YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7871
KARAR NO : 2010/9535
KARAR TARİHİ : 05.07.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, Hisar Köyü 2030 parsel sayılı 17956. m2 yüzölçümündeki taşınmazın tapuda davalı adına kayıtlı olduğunu, yörede 1973 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığını belirterek davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin (B) ile gösterilen 11296,56 m2’lik bölümünün tapu kaydının iptaline, orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1973 yılında Ümmündağ ve Kaplankapanı serisi Devlet Ormanlarının kadastrosu yapılmış ve dava konusu taşınmazın (B) ile gösterilen 11296,56 m2’lik bölümü orman sınırları içinde (A) ile gösterilen 6659,44 m2’lik bölümü orman sınırları dışında bırakılmış, 2006 yılında yapılan ve 16.11.2007 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon işlemi sırasında da yine (B) ile gösterilen bölümü orman sınırları içinde gösterilmiş, 1988 yılında yapılan arazi kadastrosunda ise, taşınmazın (B) ile gösterilen bölümünün daha önce yapılan orman kadastrosu sınırları içinde olduğu gözönünde bulundurulmadan, hata sonucu ikinci kere kadastrosu yapılarak taşınmazın tamamı davalı adına özel mülk olarak tesbit ve yolsuz olarak tescil edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman ve … bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu dava konusu taşınmazın (B) ile gösterilen 11296,56 m2’lik bölümünün 1973 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, taşınmazın (B) ile gösterilen bölümü daha önce yapılan orman kadastrosunun sınırları içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı veT.M.Y.nın 1026 (E.M.Y.nın 934. İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanama olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihden itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023 (E.M.Y.931 – İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı belirlenerek kaydın (B) ile gösterilen 11296,56 m2’lik bölümünün iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı … Yönetimi ve davalı …‘nın temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 05/07/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.