Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/6983 E. 2010/10050 K. 13.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6983
KARAR NO : 2010/10050
KARAR TARİHİ : 13.07.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki TAPU İPTALİ VE TESCİL – EL ATMANIN ÖNLENMESİ davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 23/10/2009 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalılar … … ve arkadaşları vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 13/7/2010 günü için yapılan tebligat üzerine, duruşmalı temyiz eden davalı taraf gelmedi, karşı taraftan davacı … Yönetimi vekili Av. … geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … Yönetimi, … Köyü öncesinde 257 parsel sayılı olup, pafta yenileme çalışması ile 179 ada 4 parsel sayısı ile 3108.83 m2 yüzölçümünde ve zeytinlik niteliğinde davalılar adına tapuda kayıtlı taşınmazın yörede 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan ve 1944 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığını, daha sonra 1979 yılında yapılan aplikasyon ve 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulamaları sırasında orman sınırı dışında gösterildiğini, 1988 yılında yapılan 6831 Sayılı Yasanın 2/B uygulamaları sırasında da bu hatanın tekrarlandığını ileri sürerek, davalı adına olan tapu kaydının iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tescili, taşınmaza davalıların elatmasının önlenmesi ile üzerinde bina var ise yıkılması istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, … Köyü 179 ada 4 parsel sayılı taşınmazın 06/04/2009 tarihli bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen 1.456.66 m2 yüzölçümündeki bölümünün tapusunun iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tesciline, taşınmaz üzerinde herhangi bir muhtesat bulunmadığından, yıkım isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi vekili ile davalı gerçek kişiler vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu … Köyünde ve idari sınırları içinde bulunduğu … Köyünde dava tarihinden önce 1944 yılında ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra, yörede yapılan ilk orman kadastrosunun aplikasyonu ve 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması 11/05/1982, itirazlı yerlerde 17/06/1983 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiş, 6831 Sayılı Yasanın 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması da 12/05/1992 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve 3116 Sayılı Orman Yasasına göre yapılıp 1944 tarihinde kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uzman orman ve … bilirkişisi tarafından uygulanması sonucu, dava konusu 179 ada 4 parsel sayılı taşınmazın, 06/04/2009 tarihli bilirkişi raporunda (B) ile gösterilen 1.652.17 m2 yüzölçümündeki bölümünün orman sınırı dışında kaldığı, (A) ile gösterilen 1.456.66 m2 yüzölçümündeki bölümünün kesinleşen orman kadastrosunda DEVLET ORMANI sınırları içinde kaldığı, taşınmaz daha önce yapılan orman kadastrosunun sınırları içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve T.M.Y.nın 1026. (E.M.Y. 934 – İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y. 931 – İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı, tapu kaydının Medeni Yasanın 1025.(EMY.933) yolsuz tescil niteliğinde olduğu, davalıların tarım alanı olarak kullanılmayan ve eylemli orman olduğu anlaşılan dava konusu taşınmazı ve çevresini görmeden satın almış olmasının hayatın olağan akışına ve yaşam kurallarına uygun olmayacağından, davalıların iyi niyetli olarak da kabul edilemeyeceği, bu nedenlerle dava konusu taşınmazın tapu kaydı üzerine kesinleşen orman kadastro sınırı içinde kaldığı konusunda şerh konulmamış olmasının davalıların taşınmazı tapu kaydına güven ilkesine dayanarak ve iyi niyetle satın aldıklarının da düşünülemeyeceği, davalıların bu yeri satın alırken ödediği satış bedelini sebepsiz zenginleşme kurallarına göre taşınmazı kendilerine satan kişiden geri alabileceği gözönünde bulundurularak kaydın iptaline karar verilmesinde, ayrıca, davacı … Yönetiminin davasını açarken çekişmeli parselin hangi bölümü hakkında dava açtığı hakkında bu yerin miktarını ve çapını gösteren kroki sunmadığından yargılama gideri ve vekalet ücreti hakkındaki verilen kararda da bir isabetsizlik bulunmadığına göre, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 750.00.-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak, davacı … YÖNETİMİ tarafına verilmesine, aşağıda … onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 13/07/2010 günü oybirliğiyle karar verildi.