Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/9111 E. 2010/11829 K. 05.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9111
KARAR NO : 2010/11829
KARAR TARİHİ : 05.10.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki TAPU İPTALİ VE TESCİL davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 23/03/2010 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 21/09/2010 günü için yapılan tebligat üzerine, duruşmalı temyiz eden davalı … vekili Avukat … ile karşı taraftan davacı … vekili Avukat… geldiler, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … vekili, … Beldesi, … Mahallesi, 145 ada 50 ve 34 sayılı parsellerin orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla davalı adına kayıtlı tapunun iptalini ve orman niteliğiyle Hazine adına tescili istemiyle açtığı davaya Orman yönetimi katılmıştır.
Mahkemece, 30/06/2006 gün ve 2005/455-331 sayılı karar ile, mahkemece davanın kısmen kabulüne, 145 ada 50 parselin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, 145 ada 34 parsele ilişkin davanın reddine karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi, Hazine ve davalı gerçek kişi tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 19/09/2007 gün ve 2007/10138-10650 sayılı bozma kararı ile, (Mahkemece hükme esas alınan Orman Bilirkişi … … tarafından hazırlanan raporda çekişmeli taşınmazların eğiminin % 25-30 civarında olduğu, üzerinde 30-35 yaşlarında fındık plantasyonları bulunduğu, çevredeki tarım arazileri ile bütünlük arzettiği, 1955 yılında bütünlemesi yapılan 1959 baskı tarihli memleket haritasında kısmen yeşil alanda kalmakta ise de, her yeşil rengin ormanı ifade etmediği, haritanın lejantı incelendiğinde fidanlık rumuzlu alanda kaldığı, 1954 tarihli hava fotoğraflarında ise ziraat arazisi olduğu açıklanmak ve hava fotoğraflarına değer verilmek suretiyle orman sayılmayan yer olduğunun bildirilmesi üzerine dairede aynı gün temyiz incelemesi yapılan ve tamamı 145 adada yer alan taşınmazlar hakkındaki bir kısım davaların reddine bir kısım davaların ise kısmen kabulüne karar verilmişse de, tüm dosyalara ortak yazılan uzman bilirkişi raporu, taşınmazların orman olup olmadığını belirlemekte yeterli ve kanaat verici olmaktan uzaktır. Şöyle ki; gerek mahkemece hükme esas alınan raporlara, gerekse dairenin geri çevirme kararları üzerine hazırlanan ek raporlara ekli memleket haritalarında semboller görünmemekte yeşil rengin bir kısım taşınmazlarda fındık fidanlarını simgelediği açıklanmaktaysa da çekişmeli taşınmazlardaki fındık ağaçlarının en fazla 30-35 yaşlarında
olması, incelendiği bildirilen memleket haritasının ise 1955 tarihli olması karşısında bilirkişi yorumunun doğruluğu hakkında tereddüt oluşmaktadır. Bunun yanı sıra birbirine komşu olan ve memleket haritasında hava fotoğraflarında aynı konumda görünen iki parselden biri hakkında fidanlık rumuzu taşıdığı belirtilmek suretiyle orman sayılmayan yer; diğeri hakkında yapraklı ağaç rumuzu taşıdığı gerekçesiyle orman sayılan yer şeklinde görüş belirtilmiştir. Örneğin Dairenin 2006-15495 mahkemenin 2005/457 sayılı dosyasında davaya konu 145 ada 43 ve 46 parsellere orman sayılmayan yer denilmiş olmasına rağmen dairede aynı gün temyiz incelemesi yapılan 2007/10143 (mahkemenin 2005/453 sayılı) dosyada davaya konu edilen aynı ada 45 ve 49 parseller için, yine dairenin 2007/10138 mahkemenin 2005/455 sayılı dosyasında davaya konu edilen aynı ada 50 parsel için orman sayılan yer şeklinde değerlendirme yapılmıştır. Dosyaya getirtilen 145 adanın tamamını bir arada gösteren 1/5000 ölçekli memleket haritasında sözü edilen taşınmazların hiçbirinin rumuzu belli olmadığı gibi renk, konum, eğim çizgileri bakımından aralarında bir fark bulunmamaktadır.
O halde, sağlıklı sonuca varılabilmesi için; mahkemece hükme esas alınan 1959 tarihli hava fotoğrafından hemen sonra düzenlenen hava fotoğrafı ve memleket haritası ile varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek iki orman yüksek mühendisi bir ziraat uzmanı ve bir fen elemanı aracılığıyla gerekirse 145 adada davaya konu tüm parseller hakkında bir kılavuz dosya seçilmek suretiyle yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, ayrı ayrı tarihlerde düzenlenmiş hava fotoğrafı ve memleket haritaları çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; bu hava fotoğrafı ve memleket haritalarında çekişmeli taşınmazın konumunda farklılık olup olmadığı açıklığa kavuşturulmalı; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) iki değişik tarihli memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; taşınmazın hali hazır eylemli durumu hakim tarafından keşif gözlemi olarak tutanağa geçilmeli, taşınmazı dört yönden gösteren fotoğraflar alınarak dosyaya eklenmeli ve varsa 1954 yılından daha öncesine ve sonrasına ait hava fotoğrafları da incelettirilerek karşılaştırmalı rapor hazırlattırılması) gereğine değinilmiştir
Mahkemece bozmaya uyularak davanın KABULÜNE, Kösebucağı Beldesi, … Mahallesi, … evkiinde bulunan 145 ada 50 ve 34 parsel sayılı taşınmazların davalı adına olan tapu kayıtlarının İPTALİ ile, taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına TESCİLİNE karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. madde hükmüne göre yapılmıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna, uzmanlığına başvurulan bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada, çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğunun saptandığına, Kadastro Mahkemesinin 1999/52-2000/13 sayılı dava dosyasında tapu kayıt miktar fazlasının irdelenmediği ve davacı … de eldeki bu davada çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu iddia ettiğinden dolayı, dava sebebi ve hukuki sebeplerin aynı olmadığı için, bu davada kesin hüküm oluşturmayacağına, dayanılan tapu kaydının 5 dönüm yüzölçümünde olup, miktarı ve hudutları itibarıyla, öncesinde de orman sayılan yerlerden olduğu saptanan taşınmazlara uyduğunun kabul edilemeyeceğine, tapu kayıt miktar fazlasının sınırdaki ormandan kazanılmaya çalışıldığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 750.00.- TL vekalet ücretinin temyiz eden davalı’dan alınarak davacı Hazineye verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 05/10/2010 günü oybirliği ile karar verildi.