Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/836 E. 2010/1726 K. 16.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/836
KARAR NO : 2010/1726
KARAR TARİHİ : 16.02.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen vesayet davası sırasında davalı taraf vekili 04.12.2009 günlü dilekçesiyle reddi hakim yoluna başvurmuştur.
Bu konuda verilen kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiş olmakla, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi gereği düşünüldü:

K A R A R
Reddi hakim talebinde bulunan davalı … vekili 04.12.2009 günlü dilekçesi ile Kadıköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 25.09.2007 günlü kararı ile müvekkiline yasal danışman atandığını, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinde 01.05.2008 tarihinde onanarak kesinleştiğini, kararın kesinleşmesinden sonra bu dosya üzerinden müvekkilinin banka hesaplarına, kira gelirlerine tedbir konularak vesayet altına alınmış kişi muamelesi yapıldığını, karşı taraftan taleplerinin derhal yerine getirildiğini, kendi talepleri ile ilgili karar verilmediğini belirterek Hakim … ‘nun dosyadan çekilmesini talep etmiştir.
Hakim … ret sebeplerinin yerinde olmadığını bildirmiştir.
Konuyu inceleyen merci, hakimin davadan çekilmesi talebinin dayanaksız olduğu gerekçesiyle talebin reddine karar …, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde H.Y.U.Y.’nın 34/son maddesi gereğince hakimi çekinmeye davetin hakimin reddi hükmünde olduğu, ileri sürülen hususlar yasal danışman atanmasının kesinleşitiği 17.11.2008 tarihinden sonra dava vekilinin 16.12.2008 tarihli dilekçesi üzerine aynı gün dosya üzerinde verilen ara kararı ile başlayıp 14.01.2009 tarihinde duruşma açılması ile devam eden sürece ilişkindir. Bundan sonra, 17.02.2009, 24.03.2009, 26.03.2009, 05.05.2009 ve 15.09.2009 günlü duruşmalara başka hakimlerin çıktığı, reddi hakim talebinde belirtilen hususların da bu sürelerde yapılan işlemlere ilişkin olduğu, H.Y.U.Y.’nın 34/1. maddesi gereğince “hakimin reddi sebebini bilen tarafın ret isteğini en geç ilk oturumda bildirmesi” gerektiği, somut olayda hakimin reddi talebinin süresinde yapılmadığı gibi, ileri sürülen hususlar H.Y.U.Y.’nın 29. maddesinde tanımı yapılan sebeplerden de olmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 16.02.2010 günü oybirliği ile karar verildi.