YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8043
KARAR NO : 2010/10539
KARAR TARİHİ : 14.09.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 12/11/2009 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı … vekili ile davacılar … ve arkadaşları vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 14/09/2010 günü için yapılan tebligat üzerine,duruşmalı temyiz eden, davacı … vekili avukat … geldi, karşı taraftan, davalı … YÖNETİMİ vekili avukat … davalı HAZİNE vekili avukat… geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında dava konusu … KÖYÜ, 124 ada 265 parsel sayılı taşınmaz orman niteliğinde HAZİNE adına,124 ada 129 parsel sayılı taşınmaz kestanelik niteliğinde, kazandırıcı zaman aşımı ve zilyetlik sebebi ile davalılar … ve … … adlarına tespit edilmiştir
Davacı …, 124 ada 265 ve 124 ada 129 parsel sayılı taşınmazların bir bütün olarak kestane bahçesi niteliğinde olduğunu ve kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği yoluyla kazanma koşullarının yararına oluştuğunu ileri sürerek adına tescili istemiyle deva açmıştır. Davacı …, orman niteliğinde HAZİNE adına tespit edilen 124 ada 265 parsel sayılı taşınmaz içinde bulunan maliki olduğu kestane bahçesinin,davacılar … ve arkadaşları, 124 ada 265 parsel sayılı taşınmaz içinde bulunan babalarından kalan kestane bahçesinin, davacı … …, 124 ada 265 parsel sayılı taşınmaz içinde bulunan 24 dönüm kestane bahçesinin adlarına tescili istemiyle mahkemenin ayrı ayrı esas sayılı dosyalarında dava açmışlar, davalar aralarındaki bağlantı nedeniyle birleştirilmiştir.
Mahkemece, Davacılar …, … …, … ile … ve arkadaşları tarafından açılan davaların REDDİNE, … Köyü Döğer gediği mevkiinde bulunan 124 ada 265 parsel ve 124 ada, 129 parsel sayılı taşınmazların TESPİT GİBİ TESCİLİNE, karar verilmiş, hüküm davacılar … vekili ,… … vekili, … vekili ile … ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde,dava tarihinden önce 1967 tarihinde seri bazında yapılarak 12/06/1969 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu vardır.
3116 Sayılı Yasanın 5. ve 08.09.1956 tarihinde yürürlüğe giren 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi ve devamındaki hükümlere göre “Devlet ormanlarının ve bu ormanlarla içinde ve bitişiğindeki otlak, yaylak, kışlak sulak ve diğer ormanlar ve her nevi arazi ile sınırları tesbit olunarak sınırlamasının, orman tahdit komisyonlarınca yapılacağı” öngörülmüş ve 6831 Sayılı
Yasanın 10. maddenin ikinci fıkrasında “tahdit edilen Devlet Ormanlarının adı, ağaç çeşitleri ve komşu gayrimenkulun cinsi, sahiplerinin adı ve soyadının yazılacağı açıklanarak köy veya belde sınırları ile bağlı kalınmadan orman seri bazında kadastrosuna olanak tanıdığı halde 1744 Sayılı Yasanın 1. maddesiyle değiştirilen 6831 Sayılı Yasanın 8/3 maddesi “belde ve köy sınırları esas alınmak suretiyle bu sınırlar dahilinde kalan bütün ormanları kapsayacak şekilde orman kadastrosunun yapılacağı” kuralı getirilmiş ve bu yasaların uygulanmasına ilişkin yönetmeliklerde de uygulamanın nasıl yapılacağı ayrıntılarıyla açıklanmıştır.
Bu hükümlerin birlikte değerlendirilmesinde;Yürürlükten kaldırılan 3116 Sayılı Yasanın 5 ve devamı maddeleri ile 6831 Sayılı Yasanın değiştirilmeden önceki 7 ve devamı maddeleri gereğince ilçe ve köy idari sınırları ile bağlı kalınmaksızın seri usulüne göre devlet ormanlarının kadastrosu yapılması öngörüldüğü, 6831 Sayılı Yasanın kimi maddelerini değiştiren 1744 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 04.07.1973 tarihinden sonra belde ve köy idari sınırları esas alınmak suretiyle bu sınırlar içinde kalan tüm ormanları kapsayacak biçimde orman kadastrosunun yapılmasının zorunlu hale getirildiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Dosya içeriğinden, taşınmazın bulunduğu yerde, orman kadastrosunun dava tarihinden önce 1967 tarihinde seri bazında yapılarak 12/06/1969 tarihinde ilan edilerek kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, sınır dışında kalan taşınmazın orman olup olmadığı ve hukuki durumu kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanmasıyla çözümlenemez. Seri bazında yapılarak kesinleşen orman küdastro sınırı dışında kalan taşınmazların orman olup olmadığının 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar hiçbir işleme lüzum olmaksızın devletleştirilmiştir. Devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazların, uzman orman bilirkişi tarafından 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine gözetilerek eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman alanında yer aldığı, bu durumda, davacı kişiler yararına 3402 Sayılı Yasanın 17 ve 14. maddelerinde yazılı şartların oluşmadığı belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 750.00.-TL vekalet ücretinin davacı … vekili ile davacılar … ve arkadaşlarından alınarak davalı … YÖNETİMİ ve HAZİNEYE verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 14/09/2010 günü oybirliğiyle karar verildi.