YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/902
KARAR NO : 2010/1769
KARAR TARİHİ : 16.02.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki TAPU İPTALİ VE TESCİL davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 23/01/2007 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 26/05/2009 günü için yapılan tebligat üzerine, duruşmalı temyiz eden davalı … ile karşı taraftan HAZİNE VEKİLİ AV…. geldiler başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …; …’ı hasım göstererek … Köyü 2265 parsel sayılı 12100 m2 yüzölçümündeki taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan yer olduğun ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmış, yargılama sırasında …’ın öldüğü nedeniyle mirasçıları … ve arkadaşlarına husumet yönelterek açtığı dava bağlantı nedeniyle birleştirilmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne, çekişmeli 2265 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi …’in 28/06/2005 tarihli krokisinde (A) ile gösterilen 7990,65 m2 yüzölçümündeki bölümünün tapu kaydının iptali ile 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı şerhi ile zeytinlik niteliğinde HAZİNE adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … vekili ile davalı … vekili ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davaya konu taşınmazın ½’şer pay ile … ile … adına tapuda kayıtlıdır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1965 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosu ile 1985 tarihinde yapılarak kesinleşen 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uygulaması bulunmaktadır.
Dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalıp nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman rejimi dışına çıkartılan taşınmazın tapu kaydının iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1965 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosunda, dava konusu taşınmazın bilirkişi …’in 28/06/2005 tarihli krokisinde (A) ile gösterilen 7990,65m2 yüzölçümündeki bölümüorman sınırları içinde bırakılmış,1985 yılında yapılarak kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman rejimi dışına çıkartılmış, 1974 yılında yapılan arazi kadastrosunda ise
-2-
2010/902 – 1769
taşınmazın, bilirkişi …’in 28/6/2005 tarihli krokisinde (A) ile gösterilen 7990,65 m2 yüzölçümündeki bölümüdaha önce yapılan orman kadastrosu sınırları içinde olduğu gözönünde bulundurulmadan, hata ile ikinci kere kadastrosu yapılarak kişiler adlarına özel mülk olarak tesbit ve yolsuz olarak tescil edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman ve fen bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu dava konusu taşınmazın bilirkişi …’in 28/06/2005 tarihli krokisinde (A) ile gösterilen 7990,65 m2 yüzölçümündeki bölümünün kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, 31.12.2981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini yitirmesi nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılma işleminin de kesinleştiği taşınmaz daha önce yapılan orman kadastro sınırları içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve T.M.Y.nın 1026 (E.M.Y.nın 934. İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihden itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023 (E.M.Y.931 İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı, belirlenerek kaydın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacının ve davalıların temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 625.00.- YTL. vekalet ücretinin temyiz eden davalı …’dan alınarak davacı …’ye verilmesine, 625.00.- YTL. vekalet ücretinin temyiz eden HAZİNE’den alınarak davalılara verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden gerçek kişilere ayrı ayrı yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 16/02/2010 günü oybirliğiyle karar verildi.