Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/7157 E. 2010/10777 K. 20.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7157
KARAR NO : 2010/10777
KARAR TARİHİ : 20.09.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman tahdidine ve 2/B uygulamasına itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Yörede 1954 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında … (…) Köyü 226 parsel sayılı 15125 m2 yüzölçümündeki taşınmaz Haziran 1926 tarih 112 nolu tapu kaydına dayanılarak Sadi Ünal ve müşterekleri adına tespit edilmiş olup, halen tapuda 1394697/7997920 hissesi davacı adına kayıtlıdır. Davacı, çekişmeli taşınmazın tapulu hissedarı olduğunu, taşınmaz hakkında Orman Yönetimi tarafından mahkemenin 2008/23 esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, taşınmazın 3116 Sayılı Yasa gereğince yapılan orman tahdidi sırasında orman sınırları dışında bırakıldığı ve ormanla ilgisi bulunmadığı halde yörede 19.08.2008 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu sırasında bir kısmının orman sınırları içine alındığını, bir kısmının da 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarıldığını bildirerek orman sınırlandırmasının ve 2/B madde uygulamasının iptali istemi ile dava açmıştır. Mahkemece davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava orman tahdidi ve 2/B uygulamasına itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde ilk orman kadastrosu 1949 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan orman tahdidi ile 2005 yılında yapılan ve 19.08.2008 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu yapılmış olan ormanlarda aplikasyon ve 2/B uygulaması ile henüz sınırlandırması yapılmamış ormanlarda orman kadastrosu vardır.
Davacı vekili tarafından çekişmeli taşınmazla ilgili olarak Orman Yönetimi aleyhine Kadastro Mahkemesinin 2008/23 esas sayılı dava dosyası ile dava açıldığı bildirildiği ve bu dosyanın 2008/23 esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesi talep edildiği halde mahkemece 24.09.2009 tarihli celsede birleştirme talebi gerekçe gösterilmeksizin red edilmiştir. Aynı parsel hakkında kadastro mahkemesinin 2008/23 esas sayılı dosyası ile dava açıldığı anlaşılmakta olup, Kadastro Mahkemesinin 2008/23 esas sayılı dava dosyası getirtilerek çekişmeli 226 parsele yönelik olarak açılan tüm davaların aralarında bulunan hukuki ve fiili irtibat nedeniyle H.Y.U.Y.’ nın 45. maddesine göre birleştirilmesi gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 20/09/2010 günü oybirliği ile karar verildi.