YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6920
KARAR NO : 2010/9925
KARAR TARİHİ : 12.07.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine vekili ve davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, davalı adına tapuda kayıtlı dava konusu … Köyü 172 ada 2 parsel sayılı 5468.45 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kesinleşen orman kadastro sınırları dışında ise de eylemli orman olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve dava konusu 172 ada 2 parsel sayılı taşınmazın (A) ile gösterilen 113.40 m2 ve (C) ile gösterilen 1635.10 m2 bölümlerine ilişkin tapu kaydının iptali ile bu bölümlerin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekili ile davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 22/09/1969 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 3302 Sayılı Yasaya göre 08.04.2008 tarihinde ilanı yapılıp dava tarihinde kesinleşen 2/B uygulaması vardır.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın resmi belgelere dayalı olarak yapılan incelemede kısmen orman sayılan yerlerden olması nedeniyle davanın kısmen kabulüne karar verilmişsede yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir.
Davacı Hazine çekişmeli taşınmaz kesinleşen orman kadastro sınırları dışında isede eylemli orman olduğu savı ile tapu kaydının iptali ve orman olarak hazine adına tescilini istemiştir.
Uzman orman bilirkişi, raporunda taşınmazın, 1969 yılında yapılan orman kadastrosunda tamamının orman kadastro sınırları dışında kaldığını ve 2/B madde uygulamasına tabi tutulmadığını, taşınmazın (A) ve (C) harfleri ile gösterilen bölümlerinin halen tohumlama yolu ile oluşan çam ağaçları ile kaplı olduğunu ve eylemli durumU nedeniyle orman sayılan yerlerden olduğunu, (B) ve (D) harfleri ile gösterilen bölümlerinin ise orman sayılmayan yerlerden olduğunu, taşınmaz üzerinde resmi belgelere göre yapılan incelemede ise; 1957 tarihli … fotoğrafı ve 1963 yılı baskılı memleket haritasında taşınmazın tamamının beyaz renkli açık alanda kaldığını, 1965 yılına ait amanajmanda planında OT rumuzu ile işaretlendiğini, 1983 ve 1995 yılına ait memleket haritalarında (A) ve (B) bölümlerinin yeşil alanda kaldığını, taşınmazın batısındaki ve kuzeyindeki ormana bitişik ormanın devamı niteliğinde olduğunu, (C) ve (D) bölümlerinin ise beyaz renkli açık alanda ve tarım alanı olarak görüldüğünü açıklamasına rağmen raporun sonuç kısmında, raporun eki olan haritalara uygun biçimde (A) ve (C) bölümlerinin orman sayılan, (B) ve (D) bölümlerinin ise orman sayılmayan yerlerden olduğunu bildirmiş olup, mahkemece rapordaki bu çelişki giderilmeden karar verilmiştir. Ayrıca davacının yargılama sırasında mahkemeye sunduğu ve delil olarak tutunduğu Haziran 1948 tarih ve 10 numaralı tapu kaydı ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ve krokisi varsa revizyon gördüğü tüm parsellerin tutanak örnekleri getirtilerek yerel bilirkişi yardımı ile ve … bilirkişi marifetiyle usulunce uygulanıp sınırları uygulamayı izlemeye olanak verecek biçimde … bilirkişi tarafından krokisinde işaretlenmemiş, bilirkişinin tapu kaydı bu yere uyar şeklindeki soyut anlatımıyla yetinilmiştir.
Bu nedenle; mahkemece, davacının yargılama sırasında delil olarak tutunduğu Haziran 1948 tarihli ve 10 numaralı tapu kaydı ilk olumundan itibaren tüm gittileri ve varsa revizyon gördüğü tüm parsellerin tutanak örnekleri ile komşu 172 ada 1, 3, 4 ve 5 parsellere ilişkin tutanak örnekleri ve revizyonları olan tapu ya da vergi kayıtları eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; orman kadastrosu kesinleşdiğine göre, … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli; yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; dayanak tapu kaydı yöntemince zemine uygulanıp kapsamı belirlenmeli; teknik bilirkişiye kaydın kapsamını belirten keşifi ve uygulamayı izlemeye olanak verecek biçimde kroki düzenlettirilmelidir.
Ayrıca, 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde … “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde … esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda … mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan … fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda …
Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde … tutanakların düzenlenmesine esas alınan … fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek; tüm deliller birlikte değerlendirip, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve bilirkişinin yetersiz raporuna dayanılarak … biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Hazine vekili ve davalı …’un temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 12/07/2010 günü oybirliği ile karar verildi.