Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/9206 E. 2010/10174 K. 15.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9206
KARAR NO : 2010/10174
KARAR TARİHİ : 15.07.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sırasında davalılardan … Mühendislik Hiz.A.Ş. taraf vekili 14.05.2010 günlü dilekçesiyle reddi hakim yoluna başvurmuştur.
Bu konuda verilen kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar tarafından istenilmiş olmakla, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi gereği düşünüldü:

K A R A R

Bakırköy Asliye 10. Hukuk Mahkemesinin 2010/161 esas sayılı dosyasının yargılaması sırasında davalı … Mühendislik Hizmetleri Ltd.Şti. Vekili, 14.05.2010 tarihli dilekçesi ile reddi hakim talebinde bulunmuş, bu talebi Bakırköy Asliye 6. Hukuk Mahkemesince incelenerek 2010/18. D.İş-2010/17 sayılı kararı ile reddedilmiştir. Reddi hakim talebinde bulunan şirket vekili kararı temyiz etmemiş ve bu karar kesinleşmiştir.
Bakırköy Asiye 10. Hukuk Mahkemesinin 2010/161 esas sayılı dosyasında duruşma Hakimi Serhan Gürsoy, davalı … Mühendislik Hizmetleri Ltd.Şti.’nin kendisi ve Hakim Velit … hakkında Yargıtay 4. Hukuk Dairesinde tazminat davası açtığını, dolayısıyla H.Y.U.Y.’nın 29/5. maddesindeki şartların oluştuğunu belirterek davadan çekişmiş ve bu çekilme kararını inceleyen yine Bakırköy Asliye 6. Hukuk Mahkemesinin 2010/18 D.İş-2010/17 sayılı kararı ile kabul etmiş ve çekilme talebini yerinde görmüştür. Bakırköy Asliye 10. Hukuk Mahkemesinin 2010/161 esas sayılı dosyasında yargılama davam ederken yani dava açıldıktan sonra hakim hakkında davalı taraf tazminat davası açmıştır. Yargılama devam ederken taraflardan birinin mahkeme hakimi hakkında şikayette bulunması veya aleyhine dava açmış olması H.Y.U.Y.’nın 29/5. maddesinde belirtilen “davalı olmak” anlamında yorumlanamaz. Böyle bir kabül, yargılama yapan tüm hakimlerin kötü niyetli taraflarca reddedilmesini kolaylaştıracağı gibi, bu hakkı kötüye kullanmak isteyenlerin davaraşılarını da korumak anlamına gelir. Hiç bir hukuk kuralı kötü niyetliyi korumaz.
Duruşma hakiminin davadan çekinmesinde ileri sürdüğü gerekçe dikkate alındığında, hakimin çekinmesinin H.Y.U.Y.’nın 28. maddesi anlamında çekinme değil, aynı Yasanın 29. maddesindeki hakimin kendi kendini reddetmesi şeklinde algılanması gerekir. Çünkü; hakimin çekinme kararı verebilmesi, ancak H.Y.U.Y.’nın 28. maddesindeki hallerden birinin varlığı halinde mümkündür. Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerden, H.Y.U.Y.’nın 28. maddesindeki anlamda ve hakimin çekinmesini gerektirecek bir bulguya rastlanmadığı gibi, hakimin kendisini reddetmesine ilişkin kararını yerinde bulan mercii kararında da hukukça korunabilecek bir neden veya delile dayanmadığı görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı tarafın temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya aykırı bulunan mercii kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine 15.07.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.