Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/7142 E. 2010/10992 K. 22.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7142
KARAR NO : 2010/10992
KARAR TARİHİ : 22.09.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … Köyü 114 ada 8 parsel sayılı 6.009,90 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsiz ve belgesizden orman niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …; tapu kaydına tutunarak çekişmeli taşınmazın bir bölümünün adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptal edilerek … bilirkişileri tarafından düzenlenen krokili raporda (B) ile işaretlenen 1.149,134 m2 yüzölçümlü bölümünün davacı …, (A) ile işaretlenen 4.860,77 m2 yüzölçümlü kesiminin tespit gibi orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Orman Yönetimi ve Hazine tarafından taşınmazın (B) ile işaretlenen bölümü yönünden temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 11.11.1940 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak kesinleşen orman kadastrosu vardır.
Mahkemece, davacının tutunduğu tapu kaydının temyize konu yeri ve dava dışı 114 ada 14 parseli kapsadığı gerekçesiyle … şekilde hüküm kurulmuş ise de, dayanak tapu kaydı sınırları itibariyle çekişmeli taşınmazı arada boşluk bırakmayacak şekilde dört yönden çevrelememekte taşınmazın kuzey yönünü açıkta bırakmaktadır. Bu durumda; dayanak tapu kaydının kapsamı 3402 Sayılı Yasanın 20/C maddesi uyarınca miktarı ile geçerli olarak belirlenmelidir. Tapu kaydının yüzölçümü 919 m2 olup miktarından fazlasıyla davacı … tespit edilip kesinleşen 3.239 m2 yüzölçümlü dava dışı 114 ada 14 parsel sayılı taşınmaza uymaktadır. Dolayısıyla çekişmeli taşınmazın temyize konu bölümü tapu kaydı kapsamı dışında kalmaktadır.
Bundan ayrı; hükme dayanak yapılan Orman Bilirkişi … … … tarafından düzenlenen raporda çekişmeli taşınmazın üzerinde yaşları 10-100 arasında değişen çam ağaçları bulunduğu, 1940 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdit haritası dışında kaldığı, orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanmıştır. Raporları hükme dayanak yapılmayan Orman Bilirkişi … … tarafından düzenlenen 18.04.2008 tarihli raporda; çekişmeli taşınmazın tamamı üzerinde 10-100 yaşlarında 0,7 – 0,8 kapalılıkta çam ağaçları bulunduğu, 1953 tarihli memleket haritasında açık alanda , 1951 ve 1990 çekim tarihli … fotoğraflarında ise çamlık olarak gözüktüğü, 1940 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdit haritası dışında kalmakta ise de, 6831 Sayılı Yasanın 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi uyarınca orman sayılan yerlerden olduğu, ziraat bilirkişi … … tarafından düzenlenen 09.04.2008 tarihli raporda; taşınmazın … yıllar işlenmemesi sebebiyle koruluğa dönüştüğü, Orman Bilirkişi … …
tarafından düzenlenen 25.08.2007 tarihli raporda ise; çekişmeli taşınmazın üzerinin 5-100 yaşları arasında değişen karaçam ağaçları ile kaplı olduğu, 1951 ve 1990 çekim tarihli … fotoğraflarında çamlık olarak, 1953 baskı tarihli memleket haritasında açık alanda gözüktüğü, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesinin G bendine göre orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanmıştır. Dosyada bulunan tüm raporlardan çekişmeli taşınmazın 1940 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdit haritası dışında kaldığı, ancak 1951 ve 1990 çekim tarihli … fotoğraflarında çamlık olarak gözüktüğü, üzerinin de eylemli biçimde çam ormanı ile kaplı olduğu, davacı tarafından kullanılmadığı, zilyetlik yoluyla kazanılamayacak yerlerden olduğu anlaşılmaktadır.
Kural olarak, bir yerin orman olup olmadığı, kesinleşmiş tahdit haritasının uygulanmasıyla çözümlenir. Ancak, bu sınırlandırmada 4785 Sayılı Yasa hükümlerinin nazara alınmış olması halinde sağlıklı çözüme ulaşılır. Zira, 3116 Sayılı Yasa sadece devlet ormanlarını belirlemiş olup; bu yasaya göre, 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 13.07.1945 tarihinden önce yapılan sınırlandırmalar sonucu oluşup kesinleşen tahdit haritaları, sınır dışında kalan taşınmazların orman niteliğini ve hukuki durumunu saptamakta yetersiz kalır. Bu şekildeki taşınmazların orman olup olmadığının 4785 ve 5658 Sayılı Yasalara göre çözümlenmesi gerekir. 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar hiçbir işleme lüzum olmaksızın devletleştirilmiştir. Devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir. Devletleştirilen ve iadeye tabi olmayan ormanlara ait tapu kayıtları hukuki değerlerini yitirirler. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosu 4785 Sayılı Yasanın yürürlük tarihinden önce 1940 yılında yapılıp kesinleştiğinden , kesinleşen tahdit haritası çekişmeli taşınmazın orman tahdit haritası dışında kalan bölümünün orman niteliğini ve hukuki durumunu saptamakta yetersiz kalmaktadır. Bu sebeple; taşınmazın niteliği, eski tarihli memleket haritası ve … fotoğraflarının uygulanması sonucu belirlenmelidir. Çekişmeli taşınmaz eski tarihli memleket haritasında açık alanda gözükmekte ise de, eski ve … tarihli … fotoğraflarında çamlık olarak gözükmekte olup taşınmazın eylemli durumu karşısında memleket haritasının hatalı boyandığı, çekişmeli yerin resmi belgelere göre orman sayılan yerlerden olduğu sonucuna varılmaktadır. Tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş olup, diğer fıkraları da 3.3.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasa ile yürürlükten kaldırıldığından bu yollarla ormandan yer kazanılamaz. Açıklanan nedenlerle, davacı tarafından açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile … şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalılar Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 22/09/2010 günü oybirliği ile karar verildi.