YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8279
KARAR NO : 2010/9883
KARAR TARİHİ : 12.07.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi vekili ile davacılar … ve arkadaşları vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 101 ada 123 parsel sayılı 23037.66 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliği ile Ekim 1986 tarih 3 nolu tapu kaydı ile davalı ve davacı kişiler adlarına tesbit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazın orman olduğu iddiasıyla, diğer davacılar ise zeminde herkesin kullandığı yerin ayrı ayrı adlarına tescili iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, çekişmeli parselin tespitinin iptaline ve krokide (GB1)=3471 m2, (EB3)=339.76 m2, (AB2)=1666.47 m2, (A1)=192.58 m2, (A2)=237.08 m2’lik kısımların orman niteliği ile Hazine adına, (I)=9964.48 m2’lik kısmının … adına, (H)=4312.64 m2’lik kısmının …, (E)=1366.85 m2’lik kısmının … , (F)=311.51 m2 … ve … adına, (D)=85.83 m2 … adına, (A)=1227.97 m2 … adına, (C)=119.87 m2 … adına, (B)=171.08 m2 … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi vekili ile davacılar … ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
1) Davacı … Yönetiminin temyiz itirazları bakımından; İncelenen dosya kapsamına göre, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli … fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın, tamamının orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığından, davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Davacı … ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava konusu 101 ada 123 parsel sayılı taşınmaza Ekim 1986 tarih 3 nolu 28880 m2 yüzölçümlü tapu kaydı revizyon görmüştür. Sözü edilen tapu kaydının geldisi Haziran 1966 tarih 66 nolu tapu kaydı olup, … tevzi yoluyla oluşturulmuştur. Tapu kaydının doğu ve batı sınırı fundalık okuması nedeniyle değişebilir sınırlıdır. Dava konusu taşınmazın kuzey sınırında halen orman ve 2/B niteliği ile Hazine adına tespit edilen taşınmazlar bulunduğu ve 28880 m2 yüzölçümlü kaydın dava dışı 122 ve 139 sayılı parsellere de revizyon gördüğü, 139 sayılı parselin 2/B madde parseli olarak Hazine adına tespit ve tescil edildiği ve kesinleştiği, 122 sayılı parselin 290.81 m2 olduğu ve gerçek kişi adına kesinleştiği görülmektedir.
3402 Sayılı Yasanın 20/A maddesi “tapu kayıtları ile diğer belgelerin kapsadığı yerin tayinde; kayıt ve belgeler, harita, plan ve krokiye dayanmakta ve bunların yerine uygulanması mümkün bulunmakta ise, harita plan ve krokideki sınırlara itibar olunur.” hükmünü içermektedir.
Mahkemece yapılan uygulamada dava konusu parselin tamamının orman olmadığı ve tespitin dayanağı tapu kaydı krokisi kapsamında kaldığı, parselin yüzölçümünün revizyon tapu kaydının miktarından da az olduğu anlaşılmıştır. Revizyon tapu kaydının 13940/28880 payı … , 13940/28880 payı …, 1000/288880 … adına tapuda kayıtlıdır.
Tespit malileklerinden bir kısmı paylarının yanlış olduğunu ve haricen paylaşıldığını, paydaşların her birinin yerinin belli olduğunu bildirerek bu yerlerin ifrazen adlarına tescili için dava açmışlardır.
O halde, mahkemece yapılacak iş: yapılacak keşifte 3402 Sayılı Yasanın 13/B-b maddesi hükümlerine göre araştırma yapılarak pay satışlarının geçerli olduğu sonucuna varılırsa, parselin paydaşlar arasında fiili paylaşım durumunu belirleyerek … memuruna kroki çizdirmek ve bu kroki ilgili Belediye ya da İmar Müdürlüğüne gönderilerek bu şekilde ifrazı mümkün ise her paydaşın kullandığı bölümü ayrı bir parsel olarak o kişi adına tescil etmek, ifraz mümkün değil ise, belirlenerek payları oranında paydaşlar adına müşterek (paylı) mülkiyet durumuna göre tescil ederek 3402 Sayılı Yasanın 19/2. maddesi gereğince taşınmaz üzerindeki muhdesatın cinsi, ihdas tarihi ve kime ait olduğunu kütüğün beyanlar hanesinde göstermekten ibarettir.
SONUÇ: 1-Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2-Yukarıda ikinci bentte açıklanan nedenlerle davacılar … ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, davacı gerçek kişilerin yatırdıkları peşin temyiz harcının istek halinde iadesine 12/07/2010 günü oybirliği ile karar verildi.