Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/903 E. 2010/1567 K. 10.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/903
KARAR NO : 2010/1567
KARAR TARİHİ : 10.02.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi hüküm davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Davacı … oğlu …, 6831 Sayılı Yasanın Geçici 3. maddesine göre 28.01.1957 tarihli dilekçesiyle, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak sınırlarını tarif ettiği … Köyü … mevkiindeki taşınmazının 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre orman kadastrosu sınırları içinde bırakılmasına itiraz etmiş, mahkemece Tarım Bakanlığından alınan 06.03.1957 gün ve 7513 sayılı yazıda orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirilen … Köyü … mevkii D: Yol ve Çam ormanı, B: Çam ormanı, K: Hazine tarlası ve G: Çam ormanı ile sınırlı 10 dönüm yüzölçümündeki taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılmasına karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 6831 Sayılı Yasanın Geçci 3. maddesi hükmünde öngörülen süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. Öncelikle, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapıldığı anlaşılan orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneğinin dosyaya getirtilmesi ve davanın yasal süresi içinde açılıp açılmadığının denetlenmesi gereklidir.
Hukuk Genel Kurulunun 20.03.1996 gün ve 1995/20-1086-174 sayılı karında kabul edildiği gibi, hak arama özgürlüğünün sınırsız olarak kabulü kamu düzenini aksi yönde etkileyeceği, hak düşürücü süre ile mülkiyet hakkı değil, hak arama özgürlüğü belli bir süre ile sınırlandırıldığı, bu sürelerin doğrudan doğruya kamu düzenini ilgilendirmeleri nedeniyle davanın hangi aşamasında olursa olsun dava engellerinden olması nedeni ile mahkemelerce kendiliğinden ilk önce incelenmesi gerektiği, bir davadan hak düşürücü süre varsa davanın dinlenemeyeceği gözetilmelidir.
Bundan ayrı; yörede genel arazi kadastrosu yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa taşınmaz hakkında tutanak düzenlenip düzenlenmediği de araştırılarak tutanak düzenlenmişse temyize konu davanın halen derdest olduğu nazara alınarak tutanağın kesinleşmediği ve bu durumda davaya bakmanın kadastro mahkemesinin görevinde olduğu da gözetilmelidir. Görev kamu düzeni ile ilgili olup yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi zorunludur.
6831 Sayılı Orman Yasasında değişiklik yapan 1744 Sayılı Yasanın 04/07/1973 tarihinde yürürlüğe girmesinden sonra, bu yasanın 9. maddesi hükmü gereğince bir yerin orman sayılan yerlerden olup olmadığı hususu yerinde uzman bilirkişiler eşliğinde yapılacak araştırmaya göre belirlenir. Temyize konu dava bu kanunun yürürlük tarihinde halen derdest bulunduğundan Orman Genel Müdürlüğünden görüş sorularak uyuşmazlığın çözülmesi mümkün değildir.
2010/903-1567
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 Sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli; yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak … biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 10.02.2010 günü oybirliği ile karar verildi.