Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/8041 E. 2010/11509 K. 30.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8041
KARAR NO : 2010/11509
KARAR TARİHİ : 30.09.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında, … Köyü 219 ada 11 parsel sayılı 4053,27 m² yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … niteliğiyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, dava konusu taşınmazda davalının zilyetliği bulunmadığı gibi, taşınmazın imar ve ihya edilmediği, doğal toprak yapısının çalılık ve meşelik olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine ve dava konusu parselin tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1968 yılında kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 3402 Sayılı Yasa uygulamalarına esas olmak üzere yapılıp dava tarihinde kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; yapılan incelemede, dosya içerisinde bulunan Nazilli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1970/279 Esas 1975/402 Karar sayılı dosyası ile davacı Orman Yönetimince davalı gerçek kişilere karşı orman tahdidine itiraz davası açıldığı ve yargılama sonucunda Doğu, Batı ve Kuzeyi … Köyüne ait araziler ile, Güneyi Devlet meşe ormanı ile çevrili 24 hektar yüzölçümündeki yerin 22 hektarlık kısmının arazi içerisinde 0,7 kapalılıkta saçlı meşe bulunması, geçerli bir mülkiyet belgesi bulunmaması ve arazinin % 20 eğimli toprak muhafaza karakteri taşıması nedeniyle bu yerin orman sayılmasına ve bu yer hakkındaki 13 numaralı Orman Tahdit Komisyonunun kararının iptaline, geri kalan 2 hektarlık yerin davalı gerçek kişiler adına iç parsel olarak tespitine karar verildiği, ilamın taraflara tebliğ edilerek, kesinleşmiş olduğu yapılan keşif sırasında harita mühendisi bilirkişi eliyle kesinleşen mahkeme kararındaki 24 hektarlık alanın yerine uygulattırılarak çekişmeli taşınmaz ile komşu parsellerin konumunu orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte harita üzerinde gösterir müşterek imzalı rapor alınmadığı anlaşılmaktadır. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 30/09/2010 günü oybirliği ile karar verildi.