Sayılı Yasa gereğince yapılacak çalışmalara esas olmak üzere aplikasyon ve 2/B madde uygulamalarına başladığı ve Büyüktekir Mahallesinde 11.07.1997 – 11.08.1997 tarihinde ilan edilkiten sonra kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Yörede 1996 yılında yapılan ve 11.07.1007 ila 11.08.1997 tarihinde ilan edilen arazi kadastrosunda çekişmeil Büyüktekir Mahallesi 257 ada 4 parsel sayılı 245,79 m2 yüzlçümündeki taşınmaz kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken yine kesinleşmiş 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığının belirlendiğinden söz edilerek Hazine adına tesbiti kesinleşerek tapuya kayıt edilmiştir.
Mahkemece kesinleşmiş orman kadastrosunun uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi kurulu raporuyla çekişmeli parselin, 1951 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı halde, 1992 yılında 3402 Sayılı Yasanın 4. Maddesi hükümlerine göre 80 numaralı orman kadastro komisyonunca yapılan aplikasyonda orman sınırları içinde aplike edilip, 6831 Sayılı Yasanın 2/B gereği Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı belirlenmişse de, 1951 yılı orman kadastrosu ve 1990 yılında yapılan aplikasyon işlemleri sırasında kullanılan memleket haritası ve … fotoğrafları uygulanmamış, 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesi gereğince işlem yapılmamıştır.
Diğer taraftan; mahkemece, çekişmeli taşınmazın … Yaylası ismiyle maruf ve meşhur yayla olduğunun belirlendiği gerekçesiyle dava gerçek kişinin davasının reddine karar verilmişse de, çekişmeli parselin kesinleşen yargı kararları ile … yaylası olarak belirlenen yerde bulunup bulunmadığı, yayla olup olmadığı irdelenmemiştir.
Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde … “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde … esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda … mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan … fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan kesinleşmiş orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde haritaları ile tapulama paftası ölçekleri ile memleket haritası ölçekleri denkleştirilip birbiri üzerine aplike edilerek değişik açı ve uzaklıklarda olan, en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktası görülecek biçimde dava konusu taşınmazın ve komşu taşınmazların orman kadastrosu ve aplikasyon hattına göre konumu, orman kadastro haritasındaki sınır noktaları ile varsa aplikasyon haritasındaki sınır noktaları kadastro paftası ve renkli memleket haritası üzerinde üzerinde ayrı renkli kalemlerle çizilmek suretiyle kendilerinden müşterek imzalı krokili rapor alınıp dosyaya konulmalı, göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, önceki raporlar ile çelişki varsa bunun nedeni açıklattırılmalı,aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda … Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde … tutanakların düzenlenmesine esas alınan … fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülmelidir.
Yukarıda belirtilen usulde yapılacak uygulama sonucunda çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu saptandığında ise bu taşınmazın son kararda olduğu gibi mahkemece özel mülkiyete konu olabilecek yerlerden olmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi de doğru değildir. Zira Yargıtay HGK nun 31.1.2002 tarih 2000/8-1836-13 sayılı ilamında belirtildiği gibi (… Beldesi … Mahallesi ) mevkii herkesce bilinen maruf ve meşhur “Tekiryaylası”dır, eski tarihli memleket haritasında dahi “… Yaylası” olarak harita üzerinde … olup, yaygın yapılaşma ve yerleşme olgusundan, halkın serinlemek için yaz aylarında kullandığından, ancak kullanım şekli ile genel tanımı yapılan yayla tipine uymadığından söz edilerek bu yerin yayla olmadığı ileri sürülmekteyse de, öncesi yayla olan yerin sakinleri tarafından amacının dışında kullanılarak … evler yapmak sureti ile yapılaşma ve yerleşmeye sebebiyet vermeleri taşınmaz ile etrafının öncesinin kadim yayla olduğu gerçeğini ortadan kaldırmayacaktır. Öncesi kadim, maruf ve meşhur bir yayla iken sonradan yaygın bir yapılama haline getirilen ve çukurovaya nazaran daha serin olduğu için halk arasında da yayla olarak anılmaktadır şeklindeki düşünceler ile yaylanın özel mülkiyete konu hale getirilmesi doğru değildir. Aynı yerde Hazine tarafından aynı istekli bir çok taşınmaz hakkında dava açılmış ve yerel mahkemelerce verilen kararların temyiz incelemesinin bir kısmının Dairemiz, bir kısmının da 14. Hukuk Dairesince yapılmış, gerek Dairemiz ve gerekse 14. Hukuk Dairesi (örneğin 14. Hukuk Dairesinin 03.04.2008 tarih 2008/3420-4597 sayılı) kararlarında ” …. Eski bir belde veya köyün yerleşim merkezi ve ona yeterli olacak etrafındaki bağ ve bahçe yerleri ile tarım alanları hakkında ileri sürülen yayla iddiasının yöntemince kanıtlanmadığı sürece bu yerlerin yayla kabul edilemeyeceği ve bu bölümlerde varlığı tesbit edilen özel mülkiyet alanlarının korunacağı … eski bir köy olan … Köyü ilk yerleşim alanı ve etrafındaki bağ, bahçe ve tarım alanlarının … Gediğinden … Deresini takiben Otobana ulaşan hattın kuzeyini oluşturan ve içerisinde … Mahallesi, …, …, , … ve … gibi bölgeleri içine alan bölümlerin köyün eski yerleşkesi olarak kabul edildiği, yukarıda hattı belirtilen … Gediği ve … Deresinin güneyini teşkil eden bölgelerin ise sonradan yerleşime açılan ve kullanılmaya başlanan orman ve yayla yerleri olduğu” kabul edilmiştir. Yukarıda açıklanan yöntemlerle yapılacak araştırma sonunda taşınmazın devlet ormanı sınrıları içinde yada 6831 Sayılı Yasanın 2/B Maddesi gereğince Hazine adına orman sınrıları dışına çıkarılan yerlerden olmadığı ve … Yaylası içinde yer almadığı belirlendiği taktirde davanın kabulüne, aksinin belirlenmesi halinde ise … olduğu biçimde davanın reddine karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve incelemeyle hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı gerçek kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 01/07/2010 günü oybirliği ile karar verildi.