Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/7673 E. 2010/10772 K. 16.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7673
KARAR NO : 2010/10772
KARAR TARİHİ : 16.09.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 11.04.2002 tarih 2002/919-3452 sayılı bozma kararında özetle; “Mahkemece öncelikle en eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı, orman kadastrosu yapılmış ise orman kadastrosuna ilişkin işe başlama çalışma ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile çekişmeli yeri orman sınır noktaları ile birlikte gösterir orijinalinden fotokopi renklendirilmiş tahdit haritası, ve idare tarafından belirlenmiş kıyı kenar çizgisi var ise ilgili yönetimden haritası getirtilmeli, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç uzman orman yüksek mühendisi, bulunamadığı takdirde orman mühendisi, bir ziraat uzmanı, bir jeolog bilirkişi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, kesinleşmiş orman tahdidi söz konusu ise kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli, kesinleşmiş orman tahdidi söz konusu değil ise getirtilen memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğrafları çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tesbite esas alınan K. Sani 1930 tarih 153 sıra numaralı tapu kaydı yerel bilirkişi yardımı ile zemine uygulanmalı, kuzeyindeki lebiderya ve doğusundaki orman içinde kalan Dere sınırı itibariyle gayri sabit sınır içermesi nedeniyle 3402 Sayılı Yasanın 20/C. maddesi gereğince bu gibi kayıtların kapsamının yüzölçümüne değer verilerek belirleneceği dikkate alınarak, yüzölçümü ile kapsadığı alan, sabit şahıs sınırlarından uygulanmak suretiyle belirlenmeli, yerel bilirkişi sözleri komşu taşınmaz kayıtları ile denetlenmeli, tapu kaydının yüzölçümü ile kapsadığı alan orman değil ve 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğünden sonra yapılıp kesinleşmiş bir orman kadastrosu yok ise kayıt kapsamı dışındaki bölümünün sınırdaki ormandan açılmak suretiyle tarım alanına dönüştürüldüğü ve orman sayılan yerlerden olduğu kabul edilmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu mevcut ve çekişmeli taşınmazın orman sınırları dışında olduğu belirlenir ise tapu kaydının yüzölçümü ile kapsamı dışında kalan bölümler için davacı gerçek kişiler yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında ziraat uzmanı bilirkişiden rapor alınmalı, davacı tarafın zilyet tanıkları dinlenmeli, kıyı kenar çizgisi içinde kalıp kalmadığı jeolog bilirkişi yardımı ile saptanmalı, kamulaştırma haritası uygulanarak çekişmeli taşınmazların kamulaştırılan alanlardan olup olmadığı belirlenmeli,sayılı yasanın 14. maddesinde düzenlenen kısıtlamaların aşılıp aşılmadığı araştırılmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar
verilmelidir.” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne 330 m2 yüzölçümlü 65 ada 1 parsel tamamı 480 pay kabul edilerek miras payları oranında davacılar adına tespit gibi tapuya tesciline, 64 ada 23 parselin yüz ölçümünün 18204.46 m2 olarak tespitine ve bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 12491,59 m2’lik bölümün ifrazı ile orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, aynı raporda (B) harfi ile gösterilen 5712,90 m2’lik kısmın tamamı 480 pay kabul edilerek miras payları oranında davacılar adına tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine tarafından esasa, Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından da vekalet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
1- a) Davalı Hazinenin 64 ada 23 sayılı parselin (B) kısmına yönelik temyiz itirazları yönünden;
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün 64 ada 23 parselin (B) kısmı yönünden onanması gerekmiştir.
b) Davalı Hazinenin 65 ada 1 sayılı parsele yönelik temyiz itirazları yönünden;
Mahkemece davacıların dayanağı Kanun-i Sani 1930 tarih 1 nolu tapu kaydının 64 ada 23 parselle birlikte 65 ada 1 sayılı parsele de uyduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun düşmemektedir. Şöyle ki; çekişmeli 65 ada 1 nolu parsel dosyada mevcut 1953 tarihli memleket haritası, orman kadastro haritası ve amenajman planında kayalık, kumluk olarak gözükmektedir. Davacıların dayandığı tapu kaydı ise tarla niteliğinde olup dayanak tapu kaydının bu parsele uyduğu kabul edilemez. Bu nedenle; mahkemece çekişmeli 65 ada 1 sayılı parselin kıyı kenarı çizgisi içerisinde kaldığı gözetilerek tespit harici bırakılmasına karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2) Davalı Karayolları Genel Müdürlüğünün temyiz itirazlarına gelince;
Karayolları Genel Müdürlüğü davaya dahil edildiğine ve davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğine göre yararına vekalet ücreti takdiri gerekirken vekalet ücreti takdir edilmemiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ; 1) Yukarıda (1-a) bendde açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin 64 ada 23 parselin (B) kısmına yönelik itirazlarının reddi ile hükmün bu kısmının ONANMASINA,
2) (1-b). bendde açıklanan nedenlerle, Hazinenin 65 ada 1 parsele yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu bölüm yönünden BOZULMASINA,
3) 2. bendde açıklanan nedenlerle, dahili davalı Karayolları Genel Müdürlüğünün vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu bölümünün BOZULMASINA 16/09/2010 günü oybirliği ile karar verildi.